Hasan Hastürer

Aptallık sınırlı, ahlaksızlık ise sınırsızdır…

Lefkoşa Sarayönü’nde, mahkeme balkonunda meydana bakıyorum dün. Fatih Gazioğlu davasında oturuma mahkeme heyeti 15 dakika ara vermişti. Balkonda konuşuyoruz. Adaletimiz açısından çok önemli bir dava örneğine, medyanın ilgisizliğine eleştiri yapılıyordu haklı olarak. Şener Levent, Aziz Nesin’in “Türk milletinin %60’ı aptaldır” sözünü anımsatıp, buraları için de geçerli olduğunu söyledi.

Ben aptallıktan daha tehlikeli olanın ahlaksızlık olduğunu, aptallığın kişisel kapasite, ahlaksızlığın ise tercih olduğunu seslendirdim.

****

Aptallık, bir kapasite meselesidir. Sınırları vardır. Doğuştan gelir, eğitimle törpülenir ama tamamen yok olmaz.

Ahlaksızlık ise bilinçli bir tercihtir. Asıl tehlike tam burada başlar.

Aptal insan hata yapar. Çoğu zaman farkında bile değildir. Yanlış yapar ama kötülük niyeti taşımaz. Zarar verir ama çoğu zaman istemeden…

O yüzden aptallık bazen tolere edilebilir. Hatta bazı durumlarda düzeltilebilir.

***

Ahlaksızlık, başka bir ligdir. Orada niyet vardır. Hesap vardır. Bilerek ve isteyerek yapılan bir tercihin soğukluğu vardır.

Aptal bir insan sizi hayal kırıklığına uğratabilir.

Ama ahlaksız bir insan sizi bilinçli olarak yaralar.

Bu yüzden ikisini karıştırmak, en büyük hatalardan biridir.

***

Toplum olarak sık yaptığımız bir yanlış var.

Ahlaksızlığı, aptallık perdesinin arkasına saklıyoruz.

“Bilmiyordu…”

“Farkında değildi…”

“Yanlış yaptı…”

Hayır. Bazen insanlar, ne yaptığını da, sonucunu da çok iyi bilir.

Vazgeçer ya da Kıbrıslı deyişiyle cayar mı?

Hayır, devam eder..

Çünkü, işine gelir.

Çünkü, çıkar sağlar.

Çünkü, karakteri oraya kadar gider.

İşte bu noktada mesele zeka değil, ahlaktır.

Siyasette, medyada, iş hayatında… Bu ayrımı yapamayan toplumlar bedel öder.

Yanlış yapanı mazur görür, doğruyu savunanı yalnız bırakır.

 

***

Ahlaksızlık, tercih edildiği sürece değişmez.

Bir insan doğruyu öğrenmesi yetmez. Doğruyu seçmektir önemli olan.

Kimse kimseyi ahlaklı olmaya zorlayamaz. Bu, insanın kendi iç mahkemesidir.

***

Köşe yazarı için de bu ayrım hayati önemdedir.

Yanlış analiz yapabilirsin. Eksik bilgiyle yazabilirsin.Bu, insanidir.

Ama bilerek çarpıtıyorsan…

Gerçeği eğip büküyorsan…

Birilerine yaranmak için kalem oynatıyorsan…

Bu artık aptallık değil.

Bu, doğrudan ahlaksızlıktır ve en ağırıdır.

***

Sonuç mu?

Aptallık sınırlıdır.

Ahlaksızlık ise sınırsızdır.

Çünkü biri kapasitenin duvarına çarpar.

Diğeri vicdanın yokluğunda büyür.

Unutmayalım, bir toplumun çöküşünü hızlandıran aptallar değil,

ahlaksızların normalleşmesidir.

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu