Holguin, üfledi, Hristodulidis’in şapkası düştü…

Diplomatların söylediklerinden söylemediklerini okuyamazsanız yanlış kanaat oluşturmanız kaçınılmazdır.
Bir de ön yargı ile okumaya çalışırsanız, sağlıklı bile edinemezsiniz.
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, politikacıdan önce akademisyendir. Politikacı ve akademisyen kimliğinin dengeli karışımıyla, devlet adamıdır. Konulara bilimsel ve sistematik yaklaşır. Bir sorun varsa, geçmiş yaklaşımlarla çözüme ulaşılamayacağını da çok iyi bilir.
Bu konuda son 3-4 ay içinde yazdıklarımı anımsatmak istemem.
Erhürman, Kıbrıs sorununu çözmek ister. Sonuçsuz müzakerelerle zaman harcamanın, Kıbrıs’ın bugününü ve geleceğini HANÇERLEMEK olarak görür.
Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis, Rum toplumunun başına felaket getirir, inanç kalıplarının içine kendi kendini hapsetti.. ÇÖZÜM İSTEMEYEN, SONUÇSUZ MÜZAKERELERLE, HEM BİZLERLE HEM DÜNYA İLE DALGA GEÇMEKTEDİR..
Bunu biz görüyoruz da dünya görmüyor mu?
Hiç kuşkunuz olmasın görüyor. Gördüklerini, kapalı kapıların ardında çok net olarak söylüyorlar.
***
Bir gün ufak bir esintiyle Hristodulidis’in başındaki şapkanın düşüp, ‘kelinin’ ortaya çıkacağından emindim.
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin’in, önceki gün basına düşen açıklaması tam da bu işe yaradı.
Holguin, üfledi, Hristodulidis’in şapkası düştü, keli ortaya çıktı.
‘Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanlığını üstlenen Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin, Mayıs ayında yapılacak milletvekilliği genel seçimlerine odaklanacağından bunun siyasi atmosferde önemli değişiklikler yapılmasını önleyebileceğini kaydeden Holguin, Kuzey Kıbrıs’ta farklı bir vizyona sahip yeni bir liderin göreve gelmesinden dolayı hem iç, hem dış konuların koordinasyonu, pozisyonlar ve önceliklerin belirlenmesi gerekliliği nedeniyle önümüzdeki ayları çok büyük beklentilerin oluşmayacağı bir dönem hâline getirebileceğini ifade etti.’
***
Kıbrıs Türk Tarafı ya da KKTC Cumhurbaşkanlığı, açıklamayı olgunlukla karşılayıp, değerlendirmeye alırken Hristodulidis, küplere bindi?
Cyprus Mail’in haberine göre, Nikos Hristodulidis, Pazar günü, Mayıs ayında yapılacak parlamento seçimleri veya Kıbrıs’ın Avrupa Birliği Konseyi başkanlığı nedeniyle Kıbrıs sorunuyla ilgili genişletilmiş bir konferansın gerçekleşemeyeceğine dair Holguin’in açıklama içeriğini ‘gülünç’ olarak niteledi.
Neden?
Çünkü ilk defa Holguin çıktı ve diplomatik bir dille, ‘siz çözüm değil, ucu açık, çözüme yaramayan görüşmeler istiyorsunuz’ dedi.
Böylece, önümüzdeki hafta görüşmelere hazır ve benzeri açıklamaların balon olduğunu, net bir şekilde gördüklerini beyan etti.
***
Holguin’in, ‘Kuzey Kıbrıs’ta farklı bir vizyona sahip yeni bir liderin göreve gelmesinden dolayı hem iç, hem dış konuların koordinasyonu, pozisyonlar ve önceliklerin belirlenmesi gerekiyor’, sözleri, diplomatik denge amaçlıdır.
Bu sözlerin içinde KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman için, ‘… farklı bir vizyona sahip yeni bir lider’ ifadesini kullanması, Hristodulidis’in öfkesinin boyut atlamasının bir başka nedenidir.
Çünkü, Erhürman’ın Kuzey Kıbrıs’ta özgür irade ve yüzde 63’lerde oyla seçilmesini önemsizleştirme, itibarsızlaştırma ve ‘Tatar’dan farkı yok’ yaklaşımının yerleşmesi için Kıbrıs’ta ve dışında ciddi çaba harcarken, Holgin’in değerlendirmesi ‘lastiği patlattı’.
***
Azıcık özenle bakıldığı zaman Maria Angela Holguin’in açıklamasının özü çok kolay anlaşılır.
Bir… Maria Angela Holguin, açıklamasını Erhürman – Guterres görüşmesinden sonra yaptı. Guterres, açıklama yapmadı, düşünce ve değerlendirmeleri Holguin’in açıklamasıyla yansıtıldı.
İki… Holguin, iki tarafın BM arabuluculuğu olmadan doğrudan birbirleriyle konuşabileceği fikrinin başlı başına önemli bir ilerleme olduğunu, söyledi. Bu Erhürman’ın pozisyonu değil mi?
Üç… Yeni hayal kırıklıkları yaratmamak için müzakereden önce hazırlık önemli dedi, Holguin. Bu da yine Erhürman’ın metodolojisine atıfta bulunmaktır. Hem de çok net olarak yapıyor aslında. Dolayısıyla bizim pozisyonumuz.
Dört… Maria Angela Holguin, birkaç ay sonra, somut bir ilerlemeye katkı koyabileceğini ve liderlerin karar alma süreçlerinde BM’nin varlığını yararlı bulduklarını gördüğünde adaya geri döneceğini söyledi. Bunun yalın açılımı, ‘Lefkoşa’da çözüm olursa gelirimdir’. Bu da yine Erhürman’ın tekliflerindendir.
Beş… AB dönem başkanlığına, Mayıs ayında Güney’de yapılacak parlamento seçimlerine atıfta bulunmak, sürecin kesintisinin, tempo düşüklüğünün faturasını Hristodulidis’e kesmektir. Temmuz ayını işaret bundan besleniyor. Mayıs’ta seçimle yapılacak, Haziran’da AB Dönem başkanlığı sonlanacak.
***
Tufan Erhürman, KKTC’nin 6. Cumhurbaşkanıdır. Siyasi kimliği şekillenirken, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat döneminde Kıbrıs sorununa çözüm mutfağında yer aldı.
Geçmişe saygısızlığı yok ama, kişilikli bir duruşla Kıbrıs sorununun çözümüne de GERÇEKÇİ yaklaşımlarla, katkı koymak istiyor. Gerçekçi sözcüğünü bilerek büyük harf yazdım.
Tarihin derinliklerinden gelen ve bugüne kadar kalıcı kazanım getirmeyen ya da kazanımlara uluslararası meşruiyet kazandırmayan siyasete, soldan sağa takılı olanların, Erhürman’ı anlamamasını yadırgamam.



