Hasan Hastürer

Serdar Denktaş, hem umutlu, hem iyimser…

Ne yazacağımı düşünür, listeler, en sonunda bilgisayarın karşısına geçince yazacağıma karar veririm.

Bugün için yazım, barışla ilgili olacaktı son ana kadar.

Dün kızım Seran ve iki torunum Karla ve Zara ile Lokmacı’dan güneye geçtik.

Ara bölgede dekoratif bir Kıbrıs kapısı… Üzerinde de, “KNOCK THE DOOR FOR PEACE”, barış için kapıyı çalınız, yazıyor.

Zara, kapıyı çalıp, barışın içeriden ses vermesini bekledi…

Oradan başlayıp, yazıma başlık olarak da “Barış, bir tıkla açılan kapının arkasında olsaydı…” belirlemişken, WhatsApp’tan Serdar Denktaş’ın “Mutlu yıllar” diye kısa ama maksadına hizmet eden mesajı düştü.

Çok büyük olasılıkla “Mutlu yıllar” yazıp, kalabalık bir listeye topluca iletti.

Geniş kesimlere ulaşmak zorunda olanların, tek tek mesaj yazma şansı yok.

***

Serdar Denktaş’tan mesaj gelince, karşılık mesaj yazmak yerine, telefonla aramayı tercih ettim. Hem yeni yılını kutlayım, hem de birkaç dakika sohbet edelim diye…

Telefon uzun çalmadı, her zamanki gibi isimlerimize samimiyet katarak seslendik bir birimize… Sesin rengini kavrayıp, duygusal içeriğini okumayı severim…

Karşımdakinin samimiyetini, konuşurken seçtiği kelimelerden çok, sesinin duygu renginden anlarım..

***

Serdar Denktaş’la iletişimimiz hiç bir zaman gerginlik yaşamadı.

Babası rahmetli Rauf Denktaş’tan daha hoşgörülü olduğuna inanırım. Baba Rauf Denktaş, her hangi bir konuda pozisyon alırken, önce acımasıza yakın tavır koyabilirdi. Ancak, kan davası gibi bir ısrarı olmaz, yumuşayarak iletişimi sürdürürdü.

Denktaş soyadını taşıyarak siyaset dünyamızda iz bırakan üç isim var.

Rahmetli Rauf Raif Denktaş…

Rahmetli Raif Rauf Denktaş…

…Ve, Serdar Rauf Denktaş… Daha da kısa olarak Serdar Denktaş…

Bir baba ve iki oğlu… Önemli birkaç konuda siyasi buluşmalarına rağmen üçünün siyasi farklılıkları çok kolay okunur…

Bu Denktaş ailesi açısından bir zayıflık mı?

Tam tersi zenginliktir. Belli ki aile içinde baskı yoktu.

Rahmetli Raif Rauf Denktaş, SDP’yi kurup siyaset yapmayı denediği zaman yanında aileden neredeyse yalnız annesi Aydın Denktaş vardı.

Raif Denktaş, yaşasaydı, siyasette yeni denemelerle başarılı olur muydu?

Çok zor.

Neden?

Bazıları katılır veya katılmaz… Önemli değil… Şunu ifade edeyim… Raif Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk siyaset tarihinde ilkelerinden taviz vermeyen ilk sıradaki isimdir. Bu,  çocukluktan gelen, ilkeden karaktere dönüşen, bir sonucun ürünüydü.

Bilmeyenler için yazayım. Raif Rauf  Denktaş, çocukluk ve gençlik yıllarında babasının makam arabasına binmemeye ve protokolde yer almamaya özen göstermişti.

***

Serdar Denktaş’la dün uzun olmayan ama içeriği dolu bir sohbet yaptık.

Serdar Denktaş,  arkadaşlarıyla, kurduğu, Toplumsal Adalet ve Mücadele Partisi’ni siyasi bir maceraya atılmak için kurmadı.

Siyasetin toplam kalitesizliği içinde, toplumsal bir görev anlayışıyla yola çıktığına inanıyorum.

Geçmişteki hatalarıyla ilgili anımsatmaya gereksinimi yok. Kendisi de elbette biliyor. 

Siyasi birikimine Kıbrıs Türk siyasetinin gereksinimi var.

“ Siyaset dünyasından öne çıkan isimlerle ilgili gündemi meşgul eden konuları yazmak istemiyorum. Siyasetçinin, siyasi görüş ve uygulamalarını yazmak istiyorum. Siz de siyaseti siyasi içerikli yapabilecek kapasite var. Bu nedenle geçmişin hatalarından çıkardığınız dersle çok daha başarılı ve yararlı olacağınıza inanıyorum.”

Bunları söyledim.

Serdar Denktaş da, “Anlıyorum” deyip ekledi: “ Çok nitelikli, yaş ortalaması düşük, gençlerin ağırlıkta olduğu bir kadroyla yola çıktık. Halkımızın bizi tanıdıkça bize kucak açacağından kuşkum yok. TAM parti, politikaları, görüş, düşünce ve projeleriyle, farkındalık yaratacak.”

***

KKTC’de siyasetin sorunları ciddidir. Ancak tüm suçu aktif siyaset yapanlara yıkmak en yalın tanımlamayla adaletsizliktir.

Halk ısrarla sorgulayacak, siyasetçi kıvırmadan cevap verecek.

Siyaseti ciddiye almak, siyasetçiyi de ciddiye almayı gerektirir. Ciddiye almak, alkışlamak, yüceltmek değildir.

Sormaktır. Sert, ısrarlı ve ilkesel sorular sormaktır. “Ne diyorsun?” demektir. “Bunu neden savunuyorsun?” demektir. “Bu görüşün topluma bedeli nedir?” diye ısrar etmektir. Yamuklukları değil, iddiaları didiklemektir.

***

Siyasetçiyi, siyasi görüşleriyle sorgulamak isterim. Çünkü yarınımı belirleyen, onun yürüyüşü, kılık kıyafeti değil, düşüncesidir.

Kaderimi etkileyen, mimikleri, kürsü şovu değil, politikalarıdır.

Herkes unutmadan gözünün önünde bir yere yazsın. Siyaset, kişisel kusurların gölgesinde değil, fikirlerin ışığında yapılır. O fikir ışığı söndüğünde geriye kalan, ne siyasettir, ne de umut.

***

Bugün 2026’nın ilk günü… Hayatın gerçekleri beklentilerin uzağında olduğu zaman, dilek, temennilerle bilinmez güçten medet umulur… Bizde de olduğu gibi. Yine de en güzel temennilerle yeni yılınızı kutluyorum.

ALLAH, YARDIMCIĞIMIZ OLSUN…

ALLAH, HASTALARIMIZA ŞİFA VERSİN…

ALLAH, PAHALILIKLA BAŞEDEMEYENLERİN YARDIMINA YETİŞSİN…

ALLAH, KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNÜ SAĞLASIN…

AMİN… AMİN… AMİN... AMİN…

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu