“Bir ülkenin kaderi sınıfta yazılır”

UBP Grine Milletvekili, eğitimci Hasan Küçük’le eğitim ağırlıkla bir sohbet yaptık. Karşımda haddini bilen, uzmanlığını bilen bir milletvekili bulduğum için mutlu oldum.
Hasan Küçük, “Eğitim; sadece bireyi değil, bir milletin geleceğini şekillendirir.
Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinden dijital çağa uzanan yolculuğunda, kalkınmanın anahtarı güçlü ve sürdürülebilir bir eğitim politikasıdır. Bir ülkenin kaderi sınıfta yazılır. Eğitimle yükselen bir toplum, KKTC’nin stratejik yol haritasıdır.” dedi.
İşte o sohbet…

H.HASTÜRER: Ülkenin geleceğini görmek istorsak nereye bakmalıyız?
KÜÇÜK: Eğer bir ülkenin geleceğini görmek istiyorsanız, bütçesine değil; sınıflarına bakın. Çünkü eğitim; ekonomik kalkınmanın, toplumsal huzurun ve devlet gücünün temelidir. Bugün alınan eğitim kararları, yarının güçlü devletini ya inşa eder ya da zayıflatır. Bu nedenle eğitim, bir tercih değil; stratejik bir zorunluluktur. Bir toplumun gerçek gücü, sahip olduğu doğal kaynaklardan ya da kısa vadeli ekonomik başarılarından değil; yetiştirdiği insan kaynağından gelir. Eğitim, yalnızca bireyin değil, toplumun kaderini belirleyen en temel unsurdur. Bugün dünyada söz sahibi olan ülkelerin ortak özelliği; güçlü, planlı ve sürdürülebilir bir eğitim sistemine sahip olmalarıdır. Çünkü eğitim; bilgi üretir, bilinç oluşturur, vizyon kazandırır ve kalkınmanın anahtarıdır.
H.HASTÜRER: Eğitimcisiniz. Kıbrıs Türk halkının eğitime bakışını nasıl değerlendirirsin?
KÜÇÜK: Kıbrıs Türk halkı tarih boyunca eğitimi bir lüks değil, bir varoluş mücadelesinin parçası olarak görmüştür. Zor şartlar altında dahi öğretmen yetiştirmiş, okullar açmış ve gençlerini geleceğe hazırlamıştır. Bu bilinç, toplumumuzun en güçlü miraslarından biridir. Eğitim sayesinde kimliğimizi koruduk, ayakta kaldık ve bugünlere geldik. Dolayısıyla eğitim, bizim için sadece bir sistem değil; aynı zamanda bir direniş ruhudur.

H.HASTÜRER: Ekonomik kalkınma ve eğitim…
KÜÇÜK: Ekonomik kalkınma ile eğitim arasında doğrudan bir bağ vardır. Nitelikli insan gücü olmadan sürdürülebilir bir ekonomi kurmak mümkün değildir. Turizm, yükseköğretim ve hizmet sektörü gibi alanlarda rekabet edebilmemiz için donanımlı bireylere ihtiyacımız vardır. Eğitimli iş gücü; verimliliği artırır, yenilikçiliği teşvik eder ve ülkenin küresel rekabet gücünü yükseltir.
HASTUER: Eğitim politikası neden hayati?
H.KÜÇÜK: Eğitim politikası, bir ülkenin geleceğini belirleyen en kritik stratejik belgedir. Kısa vadeli, günü kurtaran yaklaşımlar yerine; uzun vadeli, bilimsel ve sürdürülebilir bir eğitim politikası oluşturmak zorundayız. Bu politika:
- Ezberci değil, sorgulayan bireyler yetiştirmeli
- Dijital çağın gerekliliklerine uygun olmalı
- Mesleki eğitimi güçlendirmeli
- Değerler eğitimi ile akademik başarıyı birlikte ele almalıdır

H.HASTÜRER: “Eğitim siyaset üstüdür” ne demektir?
KÜÇÜK: Yıllardır dile getirdiğimiz “eğitim siyaset üstüdür” söylemi, eğitimin günlük siyasi tartışmalardan arındırılması gerektiğini ifade eder. Eğitim; hükümetlerin değişmesiyle yön değiştiren bir alan olmamalıdır. Ulusal bir mutabakatla belirlenmeli ve istikrarlı bir şekilde uygulanmalıdır. Çünkü eğitimde istikrarsızlık, nesillerin kaybı demektir.
H.HASTÜRER: Eğitim ve öğretim farkı…
H.KÜÇÜK: Öğretim, bilgi aktarmaktır; eğitim ise insan yetiştirmektir. Bir ülkenin kalkınması sadece bilgi sahibi bireylerle değil, aynı zamanda karakter sahibi, sorumluluk bilinci gelişmiş bireylerle mümkündür. Bireysel gelişim; toplumsal gelişimin temelidir. Bu nedenle eğitim sistemimiz, sadece akademik başarıya değil; ahlaki değerler, eleştirel düşünme ve sosyal becerilere de odaklanmalıdır.
H.HASTÜRER: Seri bir iletişim sürdürelim… Eğitim ekonomisi…
H.KÜÇÜK: Sürekli vurguladığımız “eğitim ekonomisi” kavramı, eğitimin bir gider değil, yatırım olduğunun altını çizer. Eğitime yapılan her yatırım, uzun vadede katma değer olarak geri döner. Nitelikli insan gücü; yeni sektörler yaratır, girişimciliği artırır ve ülkenin ekonomik bağımsızlığını güçlendirir.

H.HASTÜRER: Yükseköğretim…
H.KÜÇÜK: KKTC için yükseköğretim, sadece bir eğitim alanı değil; aynı zamanda ekonomik bir lokomotiftir. Üniversitelerimiz, ülkeye döviz kazandıran, istihdam yaratan ve uluslararası görünürlüğümüzü artıran kurumlardır. Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir olması için kaliteyi artırmalı, üniversite–sanayi iş birliğini güçlendirmeli ve mezunlarımızı iş dünyasına entegre etmeliyiz.
H.HASTÜRER: Eğitimdeki temel sorunlar ve çözüm önerileri
H.KÜÇÜK: Bugün eğitim sistemimizde karşı karşıya olduğumuz en önemli sorunlar şunlardır:
- Müfredatın güncel olmaması
- Dijital altyapı eksiklikleri
- Öğretmen eğitiminde yetersizlik
- Mesleki eğitimin geri planda kalması
- Planlama eksikliği
Çözüm ise nettir:
Planlı reform, güçlü altyapı, sürekli öğretmen gelişimi ve teknoloji entegrasyonu.

H.HASTÜRER: Dijitalleşme neden önceliğimiz?
H.KÜÇÜK: Teknoloji artık hayatın merkezindedir. Çocuklarımız dijital bir dünyanın içinde büyüyor. Bu nedenle dijital okuryazarlık, siber güvenlik ve bilinçli teknoloji kullanımı artık bir zorunluluktur. Bu konuyu gündemde tutmamın sebebi, geleceğin mesleklerinin bugünden şekillenmesidir. Eğer bugün hazırlık yapmazsak, yarın sadece izleyen bir toplum oluruz.




