Hasan Hastürer

Allah’ım ne olur, sabrımı eksiltme…

Beni uzaktan, yakından fark etmez, tanıyanlar, sabrımı takdir ederler… Biraz daha yakından tanıyanlar sabrıma hayran olduklarını söyler…

Her defasında, ALLAH’IM NE OLUR, SABRIMI EKSİLTME, deyip, gülümserim.

Doğruya doğru her dönemde birileri, sabrımızı test eder.

Aslında, hadsizliğin bu kadar yaygın olduğu bir toplumsal yapıda, her ortamda sabırları test eden, birileri mutlaka vardır.

Bizde, devlet, özel sektör fark etmez, liyakata değer verilmeyen her yerde huzur Kaf dağının ötesindedir.

Hayatın her alanında üretim vardır. Kamuda, ağırlıkla hizmet üretimi olur.

Liyakat, kamuda da yalakacılık anlamında sadakat paspasının altındadır.

Biraz ağır olacak ama, iş beceremeyenler, köpeklere saygısızlık olacak ama ‘KÖPEKLİK’ yaparak konumunu hem korur, hem de güçlendirir.

Bir bakanın, bir müsteşarın, bir müdürün en yakınında vasıfsız birileri, özel yetkiler kullanıyorsa, orada yüzde bin yamuk yumuk iş vardır.

Bu satırları yazarken aklımdan yirmiye yakın isim ve örnek geçti. Zaman tünelinde olabildiğince geriye giderek, adım adım, anımsayarak gelsem, daha pek çok isim anımsayabilirim.

***

Hadsizlik aslında terbiyesizliğin eş yumurta ikizi gibidir.

Gerçekten bilgi sahibi olup olmamalar, gerçekten akıllı olup olmamaları onlar için zerre kadar önemli değildir.

Bilgileri olmadan, seyyar manav gibi, her türlü iletişim platformunda bilgiçlik satarlar, akıl satarlar.

Hele bir de deniz aşırı gelmişliği varsa, kimse tutamaz.

Hasbelkader, gün içinde on kişi ‘AMMA YAZDIN HAAA!!!’ derse, artık hiç tutulmazlar.

Dahası konuyu bir de HAİNLİK EDEBİYATIYLA SÜSLERSE, her gün ceket giyip, madalya takmalarını bekler.

***

Kimseden çekmedi bu Kıbrıs Türkünün, ‘GÖREVLİ HAİN PAZARLAMACILARINDAN ÇEKTİĞİ KADAR.’

Bunların doğruyu, gerçeği, bilgiyi aktarma gibi bir görev anlayışı yoktur.

Ne kadar acıdır, uzun yıllar Kıbrıs Türkü’ne yaşatılanlar nedeniyle YALANI DEĞİL, DOĞRUYU SÖYLEMEK CESARET İSTER… Yalanı yazıp, söyleme cesaret gerektirmez.

Hiçbir gerçek payı olmadan yıllarca AB’nin bir dönem Ankara Temsilciliğini yapan Karen Fog’la ilişkilendirilerek üç yıla yakın saldırıda hedef alınanlardan biri hatta en önde olanı oldum.

Volkan gazetesi yazar, rahmetli Rauf Denktaş da, o yayınları doğru belgeler gibi pazarlar, konuşurdu.

Sonunda, şahsen yargıya başvurdum.

Siyasi bir konu, gelsinler mahkeme huzurunda yazdıklarını savunsunlar, anlatsınlar istedim. Mahkemeye geldiler, yayınlarda HASSAN yazdıklarını benim ismimin ise tek S ile Hasan olduğunu söyleyip yan çizdiler. Çünkü söyleyecek hiçbir doğruları yoktu.

Allah iyiliğini versin, Aydın Akkurt daha sonra dürüstlük gösterip, öz olarak, ‘VERİLEN TALİMAT SENİ İTİBARSIZLAŞTIRIP, YAZIP SÖYLEDİKLERİNİN DİKKATE ALINMAMASINI SAĞLAMAKTI’ demişti.

***

2004’te Annan Planı’na bir kuruş çıkar elde etmeksizin evet dedim. EVET’i savundum.

Hala daha birileri çıkıp, EVET dediğim için çıkar elde ettiğimi özellikle sosyal medyada yazar. Bildiklerini açıklarsa sokağa çıkamayacağımı ifade eder. Ben de gel ekrana çıkarayım, söyle, deyince, süt dökmüş kedi gibi susulur tabii. Çünkü söyleyecekleri bir tek doğru yoktur. Eğer varsa bu vesileyle bir kez daha çağrı yapayım.

***

   Bunları neden yazıyorum?

Sayılı günler tez geçer. Ekim ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi yaşayacağız. Adaylar resmen kesinleşmese, propaganda resmen başlamasa da, seçim için adaylar sokağa indi.

Herkesin gönlünde bir aslan yatabilir. Ne olur, kendi desteklediği adaya yarar sağlayacak diye öteki aday veya adaylara saldıranlara hiç itibar etmeyin. Aslında rakip gördüğü adayla uğraşan kendi desteklediği adaya saygısızlık yapar.

Birey olarak, bir gazetecinin ya da bir yayın organının bir adaydan yana tavır koymasını, benimsemesem de anlayabilirim. Dikkatinizi çekerim anlarım, dedim, ama saygı duyarım demedim.

Cumhurbaşkanlığı seçimi de geride kalacak. Yine insanlar, bu küçük ülkemizde karşılaşacak. Karşılaşıldığı zaman insanın bir diğerinin yüzüne bakamaması, ne kadar ağır bir ayıp yüküdür.

Ne olur, seçimin ertesi gününün olduğunu da düşünerek hareket edelim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu