Kıbrıs’ı unutmayan Altınbaşların gurur günü…

Önceki gün 2023 yılında beri aktif olan Altınbaş Kıbrıs Üniversitesi Minareliköy Kampüsü’nün Temel Atma Töreni vardı. Törene katıldım. Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı, Başbakan Ünal Üstel’i, Rektör Prof. Dr. Behiye Çavuşoğlu’nu elbette dinledim.

Ancak konukları karşılarken Altınbaş ailesinin gururlu duruşu çok rahat fark ediliyordu.
Altınbaş ailesinin haklı gururunu gözlerken, zaman tünelinde 1974 sonrasına doğal olarak uzandım.
Çok uzun aralıklarla görüşsek de, Altınbaş Kardeşlerle, aileyle, saygı, sevgi ve dostluğa dayalı bir iletişimimiz hep oldu. Zenginlikten öte servet sahibi olsalar da bizim yakınlığımızı iş hayatına ilk adım attıkları yıllardaki gibi kaldı hep.
Yıllar evvel Sultanahmet’teki merkezlerinde tüm kardeşlerle, Gaziantep sofrasında buluşmuştum. Kardeşler arasındaki saygı sevgiye hayran kalmıştım. Yaş sırasına göre bir söz hakkı ve saygı varken, iş bölümüne göre konu gündeme geldiğinde de sorumlu kardeş konuşuyordu.
Sofu Altınbaş, Altınbaş Kıbrıs Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı. Dün öne çıkan oydu ama ev sahipliği aile boyuydu.

***
Hayat bazen ilginç bir daire çizer. Bir yerde başlar, yıllar geçer, yollar uzar, insanlar değişir, ama hikâye dönüp dolaşıp başladığı toprağa gelir. Altınbaş ailesinin hikâyesi de biraz böyle.
Yıllar önce Gaziantep’ten Kıbrıs’a gelen bir ailenin hikâyesi bu. Geçim derdinden çok yeni ufuk denemesi için yola çıkan, emeğini ve mesleğini de yanında getiren bir ailenin hikâyesi.
Altınbaş ailesinin kökünde kuyumculuk var. Gaziantep, Türkiye’nin en güçlü kuyumculuk merkezlerinden biridir. Ailece mesleklerini de alıp Kıbrıs’a geldiler.
Farklı iş alanlarında da şanslarını denemediler değil.
O yılların Kıbrıs’ında kuyumculuk bugünkü gibi organize bir sektör değildi. Ama bir gerçek vardı o zaman da… Güvenilir kuyumcu altından da kıymetlidir.
Kuyumculuk sektörüne adım atmalarından kısa süre sonra Altınbaşlar güven kazandı.
***
İsimleri duyulmaya başladı. Bir marka doğuyordu. Ama hikâye Kuzey Kıbrıs’ta, Sarayönü’nde durmadı. Kıbrıs’ta toprağa bırakılan tohum büyüdü. Kök saldı. Güçlendi. Sonra bu ağacın bir dalı Türkiye’ye, İstanbul’a uzandı. Ve o dal kısa sürede koca bir gövdeye dönüştü.
Altınbaş markası Türkiye’de yalnızca kuyumculukta değil, birçok alanda büyüdü. Enerjiden eğitime kadar uzanan bir yatırım zinciri kuruldu.
Bugün Altınbaş adı sadece bir kuyumcu markası değil. Bir holding, bir ekonomik güç, bir eğitim markası.
***
Ve önceki gün…Hikâye yeniden başladığı yere, Kuzey Kıbrıs’a döndü adeta.. Altınbaş Üniversitesi’nin KKTC’deki kampüsünün temel atma töreni yapıldı. Bu sadece bir yatırım değildir. Bu, bir hikâyenin çok önemli bir kilometre taşıdır.
Çünkü bazen başarı sadece büyümek değildir. Bazen başarı, başladığın yeri unutmamaktır. Altınbaş ailesinin yüzlerindeki mutluluğun nedeni de buydu. Onlar için Kıbrıs sadece bir yatırım yeri değil.
Hatıraların olduğu, mücadelenin olduğu, ilk önemli adımın atıldığı ve belki de en önemlisi ilk güvenin kazanıldığı yer.
***
İş dünyasında çok bilinen bir söz vardır: “Bütün yumurtaları aynı sepete koyma.”
Altınbaş ailesi bu sözü iyi anlamış görünüyor. Kuyumculukla başlayan yolculuk, enerjiyle büyüdü, eğitimle derinleşti. Eğitim alanına yapılan yatırım, aslında en uzun vadeli yatırımdır.
Bir kuyumcu altını işler. Bir eğitim kurumu ise insanı işler. Altın işlemek zordur. Ama insan yetiştirmek çok daha zordur.
Üniversite kurmak bina yapmak değildir. Üniversite kurmak fikir üretmektir. Bilgi üretmektir.
Topluma katkı üretmektir. Kıbrıs’ın bugün en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de budur.
Eğitim…. Uluslararası eğitim… Nitelikli eğitim.
KKTC, Kıbrıs’la bağlantılı eğitim adası olma iddiasını taşıyor. Ancak iddia ile gerçek her zaman aynı değildir.
Kalite olmazsa üniversite sadece tabela olur. İçini dolduramazsanız bina kalır, üniversite olmaz. Bu yüzden yeni üniversiteler kurmak kadar önemli olan şey, onların gerçekten bilim üretmesidir.
Altınbaş Kıbrıs Üniversitesi’nin Kıbrıs’taki varlığı bu açıdan dikkatle izlenmelidir.
Başarı hikâyeleri, umut verir. Ama başarıyı sürdürülebilir kılmak daha da önemlidir.
Perşembe günü Altınbaş ailesi için sadece bir temel atma töreni değildi. Bir anlamda bu adadaki geçmişe teşekkür, geleceğe yatırım günüydü.
Gaziantep’ten başlayan yolculuk… Kıbrıs’ta filizlendi. İstanbul’da büyüdü.
Ve şimdi yeniden Kıbrıs’a, unutmama dönüşünde önemli bir halkanın farkındalığı.
Hayatın ilginç bir adaleti vardır. Bazen tohum, yıllar sonra tekrar toprağına döner.
Ama bu kez küçük bir tohum olarak değil…Kocaman bir ağaç olarak.



