Ali Adalıer: “Polis örgütüne müdahale ve baskı mümkün değil”

Polis Genel Müdürü Ali Adalıer, KIBRIS gazetesinden Hasan Hastürer’in sorularına kapsamlı yanıtlar verip, güven duygusuna vurgu yaptı.
Polis Genel Müdürü Ali Adalıer, KIBRIS Gazetesinden Hasan Hastürer’in sorularını yanıtlarken, “Güvenlik politikalarımızın öncelikli hedefi suç fiili gerçekleşmeden, girişimi önlemektir” vurgusundan sonra, “ Bu konuda önemli mesafe alırken, makul süre içinde polis teşkilatımızın daha da başarılı olacağına yürekten inanıyorum. Bu süreçte suçluların gecikmeden yakalanması ve faili meçhul suç kalmaması da polis teşkilatımızın ciddi bir başarısıdır”, dedi…
Soru ve yanıtlar
HASTÜRER: Son yıllarda KKTC’de suç türleri nasıl bir seyir izliyor? Artan ve azalan başlıklar neler?
ADALIER: 2024–2025 yılları karşılaştırıldığında KKTC’de genel suç sayısında belirgin bir düşüş yaşanmıştır. 2024 yılında toplam 6.646 suç hakkında soruşturma yapılarak dosya oluşturulurken, 2025 yılında bu sayı 5.475’e gerilemiş, böylece toplam suçlarda %17,62 oranında azalma gerçekleşmiştir. Cürümler özelinde bakıldığında da %11’lik bir düşüş söz konusudur. Bu durum, yürütülen güvenlik politikalarının genel olarak etkili olduğunu göstermektedir. Güvenlik politikalarımızın öncelikli hedefi suç fiili gerçekleşmeden, girişimi önlemektir. Bu konuda önemli mesafe alırken, makul süre içinde polis teşkilatımızın daha da başarılı olacağına yürekten inanıyorum. Bu süreçte suçluların gecikmeden yakalanması ve faili meçhul suç kalmaması da polis teşkilatımızın ciddi bir başarısıdır.

HASTÜRER: Trafik kazaları neden hâlâ yüksek? Caydırıcılık yeterli mi?
ADALIER: 2024 yılında ülkemizde 28,358 yeni araç kaydı yapılırken 2025 yılında bu sayı artış göstermiş ve 29.035’e yükselmiştir. Şuan itibariyle ülkemizde 451,197 kayıtlı araç bulunmaktadır.
Araç sayılarındaki bu artışa rağmen trafik kazaları yıllar itibarıyla azalma eğilimi göstermektedir. 2023 yılında 4.025 olan kaza sayısı, 2024’te 3.890’a, 2025’te ise 3.757’ye düşmüştür.
Aynı şekilde ölümlü trafik kazaları ve can kayıplarında da ciddi bir azalma yaşanmıştır. 2024 yılında 48 ölümlü kazada 51 kişi hayatını kaybederken, bu sayı 2025 yılında 39 ölümlü kazada 42 kişinin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanmıştır. 2025 yılının ilk iki ayı ile 2026 yılının ilk iki ayı karşılaştırmasında ise 2025 yılında10 Ölümlü Kazada 11 kişi hayatın kaybederken, 2026 yılında bu sayı 2 ölümlü kaza ve 2 can kaybına kadar gerilemiştir.
Yeni araç sayısının her yıl artmasına rağmen kaza ve can kayıplarının azalması; yoğun devriye uygulamaları, hedefli denetimler, Cezalarda Yaşanan Artış, Gönüllü Trafik Denetçileri uygulaması ve bilinçlendirme faaliyetlerinin caydırıcı ve etkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle mevcut tedbirlerin sürdürülmesi ve teknolojik denetimlerin artırılması önem arz etmektedir.
Polis Örgütü, trafikte sıfır can kaybı vizyonu ortaya koymuştur. Bu doğrultuda ilgili kişiler ve paydaşların dahil edilmesi amacıyla önümüzdeki günlerde adımlar atılacaktır.
HASTÜRER: Polis–Savcılık–Yargı ilişkilerinde verim yeterli mi?
ADALIER: Polis teşkilatı, yürüttüğü soruşturmalar sonucunda hazırladığı dosyaları İlçe Hukuk Daireleri aracılığıyla mahkemelere iletmekte, savcılık ve yargı organlarıyla uyum içinde çalışmaktadır. Mahkemeler tarafından çıkarılan mazbata, tanık ve sanık celpnameleri polis tarafından eksiksiz şekilde yerine getirilmektedir.
Sistem genel olarak işlevsel olmakla birlikte, artan dosya sayısı ve karmaşık suç yapıları nedeniyle dijitalleşme ve personel kapasitesinin güçlendirilmesi, sürecin daha hızlı ve verimli işlemesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
HASTÜRER: Siyasi baskı iddiaları karşısında polis teşkilatı yeterince dirençli mi?
ADALIER: Polis teşkilatı görevini hiyerarşik bir yapı içerisinde, yasal mevzuata uygun, kurumsal disiplin, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde büyük bir titizlikle Anayasa ve Yasalara uyarak yerine getirmektedir. Kendi görevi alanı içerisindeki hiyerarşik yapı dışında Polis Örgütü içerisinden veya dışarıdan herhangi birinin soruşturmaları yönlendirmesi veya müdahale etmesi veya baskı uygulaması mümkün değildir.
HASTÜRER: Polis teşkilatında personel sayısı ve donanım yeterli mi?
ADALIER: 2024 yılında 40.237, 2025 yılında ise 37.824 şikâyetin kayıt altına alınmış olması, polis teşkilatının yüksek bir iş yükü altında görev yaptığını göstermektedir. Özellikle trafik, uyuşturucu, göç ve siber suçlar alanlarında yoğunluk dikkat çekmektedir. Bununla birlikte Deniz ve Havalimanları ile Kara Sınır kapılarında yaşanan yoğunluk günden güne artmakta ve hizmet anlayışımız bu bölümlere yönelmektedir. Bununla birlikte birçok kamu kurum ve kuruluşu ile özel güvenlik alanına giren hizmetler ilgili kurumlarda yeterli personel olmaması nedeniyle polisler mensupları tarafından yerine getirilmeye çalışılmaktadır. Bu durum polisin en önemli görevlerinden biri olan devriye ve suç önleme hizmetlerini önemli önemli ölçüde zorlamakta ve suç olduktan sonra suça müdahale eden bir yapıya bürünmesine neden olmaktadır. Bu çerçevede, 2005 yılındaki ihtiyaçlara göre düzenlenen 3000 kadro sayısından %76’lık oranla çalışan mevcut 2308 personelin özverili çalışmasına rağmen özellikle aktif birimler için ilave personel istihdamı ve teknik donanımın güçlendirilmesi, hizmet kalitesinin sürdürülebilirliği açısından gerekli görülmektedir. Yaptığımız tüm çalışmalar ülke geneli yeterli bir polisiye hizmetin sağlanabilmesi için polis kadro sayısının 3000’den 4500’e çıkarılmasını kaçınılmaz olduğunu sayısal verilerle ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra Polis Teşkilatının değişen ve gelişen şartlar ve suç çeşitleri ayrıca teknolojiye uygun cihazlarla donatılması amacıyla yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.
HASTÜRER: Terfi ve görevlendirmelerde liyakat nasıl güvence altına alınıyor?
ADALIER: Terfi ve görevlendirmelerde kıdem, görev yeri, sicil ve hizmet süresi esas alınmakta, eğitilmiş ve kendini geliştirmiş personele büyük önem verilmektedir. Tüm süreçler mevzuat kuralları çerçevesinde yürütülmektedir. Ancak liyakat algısının güçlendirilmesi için objektif puanlama, performans değerlendirme ve şeffaf kriterlerin daha belirgin hâle getirilmesi konusunda da çalışmalarımız devam etmektedir.
HASTÜRER: Kadın polis oranı ve kadına yönelik şiddetle mücadelede uzmanlaşma ne düzeyde?
ADALIER: Polis Genel Müdürlüğü bünyesinde toplam 298 kadın polis görev yapmaktadır. Bu sayı mevcut personele oranla %11 olmaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadelede başarı, mağdurun kendini güvende hissetmesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu doğrultuda görev yapan personel, düzenli olarak özel eğitim programlarından geçirilmektedir. Şikâyet sayılarındaki artışı, ülke genelinde salt şiddetin arttığı şeklinde değerlendirmek yanlış olabilir. Maalesef şiddet her zaman var olan bir sorundur. Başvuru sayılarındaki yükseliş; şiddet mağdurlarının polise, yargı sistemine ve ülke politikalarına duyduğu güvenin arttığını da göstermektedir. Nitekim 2023 yılında 931 olan şikâyet sayısı, 2024 yılında 1.024’e, 2025 yılında ise 1.028’e yükselmiş olup en fazla başvuru Lefkoşa bölgesinden alınmıştır. Bu veriler, hem başvuru mekanizmalarına erişimin arttığını hem de polis teşkilatı içinde uzmanlaşmış bir yapının oluştuğunu göstermektedir. Bununla birlikte bu konu ile ilgili ülkedeki yargı sistemine ve ülke politikalarına güveni göstermektedir. Ancak halen daha eksikliler ve alınması gereken tedbirler bulunmaktadır.
HASTÜRER: Polis hakkında yapılan şikâyetler oluyor mu? Oluyorsa ne yapılıyor?
ADALIER: Yapılan şikayetlerle ilgili derhal soruşturma başlatılmaktadır. Yapılan soruşturmalar içeriğine göre idari işlemlerin gerekli olduğu durumlarda Polis Yasası ve Disiplin İşlemleri Tüzüğü kapsamında, adli işlemlerin gerekli olduğu durumlarda ise yargı süreçleri kapsamında yürütülmektedir. Yapılan tüm idari ve adli işlemler titizlikle yerine getiriİmekte ve neticesi şikayette bulunan kişilere yazılı olarak bildirilmektedir.
HASTÜRER: Toplumun polise olan güvenini artırmak için ne tür projeler yürütülüyor?
ADALIER: Özellikle 2025 yılı itibariyle Toplum Destekli Polislik anlayışı çerçevesinde görevlerimizi şekillendirmeye başladık. Bu uygulama, mevcut kurumsal polislik yapısının ve klasik suçla mücadele anlayışının dışında kalan yeni çağdaş uygulamalardan oluşan projelerdir. Bu anlamda; ülke genelinde halk arasından özenle seçtiğimiz ve eğitim vererek yetiştirdiğimiz Gönüllü Trafik Denetçileri Projesi, okul çevrelerinde güvenliği artırak, öğretmen ve öğrencilerimizi daha güvenli ortamda eğitimle buluşturmak bununla birlikte aile, öğrenci ve okul çalışanlarını bilinçlendirmek amacıyla yürüttüğümüz Güvenli Okul Projesi, ülkemizi ziyaret eden turistlerin ve bu sektörde faaliyet gösteren esnaf ve çalışanların ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve ülke turizmine katkı sağlamak amacıyla yürüttüğümüz Turizm Polisi Projesi, hayata geçirilmiş ve faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu projeler, polisin toplumla olan bağını güçlendirmeyi ve güven duygusunu artırmayı hedeflemektedir. Önümüzdeki süreçte bu uygulamaları güçlendirerek kurumsal yapımızın içerisine dahil etmek ve yeni uygulamaları da kazandırarak vatandaşlarımızı da bu projelerin içerisine dahil etmek amacıyla çalışmalarımız devam edecektir.
HASTÜRER: Gençlerle ve okullarla önleyici güvenlik çalışmaları var mı?
ADALIER: Evet. Güvenli Okul Projesi bu anlamda başlattığımız bir projedir. Öğrencilere, velilere ve okul çalışanlarına yönelik, siber güvenlik, siber zorbalık, bağımlılıkla mücadele, trafik güvenliği ve yangınlarla mücadele alanlarında önleyici bilinçlendirme eğitimleri düzenlenmektedir. Bu çalışmalar, suç oluşmadan önce riskleri azaltmayı ve gençlerde farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda dijital güvenli okul platformu oluşturularak tüm okul müdürlerine bu platforma telefonları ile bağlanabilmeleri için kullanıcı adı ve şifreler verilmiştir.
HASTÜRER: Göç, kaçak işçilik ve yabancı uyruklular polisi meşgul ediyor mu?
ADALIER: Yasa dışı göç ve ikamet izinsiz kişilerle ilgili denetimler polis teşkilatının önemli çalışma alanlarından biridir. 2024 yılında 989, 2025 yılında ise 1.169 kişi ikamet izinsiz olarak tespit edilmiştir. Kaçak giriş yapan kişi sayısının 2024’te 437 iken 2025’te 240’a düşmesi, denetimlerin etkili olduğunu göstermektedir.
HASTÜRER: Kurum içi tespitlerde önümüzdeki 5 yıl için polis teşkilatının öncelikleri neler?
ADALIER: Önümüzdeki dönemde Polis Genel Müdürlüğünün esas önceliği; personel sayısını artırarak, personelin özlük haklarını güçlendirmek, yeni hizmet birimlerini hayata geçirmek ve teknik teçhizat ile araç kapasitesini güçlendirmektir. Bu düzenlemelerin sağlanması ile birlikte, polisin görünürlüğünü artırarak özellikle trafik ve yol güvenliği, organize ve siber suçlarla mücadeledeki anlayışımızı geliştireceğiz. Bu alanlarda yapılacak yatırımlar, kamu güvenliğinin sürdürülebilirliğini güçlendirecektir.
HASTÜRER: Dijital suçlar ve siber güvenlik için uzman birimler yeterli mi?
ADALIER: Bu suçlarla mücadelede uzman birimimiz bulunmaktadır. Ancak bu tür suçlar organize ve nitelikli suçlar arasında yer almaktadır. Bunlarla etkin mücadele edebilmemiz için 2015 yılından beridir geçmesi konusunda girişim yaptığımız 8 yasal mevzuatın bir an önce yasallaşması gerekmektedir. Bu tür suçlar hızla artmakta ve değişkenlik göstermektedir. Bu suçlarla mücadele edebilmek için öncelikle yasal mevzuata sonrasında ise teknolojik altyapı ve yeterli uzman personele ihtiyaç duyulmaktadır.
HASTÜRER: Polis Yasası’nda reform ihtiyacı görüyor musunuz?
ADALIER: Elbette görüyoruz. En büyük önceliğimiz gerekli olan yasal reformun bir an önce hayata geçirilmesidir. Bu reform çalışmaları ile daha önce de bahsettiğim gibi personel sayısının 4500’e çıkartılarak özlük haklarının güçlendirilmesi ve gerekli olan yeni müdürlüklerin, hizmet birimlerinin ve merkezlerin açılması planlanmaktadır.
HASTÜRER: “Daha demokratik ve dinamik bir polis” için ilk üç somut adım ne olur?
ADALIER: Yeterli ve donanımlı mesleki tatmine ulaşmış personel, toplumla sürekli iletişim ve iş birliği, daha şeffaf daha hesap verebilir bir yönetim ve mutlu personel.
HASTÜRER: KKTC’de güvenlik algısı ile gerçeklik arasında fark var mı?
ADALIER: Veriler suç ve trafik kazalarında düşüş olduğunu gösterirken, kamuoyundaki algı zaman zaman bu gerçeği tersine çevirmektedir. Bu farkın giderilmesi, şeffaf ve düzenli bilgilendirme ve en az bu kadar önemli ön yargısız değerlendirme ile mümkün olacaktır.
HASTÜRER: KKTC Polis Genel Müdürlüğü’nün dış ilişkileri ne düzeydedir?
ADALIER: Öncelikle Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı ile gerek operasyonel, gerek eğitim gerekse diğer ilişkiler anlamında çok yakın bişbirliği içerisinde görev yapmaktayız. Bununla birlikte Birleşmiş Milletler Barış Gücü kontrollündeki ara bölgede GKRY ile suç ve suçlularla ilgili irtibat ofisimiz bulunmaktadır. Ayrıca meydana gelen yurtdışı bağlantılı suçlarla ilgili Avrupa ülkeleri ve İngiltere yetkilileri ile gerekli olan konularda görüşmeler yapmaktayız.
HASTÜRER: 2026 Toplumsal Güvenliğimiz açısından nasıl bir yıl olacak?
ADALIER: Mevcut eğilimlerin devam etmesi ve önleyici politikaların sürdürülmesi hâlinde, 2026 yılı daha güvenli, daha kontrollü ve daha bilinçli bir toplumsal güvenlik ortamı sunacaktır.
Toplumsal güven için güvenilir polis teşkilatı dünyanın her yerinde çok önemlidir. KKTC’de Polis Teşkilatımız, dünya ölçeklerinde güvenilirdir. Halkımız polis teşkilatımıza güvenini sürdürsün. Teşkilatımız için halkımızın gösterdiği güven, en önemli motivasyon nedenlerimizden biridir.
HASTÜRER: Güvenlik sizin açınızdan ne anlam ifade etmektedir?
ADALIER: Güvenlik algısı hiçbir dönemde günümüzde olduğu kadar önem kazanmamıştır. Gerek uluslararası gelişmeler, gerekse eğitim, iletişim, kişisel ile ekonomik anlamdaki ilerleme ve beklentiler, güvenlik kaygısını ve otoriteden bu alandaki tedbirlerle ilgili beklentileri artırmıştır. Maslow’un 1940’lı yıllarda ortaya koyduğu İhtiyaçlar Hiyerarşisi teorisinde insanoğlunun en altta yer alan nefes alma, yemek yeme, su, uyku, barınma gibi temel fizyolojik ihtiyaçların ardından ikinci sırada güvenlik ihtiyacının tespiti günümüzde teoriden öte hepimizin kabul ettiği bir gerçek olmuştur. Gerek kendimizin ve çocuklarımızın güvenliğine verdiğimiz önem, gerekse ülkemizde temel sektörler olan turizm, eğitim, inşaat gibi sektörlerde tercih edilmemizin en başta gelen etkenin güvenli bir ülke olarak değerlendirilmesi konusundaki algı bu kavramı daha da önemli kılmaktadır. Ortaya koyduğumuz Toplum Destekli Polislik vizyonu, vatandaşların sadece polisin icraatlarının desteklemesi veya yapılan eleştiriler doğrultusunda olumlu düzenlemeler yapılmasına katkı sağlanması sınırlı değildir. Vatandaşların, kurum ve kuruluşların, Sivil Toplum Örgütlerinin polisle işbirliği içerisinde projeler geliştirmeyi ve birlikte çalışılması, hatta bunun da ötesinde güvenliğin sadece polisin görevi olduğu düşüncesinden öteye götürülerek tüm paydaşların güvenli ülke algısının devam ettirilmesine katkı sağlamak amacıyla sorumluluk üstlenmesidir.




