Hasan Hastürer

Evet, bir taş bile düşmeyecektir…

 “Cumhurbaşkanı’nın izlediği yönteme asla inanmıyor, destek de vermiyoruz. Dışişleri Bakanlığı olarak onunla hiçbir bağlantımız yoktur…

   …Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halkın kullandığı oy doğrultusunun Kıbrıs konusuyla yakından uzaktan alakası yok.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun dünkü basın toplantısından tırnak içinde sizlerle paylaştığım üç cümle, vermek istediği mesajı anlamama fazlasıyla yeter.

Yarım kaşık şeker için, bir torba harup çiğnememe gerek yok.

Zaten her zaman söylerim Tahsin Ertuğruloğlu’nun söyledikleri bir defada anlaşılırdır. Katılırsınız ya da katılmazsınız önemli değil, anlarsınız.

***

Birinci paragraftaki iki özne, birinci şahıs çoğuldur.

Ben, sen, o…. BİZ, siz, onlar…

   İkinci cümlede, “Dışişleri Bakanlığı olarak onunla hiçbir bağlantımız yoktur…” dediğine göre ilk cümledeki “… destek de vermiyoruz” ifadesi KKTC Dışişleri Bakanlığını anlatıyor. Böyle anlamaya öncelik verdim, ama, UBP-DP-YDP koalisyon ortaklığının Dışişleri Bakanı’nın yaptığı açıklamaların, hele böylesi önemli bir konuda yaptığı açıklamanın hükümeti bağlayamayacağını düşünemiyor.

Eğer üçlü koalisyon hükümetinin bütünlüğü bir yana Başbakan Ünal Üstel’in de haberi yoksa, o zaman çok farklı yorum ve değerlendirmeler yapılır.

***

Bu satırları polemik için değil, pozitif, yapıcı bir yaklaşımla konuya yaklaşmaya katkı olsun diye yazıyorum. Çünkü Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman daha yeni seçildi, önünde beş yıla yakın bir süre var.

   Rum liderliği  Erhürman için “Türkiye ile birlikte hareket ediyor”,  bir de iki devletliliği savunduğunu ima ederek, “İki ayrı devlet istiyorsan, açıkça söyle” diyor.

   Tahsin Ertuğruloğlu, Rum tarafına, bir anlamda, “ Erhürman, Türkiye ile birlikte hareket etmiyor ve de iki devlet istemiyor” diyor ya da bu mesajı veriyor.

   Erhürman’ın Ankara ile iletişim sorunu varsa, yine Ankara’nın Erhürman’ın izlediği politikaya katılmıyor, sakıncalı buluyorsa, bunu ifade edecek olan Ertuğruloğlu değil, Ankara’dır.

***

“Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde halkın kullandığı oy doğrultusunun Kıbrıs konusuyla yakından uzaktan alakası yok.”

Bu da sevgili Tahsin Ertuğruloğlu’nun sözü.

   Cumhurbaşkanlığı seçiminin üzerinden, 126 gün geçti.

   19 Ekim 2025’te KKTC halkı sandığa giderken, kampanya boyunca ne duydu?

   “İki devletli çözüm mü, yoksa federasyon mu?”

   Kampanya boyunca çok uyardım.

   “Seçimi iki devlet ya da federasyon tercihi üzerine inşa etmeyin. Sandıklar açıldığı zaman, ortaya çıkacak sonuç nedeniyle, kampanya boyunca söylediklerinizi unutturmaya çalışacaksınız.”

   Dün Tahsin Ertuğruloğlu’nun açıklamalarını okurken, kimse yanlış anlamasın, zamanında uyarmakta haklı olduğumu, net bir şekilde gördüm.

***

Ne diyeyim, süreci sağlıklı okumada sorun hala devam ediyor.

6 Ekim 2025 Pazartesi günü KIBRIS gazetesinde yayımlanan yazımın başlığı şuydu: “Oy pusulasında Recep Tayyip Erdoğan’ın ismi yok…”

O yazımı şu içerikle tamamlamıştım:

   “… Türkiye’den arkadaşlara şunu söylüyorum: Lütfen kimseye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçiminde  sandıktaymış gibi sunuş imkanı verilmesin.

   Oy pusulasında Recep Tayyip Erdoğan’ın ismi yok…

   Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucu ne olursa olsun, Kuzey Lefkoşa ile Ankara, Kıbrıs Türk halkı ile Anadolu halkı ve KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki köprülerden bir taş bile düşmeyecektir.

                                                             ***

Aynı görüşte miyim?

   Evet, bir taş bile düşmeyecektir.

                                                                      ***

Tahsin Ertuğruloğlu’nun açıklamasından pozitif hiç bir sonuç çıkarmadım mı?

Çıkarmaz olur muyum? Olumlu bulduğum sonucu da Salı  günü sizlerle paylaşacağım…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu