Hasan Hastürer

Hristodulidis, Allah’tan da mı korkmuyorsun?

Bilmem Kıbrıslı Rumlar’da da var mı?

Biz Kıbrıslı Türkler de “Allah’tan da mı korkmuyorsun?” soru cümlesi kullanılır.

Ne zaman mı kullanılır?

Bir kişinin, kötü bir davranıştan, uygunsuz bir eylemden veya genel olarak sorumsuzluğundan dolayı duyulan şaşkınlığı, tepkiyi ve eleştiriyi ifade eden bir soru olarak kullanılır… Ve bu kişinin dini sorumluluklarını yerine getirir görünmesine rağmen, Allah korkusuna sahip olmadığı anlatılır.

***

Ayrı bir yazı konusu ama Kıbrıslı Rumların hayatında dini inancın, kilisenin yeri, çoğunluk Kıbrıslı Türklerin hayatındaki dini inancın ve caminin yerinden kat kat fazladır.

Hiç kuşkusuz bu bizim Kıbrıs Rum Yönetimi dediğimiz Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis için de geçerlidir.

***

Sözü fazla uzatmaya hiç gerek yok.

Kestirmeden, dosdoğru, hücum eder gibi konuya gireyim.

Konumuz 9 Mart 1983 doğumlu Ahmet Bilgili.

Rum Dr. Phidias Galazis, M.D. tanımlamasıyla, “Ahmet Bilgili adlı kişinin Doğum Felci (Serebral Palsi) hastası olduğu onaylanmıştır.

Aşağıdaki rahatsızlıklara sahiptir:

  • Spastik tetrapleji (dört uzuv felci)
  • Çiğneme ve yutma güçlüğü
  • Afazi (konuşma bozukluğu)
  • Zihinsel gerilik

Fiziksel ve zihinsel olarak kendi işlerini yürütecek durumda değildir.”

 

***

Ahmet Bilgili’nin babası Hasan Bilgili, Türkiye’den Gölbaşı, annesi Saffet Bilgili, 1958 Limasol doğumlu öz be öz Kıbrıslı Türktür.

Ahmet Bilgili, 26 Ekim 2009’da Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olarak kaydını yazılı olarak talep ederken, başvurusunu şöyle bitirdi:

“Kıbrıslı kökenli biriyim çünkü annem Saffet Bilgili Kıbrıslıdır ve

(i) 1914–1943 yılları arasında Kıbrıs Ekleme Kararnameleri uyarınca İngiliz tabiiyetine geçmiş, veya

(ii) 5 Kasım 1914 ile 16 Ağustos 1960 tarihleri arasında Kıbrıs’ta doğmuş ve ebeveynleri de o dönemde Kıbrıs’ta ikamet etmiştir.

Bu nedenle, Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olarak kaydedilmek için başvuruda bulunuyorum.”

***

Ahmet Bilgili’nin kendinden küçük iki kardeşi daha var. Özlem Bilgili ve Hasan Can Bilgili. Aynı anne – babanın çocuklarıdırlar.

Özlem ve Hasan Can Bilgili, tıp tahsilini tamamlamış tıp doktorudurlar ve ikisinin de Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik ve pasaportu vardır.

***

Anne Saffet Bilgili, 1 Kasım 2010’da Ahmet Bilgili’nin vatandaşlığı için Rum  Ombudsman Eliza Savvidou’ya yaptığı başvuruda durumu şöyle özetledi:

“07.11.2003 tarihinde 788935 numaralı doğum belgesiyle Lefkoşa ilçe ofisine Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartı almak üzere başvuruda bulunduk.

Bakanlar Kurulu’nun 08.09.2006 tarihli emriyle iki çocuğum için kimlik kartlarını aldım. Ancak üçüncü çocuğum olan, anatomik engelli oğlum kimlik kartı alamadı.

Oğlumun Kıbrıs vatandaşı olduğuna dair Bakanlar Kurulu iznine sahip olmamıza rağmen, Lefkoşa ilçe ofisi bu işlemi engellemiştir. Bu nedenle, engelli oğlum Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğini alamamıştır. İlçe ofisinin gerekçesi oğlumun engelli olmasıdır.

Gerekli tüm başvuruları ve işlemleri yaptık. Beklentimiz engelli oğlumuz için kimlik kartını almaktır. Engelli olması, kimlik kartı almaması için bir sebep değildir; bu açık bir ayrımcılıktır.”

***

Rum Ombudsman, konuyu ilgili Daireye sordu. Müdür adına N. Papadopulos, Ombudsmana verdiği yanıtta, “(a) Bayan Saffet Bilgili, oğlu Ahmed için 01/09/2004 tarihinde “M126” formu ile başvuru yaptı. Ancak bu form reşit olmayanlar içindi (18 yaş altı) ve uygun değildi.

