Hasan Hastürer

Gazze’de insanlar ve de insanlık öldürülüyor…

Ülkelerin, toplumların, uluslararası sorunlara yaklaşımları, tepkileri, çağdaşlık bakımından önemli bir göstergedir.

Sözü hiç uzatmama gerek yok, Kıbrıs’ın Kuzeyi’nin yaşayanları ya da isterseniz Kıbrıslı Türklerin deyin, uluslararası sorunlara duyarlılığı neredeyse deniz seviyesinin altındadır.

Ben merkezlilik, bırakın uluslararası sorunlara, KKTC’deki her türlü soruna, bozulmaya, kokuşmaya karşı da duyarlılığa çok cılız ve kısa vadeli hale getirdi.

***

Gelişmiş hukukun üstünlüğünün var olduğu bir ülkede deprem etkisi yapacak, hükümet düşürecek konular bizde saman alevi kadar bile sürmüyor.

Yapanın yanında, tutanın elinde kalıyor.

“Beni sokmayan yılan bin yaşasın” diyenler bir o yılanın kendilerini de sokacağını, ya düşünmüyor ya da düşünmek istemiyor.

***

Gazze kelimenin tam anlamıyla burnumuzun dibinde.

Filistinli kardeşlerimiz, resmen soykırım yaşıyor.

İsrail acımasızca, çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç ayırımı gözetmeksizin katlediyor.

İsrail – İran füze savaşında ateş kesin sağlandığı söyleniyor. Gazze’de ateş kes ciddi olarak konuşulmuyor. Konuşulamıyor…

Bahaneye de gerek olmaksızın İsrail, insanları, insanlığı öldürüyor.

Bazı ülkeler tepki koymaktan bile korkarken, bazıları da “kınamadan” öteye ciddi ciddi geçemiyor.

***

Rahmeli babacığım avcıydı. Horozlu diye tanımlanan bir tüfeği vardı. Avcıların av sohbetleri meşhurdur. Babacığımın da çok tatlı av sohbetleri vardı.

Avlanmanın da ahlaki, insani bir yanı var.

Özellikle yemleme kapsamına giren “tuzaklarla” avı, avlamanın hiç doğru olmadığını söylerdi babacığım.

***

Buradan Gazze’ye geçeyim.

Gazze’de çok ciddi beslenme sorunu var.

Geçenlerde Instagram’da bir Filistinli çocuğun, yerden bir avuç toprak alıp, ağzına fırlattıktan sonra, “Un yok, ekmek yok, toprak mı yiyelim?” dediğini gözlerim yaşararak izledim.

Gazze şeridinde çok sayıda ölümle sonuçlanan saldırıların ardından yardım kuruluşları seslerini yükseltip, ABD ve İsrail destekli özel Gazze İnsani Vakfı’nı (GHF) eleştiriyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) yaptığı açıklamada, GHF’nin Gazze Şeridi’ndeki tartışmalı yardım faaliyetlerine derhal son verilmesini istedi. MSF, durumu “insani yardım kılıfı altındaki bir katliam” olarak niteledi. Açıklamada 500’den fazla kişinin öldüğü, yaklaşık 4 bin kişinin de yaralandığı belirtildi.

Durumun vahameti açıklamadaki şu bölümlerde çok net anlaşılıyor:

“Bu insani felaket, yardım adı altında faaliyet gösteren İsrail-ABD destekli bir paravan yapı tarafından organize edildi. Yardım malzemelerinin dağıtım biçimi, İsrail kuşatmasının 100 günü aşkın süredir açlığa mahkum ettiği binlerce Filistinliyi, dört dağıtım merkezine ulaşmak için uzun mesafeler yürümeye ve az miktarda gıda için mücadele etmeye zorluyor.” denildi.

İsrail güçlerinin kontrolü altındaki bölgelerde yer alan bu alanlar, gözetleme kuleleri, toprak yığınları ve dikenli tellerle çevrili futbol sahası büyüklüğünde yerler. Tel örgülü giriş, içeriye ve dışarıya yalnızca tek bir erişim noktası sunuyor. GHF çalışanları, gıda kutularını ve paletlerini bırakıyor, ardından telleri açıyor – binlerce insan bir anda içeri doluşuyor ve adeta son pirinç tanesine kadar mücadele başlıyor.

Eğer insanlar erken gelip kontrol noktalarına yaklaşırlarsa, vuruluyorlar. Zamanında gelirlerse ama kalabalık çok fazlaysa ve tel örgüleri ya da toprak yığınlarını aşarlarsa, yine vuruluyorlar. Geç gelirlerse, zaten ‘tahliye edilmiş bölge’de bulunmamaları gerekirdi denilerek vuruluyorlar.”

GHF, Filistinlileri kasıtlı olarak aşağılayarak, onları açlık ile temel ihtiyaçlara ulaşmak için hayatlarını riske atmak arasında bir seçim yapmaya zorluyor.”

Babaları yardım dağıtım merkezine ulaşmaya çalışırken öldürülen çocuklar

***

Toplumsal tepki koyma becerimizi yitirdik.

Gazze’de naklen yayınla soykırım suçu işleniyor.

İlk zamanlar bildiri yayınlayıcılar, bildiri yayınlardı. Artık o da yok.

Yazıklar olsun.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu