UBP’de Makyajla Yol Alınmaz

Ulusal Birlik Partisi’nde kurultay tartışmaları giderek derinleşirken, partinin iç dengelerini koruma çabaları yeni bir krize dönüştü. Son günlerde kulislerde konuşulanlara göre, UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, parti içindeki huzursuzluğu yatıştırmak ve dengeleri yeniden kurmak amacıyla bazı önemli isimlere bakanlık tekliflerinde bulundu. Ancak görünen o ki, bu hamle ters tepti.
Edinilen bilgilere göre Üstel; Hasan Taçoy’a İçişleri Bakanlığı, Faiz Sucuoğlu’na Sağlık Bakanlığı, Kutlu Evren’e ise Maliye Bakanlığı görevlerini önerdi. Ne var ki, bu üç isim de teklifi geri çevirdi.
Gerekçeleri net: “Kurultay kararı alınmadan bu hükümette yer almak doğru değildir.”
Bu tavır, sadece kişisel bir duruş değil; parti içindeki memnuniyetsizliğin ve Üstel liderliğine duyulan güvensizliğin de açık bir göstergesi. UBP kulislerinde konuşulan yorumlar da bu yönde: Üstel’in kabine değişikliği üzerinden parti içi barışı sağlamaya dönük planı, beklenenin aksine bir başarısızlık tablosu yarattı.
Makyajla Siyaset Olmaz
Gerçekçi olalım: Ünal Üstel’in bu aşamadan sonra “makyaj tazelemek” suretiyle yola devam etmesi mümkün görünmüyor. Çünkü artık sorun sadece birkaç bakanlığın kimde olacağı meselesi değil. Sorun, partinin topluma güven verememesi, halkın giderek büyüyen memnuniyetsizliği ve UBP’nin kendi içinde bile ortak bir gelecek vizyonu oluşturamaması.
Üstel’in attığı adımlar kısa vadeli taktikler gibi duruyor; oysa ihtiyaç duyulan şey stratejik bir yeniden yapılanma. Halk, iç hesaplaşmalarla vakit kaybeden değil, ülkenin ekonomik, sosyal ve yönetsel sorunlarına çözüm üretebilen bir yönetim görmek istiyor.
Çözüm: Geçici Bir Normalleşme
Peki çıkış yolu ne?
Bu saatten sonra UBP’nin kendi içinde bir uzlaşma üretmesi zor. Ne kadar makyaj yapılırsa yapılsın, halkı ikna etmek artık mümkün değil. Dolayısıyla en makul ve ülke yararına çözüm, dışarıdan bir teknokrat hükümeti kurmak; bu hükümetin bütçe sürecini tamamlamasının ardından erken seçime gidilmesidir.
Bu model, hem mevcut siyasi tıkanıklığı aşmak hem de halkın yeniden söz sahibi olmasını sağlamak açısından en sağlıklı yoldur. Zira UBP’nin içinde bulunduğu kriz, sadece bir parti meselesi değil; ülkenin yönetim istikrarını da doğrudan etkileyen bir meseledir.
Sonuç: Sandığın Temizleyici Gücü
UBP içindeki bu tablo, artık seçmenin iradesine başvurulmadan düzeltilebilecek bir denge sorunu olmaktan çıktı.
Ünal Üstel ve ekibi, ne kadar zaman kazanmaya çalışırsa çalışsın, halkın gözünde bu çabalar “siyasi makyaj” olarak görülmeye devam edecektir.
Gerçek çözüm, sandığın temizleyici gücüne yeniden başvurmaktır.
