DAÜ, iyi yö-ne-til-mi-yorrrrrr!!!

Yıllar evvel Prof. Dr. Özay Oral’ın rektörlüğü döneminde Doğu Akdeniz Üniversitesi için DAÜ CUMHURİYETİ isimlendirmesini kullanmıştım.
Üniversitelerimizin AMİRAL GEMİSİ olması yanında, ölçülebilir değerler bakımından DAÜ, büyük, toplam eğitim kalitesi bakımından da çok iyi konumdaydı.
DAÜ, ayrı bir cumhuriyet nitelemesini hak ederken, sorunları, hesapsız kitapsızlıklarıyla KKTC’yi çağrıştırmıyor, sonuçta KÜÇÜK KKTC denilmesini kampusundan içeri sokmuyordu.
***
DAÜ, iyi yö-ne-til-mi-yorrrrrr!!!
DAÜ akademik yönetimi, siyasilerin VYK üzerinde DAÜ’ye müdahalesini önlediği sürece DAÜ ciddi sorun yaşamadı.
Siyasiler VYK üzerinden bir anlamda darbe yapmayı öğrendiği gün DAÜ iniş aşağı gitmeye başladı. Ve aradaki yavaşlamaların dışında DAÜ’nün kötüye gidişi devam etti.
Bir zamanlar DAÜ, batmanın eşiğindeki KTHY ile birlikte anılıyordu. KTHY batırıldı. DAÜ de ekonomik açıdan sürdürülemeyecek, yoğun bakıma girip çıkan, hale getirildi.
***
DAÜ ve LAÜ yönetimi siyasi irade tarafından belirlenen, yolun sonunda iki DEVLET ÜNİVERSİTESİDİR.
“LAÜ, kapatılıp DAÜ’nün hazırlık okulu olsun”, tartışmaları yapılırken Prof. Dr. Mehmet Ali Yükselen’in rektör olmasıyla LAÜ olumlu yönde kesin dönüş yaptı. LAÜ VYK’sı da Prof. Dr. Yükselen’in doğru adımlarına köstek olmadı. Böyle olunca da LAÜ, hem eğitim kalitesi hem de ekonomik sürdürülebilirlik bakımından oldukça iyi bir konuma geldi.
***
DAÜ’nün büyüklüğü ve doğrudan ya da dolaylı ekonomik potansiyeli siyasilerin ağızlarının suyunu hep akıttı.
Yarası olan gocunsun.
DAÜ, uzun yıllardır, hangi partilerin hükümette koalisyonu varsa, o partilerin ağırlıkla Mağusa ve İskele bölgesinden temsilcileriyle DAÜ VYK Koalisyonu oluşur.
Kıbrıs küçük yer, birbirimizi tanımanın ötesinde biliyoruz da… Düz, kimlikleriyle kimseyle hem ilgilenmem hem de uğraşmam.
Eleştirilerim de, kurumsal performansa kişisel performanslarının etkisiyle uyumlu ya da paraleldir.
***
Bugünkü DAÜ VYK’sı her şey yolundayken, aldığı kararlarla DAÜ’ye ciddi zarar veriyor değil. Uzun süredir, DAÜ, ekonomik doğru akılla yönetilmiyor.
Gün geldi DAÜ çalışanları maaşların olması gereken yerin gerisinde kalmasını kabul etti. İstenilen sonuç ya da iyileşme olmadı.
Neden?
Nedenini DAÜ- SEN, önceki gün Lefkoşa’da düzenlediği basın toplantısında harika anlattı.
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN) Başkanı Ercan Hoşkara, yürütme kurulundan arkadaşlarıyla, yorumun yüzde yirmilerden öteye geçmediği, bilgi ağırlıklı bir basın toplantısı düzenledi.
“Sendikalar maaşlarından başka bir şey düşünmez” derler ya, bir süreden beri DAÜ – SEN, “özveriyse özveri”, diyerek DAÜ’de ekonomik, mali akla da katkı koymaya çalışıyor.
DAÜ için de “KTHY gibi, kurtuluşu yok”, benzeri laflar edenler var. Hiç katılmıyorum.
Şu, şu, şu, sendikalar değil, DAÜ-SEN’in hem akademik hem de VYK’de etkin temsiliyetine olanak verilsin, çok kısa sürede DAÜ’de kötü gidiş frenler, en çok iki öğretim yılında da DAÜ çok rahat soluk alır.
***
Aklım ve vicdanım asla kabul etmiyor…
Neyi?
Öğrenciler için ana çekim merkezi olan DAÜ…
15 bin dolayında yetişkin insanın, öğrencilerin yılın en az 10 ayında Mağusa’da yaşamasını ve hayatın her alanında para harcamasını sağlayan DAÜ…
DAÜ’nün etrafında ve kampüs içindeki özel işletmelerde para basar gibi para kazananlar çok. Zarar eden DAÜ…
Daha sıralamamı isterseniz sıralayım…
Elimde yetki olsa, Mağusa bölgesinde, DAÜ bağlantılı geliri olan işletmelere ek vergi koyar, konut kiralarından kesilen vergiden DAÜ’ye pay verilmesini sağlarım.
Konumuz ağırlıklı DAÜ olduğu için, DAÜ, Mağusa için bir üniversiteden ötedir, diyorum…