 

(b) 26/10/2009 tarihinde yeni bir başvuru, doğru form olan “M123” ile yapıldı. Başvuru, Ahmed Huseyin Bilgili adına parmak izi ile imzalandı.

 

Yetkililer, Ahmed Huseyin Bilgili’nin kişisel işlerini yürütemediğini öğrendiklerinde, ailesine ve avukatlarına 11/11/2009 tarihli bir mektup gönderildi. Bu mektupta, mahkeme tarafından yetkilendirilmiş bir kişinin onun adına işlemleri yürütmesi gerektiği belirtildi. Ancak o tarihten bu yana bu yetkilendirme yapılmamıştır.” dedi.

***

Ombudsman Eliza Savvidou, Saffet Bilgili’ye verdiği yanıtta, durumu, “Haklısınız amma…” dercesine özetleyip, noktayı şu paragrafla koydu:

“Yukarıdakilere ek olarak, soruşturmam aşağıdaki sonuçları ortaya koymuştur:

  1. İlgili yasal çerçeveye (Yasa 141(I)/2002 ve Bakanlar Kurulu Kararı No: 65.067) göre, Kıbrıslı Türk olan bir ebeveynin, Türk vatandaşı ile evli çocukları — Ahmed gibi — otomatik olarak Kıbrıs vatandaşlığı kazanmazlar. Bunun yerine, belirli kriterleri karşılamaları ve Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmaları koşuluyla vatandaşlık için başvuru yapmaları gerekir.
  2. Yasa 23(I)/1996 uyarınca, kendi işlerini idare edemeyen kişiler için, malvarlığını ve işlerini yönetmek üzere bir idareci/vasinin yetkili bölge mahkemesi tarafından atanması gerekmektedir.

 

Tüm bu bilgiler ve kanıtlar ışığında, oğlunuzun durumunun yasalar kapsamında olduğunu ve mevcut sınırlar dahilinde olduğunu tespit ettim. Bu nedenle, üzülerek belirtmek isterim ki bu konuda müdahale edememekte ve size herhangi bir yardımda bulunamamaktayım.”

 

***

Sayın Hristodulidis diyerek devam edip, yazımı tamamlayım…

Saffet Bilgili, ağır engelli bir durumda olan oğluyla, mahkeme tarafından yetkilendirilmesi için Lefkoşa’da Rum Mahkemesine gitti. Tahmin edebileceğiniz gibi uyduruk gerekçelerle sayısız kez geri gönderildiler. Ta ki usanıp gitmesinler.

Sayın Hristodulidis, Ahmet Bilgili’nin sağlık durumu çok ciddi. Kasılmaması için aldığı hapları Kuzey’de yok.

Güney’deki eczaneler Kuzey’de uzman doktorların yazdığı yeşil reçeteyi tanımıyor. Ahmet Bilgili’nin vatandaşlık işlemleri öteki iki kardeşi gibi tamamlanamadığı için, Güney’e geçerek bir doktora muayene olup, ilaçlarını yazdıramıyor.

Ahmet’in durumunu yansıtan bir videoyu, sizle iletmesi için, yıllar önce sizinle buluşmamıza katkı koyan Gazeteci arkadaşım Rally Papageorgiou’ya göndereceğim.

Duygu sömürüsü yapmıyorum.

Doktor hatasıyla dünyaya engelli gelen Ahmet, kaderine de, Allah’a da isyan ediyor. 8 yaşında durumu mukayeseli anladı, kabullenemedi ve  hareket halinde arabadan kendini dışarıya atıp, hayatını sonlandırmak istedi. Hayata tutunmak için, çabaları oldu. İsyanını bastırmaya yarar diye kendi dünyasını anlatan kitap yazdı. Hem de her harfi büyük çabayla yazarak.

Ama, adamızın somut insani sorunları Ahmet Bilgili’ye çok ağır geliyor. Kısa sayılacak bir süre önce Girne Antik Liman’da, “Yeter dayanamıyorum” diyerek tekerlekli sandalyesinden kendini denize attı. Son anda kurtarıldı. Bir hafta yoğun bakımda kaldı.

Sayın Hristodulidis, Allah’a gerçekten inanıyor ve Allah korkunuz varsa, bu sorunu halledersiniz. Ahmet, siyasetinize kurban olmasın.

İsterseniz ve geçiş kolaylığı sağlarsanız Ahmet Bilgili ile ziyaretinize gelirim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu