Hasan Hastürer

Öz eleştirinin değeri, ne zaman olur?

Bir yerde uzun ömürlü bir sorun varsa tarafların pozisyonlarında kemikleşme olur. Ve tarafların kendi özeleştirilerini yapma yerine genelde karşı tarafın tutum ve yanlışlarını işaret ederek kendi konumlarını güçlendirmeye çalışırlar. Rumların ENOSİS heyecanı ne zaman başladı?

Kıbrıs Türklerinde TAKSİM ve Türkiye’ye bağlanma istemleri ne zaman yükseldi?

Bunları irdeleyip net bir şekilde gün ışığına çıkarmak mümkün. Bunlar üzerinde bugün için pek durmak istemem.

***

   Kıbrıs adası 1950’li yılların sonlarından başlayarak sıcak çatışmalara sahne oldu.

   O zaman küçük bir çocuk olduğum için 1958’i hayal meyal hatırlarım. Rahmetli ablamın, lise öğrencisiyken İngilizlere karşı o zamanki adıyla nümayişe katıldığını, sırtına vurup parlayan göz yaşartıcı bomba nedeniyle eve şok halinde getirildiğini, hayatımda ilk ciddi çatışma anısı olarak anımsarım. 1963’te kulaklarım ilk silah seslerini duydu. K. Kaymaklı’da karşı komşumuz Kadriye Aba’nın evinin hanay dediğimiz üst katına çıkmayı ciddi bir güvenlik önlemi olarak görmüştük.

   Evden eve geçelim derken gecenin karanlığında kendimizi Hamitköy’de bulduk. Çadırda kaldık, yıllarca kelimenin tam anlamıyla zor yaşadık. Evlerimiz EOKA’cı Rumlar tarafından önce yağmalandı sonra yakıldı.  Zaman yakılan evimizi yıprattı. -Kısa sayılacak bir süre önce de oralardaki anılarımızın değerini bilmeyen birilerinin bir komutu ile her şey yerle bir oldu. Artık evimizin yerini bile zor bulur olduk.-

İnsanlar yaşamını yitirdi Kıbrıs’ın sıcak çatışma ya da savaş günlerinde. Tanıdık insanlar için şehit sözcüğünü kullandık böylece. Rum’unkiler “öldü” bizimkiler şehit oldu!

Spor hocası, K. Kaymaklı Futbol Takımı’nın en gözde futbolcusu Hüseyin Ruso şehit olmuştu. Ölüsü By-pas dediğimiz yolun hemen güneyinde blok yığınları arasında görülmüştü en son. Alıp getirilememişti Hamitköy’e. Türk bölgelerinin çevresindeki Rum barikatlarında yaşadıklarımızı da anımsarım. Hatta Saray Önü Meydanı’nda ablukaya karşı “Süt isteriz” pankartı taşınıldığını.

1974 yılına ulaşana dek her bakımdan daha fazla kayıp veren taraf Kıbrıslı Türkler oldu.

   1974 ve sonrasında tekerlek ters döndü, evinden, yerinden, canından Rumlar oldu.

Savaşın acı yüzünü bedel ödeyerek öğrendik. Savaşın gerçek yüzünü bilenler bu nedenle barışı çok daha yürekten savunurlar.

***

   Yaşanan hiçbir şey unutulmaz. Kıbrıs’ta yaşananlar da unutulmayacak. Ancak geçmişin acı olaylarını daha güzel bir geleceğe yürümenin önüne takoz gibi koymak yanlıştır.

   Savaş ortamının en önemli karakteristik yanlarından biri karşı tarafın en önemli değerlerine değer vermemektir. Ne kadar korkunçtur… Savaş ortamında insanın kıymeti yok gibidir. Düşmanın ölüsü için tek düşünce var, koku yapmaması için bir an önce ortadan kaldırmak.

    … Ve savaş yaşandı mı düşmanlık için herkesin elinde neredeyse sınırsız malzeme oluşur.

***

Yıllar evvel, o zaman bizim Rum Yönetimi dediğimiz Kıbrıs Cumhuriyeti Sözcüsü Papapetru’yu çalışma ofisinde ziyaret etmiştik. Papapetru’nun ofisi Rum Enformasyon Dairesi ile aynı binadaydı. Papapetru’nun ofisine ulaşmak için geçtiğimiz koridorlarda sağlı sollu 1974’ten fotoğraflar… Yakık yıkık evlerin, esir ve esirlikten kurtulan Rumların, kayıp ailelerinin resimleri… Hep Rumlara Türklerin yaptıkları yansıtılıyordu…

 Papapetru ile görüşmemizi bitirip ayağa kalkmaya hazırlanırken espri ile karışık, “Bu defe gelirken K. Kaymaklı’dan göç ettikten sonra çadırda geçen günlerimizin ve EOKA’cıların yakıp yıktığı evlerimizin fotoğraflarını da getireceğim. Geçmişin acılarını anımsamak istiyorsanız Kıbrıslı Türklerin acılarını da anımsamanız gerekir” demiştim.

   Papapetru, tepkimde haklı olduğumu söyleyip, “Her iki tarafın hatalarını eleştirenlerden biriyim” demişti o gün. Papapetru’nun samimi olduğuna inanıyorum.  Zaten sürekli duruşu bunu gösteriyor.  Ancak kapalı kapıların arkasında değil, ön tarafında herkesin duyabileceği şekilde eleştiri ve en önemlisi öz eleştiriyi en geniş yetkili kesimlerin yapması gerekiyor. Aksi halde öz eleştirinin değeri olmaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu