Emrullah Turanlı, konuşmaktan çekinmiyorsa…

Yargısız infaza karşıyım, parçası olmaktan da ödüm patlar.
Yargısız infaz, genelde bilgi kirliliği ve devamında algı operasyonuyla yönlendirilir.
Atla, it izinin karıştığı ortamlarda, medya da bozulmadan nasibini mutlaka alır.
Medya, asla yargı misyonu yerine getiremez, getirmemelidir.
Ancak bizimkisi yapılarda, yargısız infaz çok kolaydır. Dahası yargısız infazdan sonra, konu yargıya gitse de algı yönetiminin baskısıyla, adil karar verilmesi kolay değildir. Bunun örnekleri yok değil.
***
Emrullah Turanlı, yeni Ercan ihalesiyle dünyamıza girdi.
Susmayı bilmez. Konuşmaya karar vermişse, kâr, zarar hesabı da yapamaz. Dikkatinizi çekerim, yapmaz demedim, yapamaz dedim.
Dereboyu’nda şimdi olmayan bir lokantada yaptığı basın toplantısını çok iyi anımsarım. Soru soran bir gazeteciyi haşlamaya kalkınca, tepki koymuştum. Tepkim sonrası, yanıma gelip sergilediği tutumla, o günden hakkında bir kanaatim olmuştu. Söyleyeceğini söyler, adam gibi duruşla yüzleşirse de köprüleri yıkmadan devam eder.
Sonrasında Palm Beach’te rast gele bir sohbetimiz olmuştu. Tunç Adanır da ordaydı. Öz olarak, “Benimle sözleşme yapan, dikkatli olsun. İmzalanan sözleşmeyi didik didik eder, haklarımı sonuna kadar kullanırım.” demişti.
Doğruya doğru, o gün söylediklerini, biraz “BEN MERKEZLİ” bulmuştum.
Sonrasında, takibimi sürdürdüğüm zaman, Emrullah Turanlı’nın taleplerinin neredeyse tümünün, sözleşmelerden kaynaklı talepler olduğunu gördüm.
O zaman da şu soruyu sordum: “KKTC Devleti adına sözleşme yapanlar, dikkatli davranmayarak Emrullah Turanlı’nın elini uzun vadeli güçlendirdi mi?”
***
Yaşadığımız düzenin çarkının nasıl döndüğünü, iyice çözdüğüme inanıyorum.
Ülke, hatta bölge standartlarında büyüyen iş adamlarının huzur içinde olması neredeyse imkansızdır.
Çarpık yapıda, çarpılmadan yol almaları imkan ve ihtimal dışıdır.
Böyle olunca, iş insanlarının siyasi baskılara direnci zayıflar.
Talimatlarla yapılan ek sözleşmeler, kısa vadede on milyonlarca, biraz daha uzun vadede, iki yüz milyon EURO sınırlarına dayanan kayıplara neden olabiliyor.
***
Elimde, Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Başkanı Tunç Adanır ve Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı’nın da imzası olan rapor nitelikli üç sayfalık bilgi notu.
Raporda, Duty Free alanlarının işletmesiyle ilgili şu ifade ilginç… “KKTC siyasilerinden, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a konu ile ilgili defalarca yanlış ve yanlı bilgilendirmeler yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımız dönemin KKTC Başbakanı Ersin Tatar’ın isteklerini, “Yapın” talimatı ile sözleşmede düzenlemeye gidildi.
Bu dönemlerde sözleşmeden kaynaklanan yaptırım haklarımızın çoğunu, siyasi baskılar dolayısıyla uygulayamadık. Uygulamamıza izin verilmedi.”
***
Ercan dersime çalışıyorum.
TC Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’na bağlı iki vergi müfettişi Ahmet Karasarlıoğlu ve Samet Karakelle’nin, T&T Havalimanı İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited ile KKTC Maliye Bakanlığı arasında ağırlıkla vergi konusundaki uyuşmazlıklarla ilgili tespit ve çözüm önerilerini içeren, 14 Ekim 2019 tarihli 44 sayfalık bilgi notunu, üçüncü kez okuyorum.
***
Hayat devam ederken bazı sorunların açtığı yaralar da, kanamaya devam ediyor. Bu tür konuları Kıbrıs ağzıyla şiddalamakta, dürtmekte fayda var. Eteğinde taşı olanlar döksün. Öğrendiğim kadarıyla Emrullah Turanlı, konuşmaktan çekinmiyor, konuşmaya hazır. Başka sözü olanlar varsa onlar da konuşsun…



