Derviş Doğan

Yine bir New York hikayesi…

New York’ta, BM Genel Sekreteri ve üç garantör ülkenin katılımıyla düzenlenecek toplantı, eskiden olsa belli bir heyecan yaratırdı.. Ve fakat bugün Kıbrıs’ın her iki tarafında da ciddi bir ilgi alaka uyandırmıyor  maalesef! Özellikle de Kıbrıs’ın kuzey yarısından yapılan açıklamalar, bu toplantıdan bir beklenti olmadığını ortaya açık bir biçimde ortaya koyuyor..

Elbette bir şekilde diplomasi işlemeye  devam ediyor ve edecek  lakin söz konusu toplantı resmi müzakerelerin başlaması için ortak zemin bulunmadığı gerçeğini maalesef değiştirmeyecek.

Hoş,  BM’nin özel temsilcisi Sayın  Holguin Cuellar’ın görevlendirilmesi de liderlerin bu duruşunu değiştirmedi. Buna rağmen, diplomasi ve diyaloğun devamı  açısından gelinen aşama  olumlu bir gelişmedir .Ve fakat  Tatar ve Hristodulidis arasındaki iletişim noksanlığı nedeniyle mümkünatı olası adımlar dahi  atılamıyor ve bununla birlikte haliyle basit girişimler de sekteye uğruyor ..

New York’tan belki bir ya da iki geçiş kapısı açılması konusunda bir mutabakat ortaya çıkması olası bir beklentidir.Burada tabiatıyla tartışma konusu dahi yapılamayacak konulardan bir tanesi de kuşku yok ki Kıbrıs Türk halkı adanın eşit ortağı olduğu realitesi ve siyasi eşitliğin vazgeçilmez bir temel hak olduğu gerçeğidir.

Dolayısıyla  Sayın Hristodulidis gerçekten çözüm istiyorsa, bunu net ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya koymalı, siyasi eşitliği ön koşulsuz kabul etmelidir. Sayın Tatar’a gelince yansıtmadığı çoğunluk bir irade adına karar yetkisinin kendisinde olmadığının bilinci içinde olmakta büyük fayda vardır.

Lakin yine de her şeye rağmen diyalog yolunun açık olduğunu karşı tarafa iletmesi ve ilişki kurmanın şartlara ya da koşullara bağımlı hale getirmesi algısını ortadan kaldırması gerekiyor

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu