Erhürman Acilen Politika Üretmeli

Seçime sayılı günler kala sahada hareketlilik giderek artmakta.
19 Ekim’deki seçim iki aday arasında geçecek ve ilk turda tamamlanacak.
20 Ekim sabahı gazeteler Tatar ya da Erhürman’ın zaferiyle yayımlanacak.
Peki ama hangisi kazanacak..?
Bu sorunun yanıtını elbette ben de çok merak etmekteyim. Ama ondan önce aklımda yanıt bekleyen başka bir soru daha var.
Mutlaka bir isim kazanacak ama bunu belirleyen ana neden ne olacak..?
19 Ekim’de sandık başına giden seçmenin oy doğrultusundaki belirleyici ana etken ne olacak..?
İşte bunu seçimin sonucundan daha fazla merak etmekteyim.
Çünkü bu sorunun yanıtı yakın gelecekteki siyasetin akışı konusunda da ciddi ipuçları içerecek.
Yani, cumhurbaşkanı seçimi sonucunu analiz ederek yakın zamanda yapılacak olan genel seçim ile yerel seçimin sonuçlarına yönelik önemli stratejik veriler elde edebiliriz.
Biraz açalım…
Ortada başa güreşen iki aday var, Tatar ve Erhürman.
İkisinden biri kazanacak.
Tatar’a oy veren seçmen ile Erhürman’a oy veren seçmenin nedenleri birbirine yakın değil, hatta çok uzak.
Çünkü her ikisinin siyaseti farklı.
Kıbrıs konusuna tamamen ters açılardan bakan iki aday söz konusu.
Birisi UBP diğeri CTP adayı.
Bu duruma bakarak Tatar’ın UBP’nin Kıbrıs politikasını, Erhürman’ın da CTP’nin Kıbrıs politikasını savunduğunu söyleyebiliriz.
Ama yanılırız…
Tatar tamam da Erhürman bildik CTP politikasından çok uzak ve giderek uzaklaşmakta.
Bu gidişat seçmenin de dikkatini çekmeye başladı.
Bunun bilinçsiz bir durum olduğunu sanmıyorum.
Belli ki CTP kurmayları ve Erhürman böyle bir strateji geliştirmişler.
Neden..?
Çünkü,
Öncelikle Erhürman da CTP de Türkiye ile kavga eden bir cumhurbaşkanı olmak istemez.
O nedenle de Türkiye’nin güçlü destek verdiği bir politikaya ters şeyler söylemek çok mantıklı olmaz.
Ama diğer tarafta CTP’nin geleneksel Kıbrıs politikası var.
Erhürman bu geleneksel siyasetin Rum muhatapları tarafından kabul görmeyeceğini en iyi bilen isimlerden.
İşte bu durum da şimdiki hareketin nedenlerindendir.
Özetle, Erhürman hem Türkiye ile ters düşmemek, hem de seçilmesi durumunda Rum tarafının tavrı nedeniyle kendi kamuoyu önünde zor durumda kalmamak adına geniş bir hareket alanında manevra yapmakta.
Ancak bu manevra kendisini tek rakibi durumundaki Tatar’a yaklaştırmış durumda.
Bunu yaparak seçimi kazanabilir mi..?
Bunu şimdiden söylemek zor.
Ama iş sadece politik tercihlere kalırsa kazanamaz.
Kişisel tercihlerin de kendisi adına olumlu bir yönde devreye girmesine ihtiyacı var.
Erhürman’ın yaptığı manevra CTP üzerinde de kalıcı bir etki bırakacaktır.
İşte bu nedenle “kim kazandı” yerine “nasıl kazandı” sorusunun önemine inanmaktayım.
Bu seçim siyaset dengelerini revize edecek.
Son bir not, eğer Erhürman fabrika ayarlarına dönmezse kök CTP oylarını kaybedecek.
Dönerse de çok ihtiyacı olan merkez oylara veda edecek.
Zor bir durum.
Bunun bocalaması ciddi bir boşluk yarattı.
İşte bu nedenle de acilen bir politika üretmeli ve yoluna öyle devam etmeli.
Üreteceği politika tutar ya da tutmaz, ama en azından şimdiki kadar boş kalmaz…




