Tarihimi doğru bilmek is-ti-yo-rum!!!

Her fırsatta üstüne basa basa, “Tarihimi doğru bilmek is-ti-yo-rum!!!” derim. Demeye de devam edeceğim.
Bugün 15 Kasım 2025.
KKTC’nin ilanının 42. Kuruluş yıldönümü.
15 Kasım1967, Geçitkale – Boğaziçi çarpışmalarının da 58. Yıldönümü.
Her iki tarihin de Kıbrıs Türkünün mücadele tarihinde önemli yeri var.
Her iki tarih de, tarihimizde çok önemli iki kilometre taşıdır.
***

Dün Kıbrıs Tv’deki programıma İsmail Bozkurt, görüntülü olarak konuk oldu ve program akışına uygun şekilde yarım saat dolayında sohbet ettik.
İsmail Bozkurt hem Geçitkale – Boğaziçi çatışmalarını, hem de KKTC’nin ilanını yaşayan çok değerli bir düşünce insanımızdır.
1967 Geçitkale – Boğaziçi çatışmalarında Türkiyeli Komutan’ın yardımcısı olarak Mücahit Komutanıydı.
Rauf Denktaş’tan sonra Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal kurumlarından biri olan Kıbrıs Türk Cemaat Meclisinin başkanı oldu.
Kıbrıs Türk Federe Devleti ve KKTC’nin Kurucu Meclis üyeleri arasında yer aldı. KTFD ve KKTC Anayasa çalışmalarına aktif katkıda bulundu. TKP Genel Başkanlığı yaptı. Bakanlık görevi de üstlendi.
Geçmişten gelen bunca önemli unvanı kullanmak yerine, kişisel kapasitesiyle kendine layık görülen araştırmacı yazar, kimliği öndedir.
***

Dün akşam önce Geçitkale – Boğaziçi çatışmalarını konuştuk.
15 Kasım 1967 Geçitkale – Boğaziçi çatışmalarını, nedenlerinden önce, sonuçlarıyla sorgulayıp değerlendirmek gerekir.
Bogaziçi köyünde, karşılıklı uzlaşıyla uzun yıllar Rum asker ve polislerinin sivil kıyafet ve silahlarını gizleyerek geçtikleri yolda, Kıbrıslı Türklerin kontrolü Rum liderliğini rahatsız etti.
Orada statü değişikliği istediler.
Bir biçimde, derin olmayan iletişim gerginliği sürerken Lefkoşa’dan Bayraktarlığın ısrarlı emriyle yol Rumların, geçişine kapatıldı. Rum Silahlı Güçleri, yolun kapatılmasını bekliyordu. Girvas komutasında orantısız, üstün askeri bir güçle Geçitkale ve Boğaziçi köylerinde saldırdılar.
O saldırıda 24 Türk şehit oldu.
Sonrasına ne oldu? Grivas ve Yunan askerleri adadan uzaklaştırıldı, Türk Bölgelerinin etrafındaki Rum kuşatması esnetildi, Kıbrıs sorununa çözüm amaçlı müzakereler başlatıldı.
İsmail Bozkurt, dünkü yayında da söyledi. “ Biz o yolu kaparsak, Rum askeri gücü karşısında direnecek gücümüz olmadığını, Lefkoşa’da hem elçiye hem bayraktara bildirdik. Emir değişmedi. Yol kapatıldı. Anında kıyamet koptu.”
Yıllardır sorulur. Yolu kapatma emri, sonrasındaki gelişmelerin bir parçası olarak mı verildi?
24 kardeşimizi, bir senaryonun uğruna mı şehit verdik?
Geçitkale – Boğaziçi şehitlerini anma hep KKTC’nin ilanının gölgesinde kalır. Rahmetli anacığım Köfünyeli’ydi. ( Geçitkale). 24 şehidin içinde 18 yaşından küçük dört yeğenim vardı. Dördünden üçü kardeşti.
Çocuk yaşta şehit olmaları hüzün ağırlıklı duygusal yanımı hep canlı tutar.

***
İsmail Bozkurt’un KKTC’nin ilanıyla ilgili anlattıkları da tarihi değeri var.
Özetleyim.
Kasım 1983’e yaklaşırken BM’de Kıbrıs Türk tarafını rahatsız eden bir tutum vardı.
Rauf Denktaş, bağımsızlık ilanından bahsediyor, konu siyaset dünyasında konuşuluyordu.
15 Kasım 1963’ten bir hafta kadar önce o zaman Rauf Denktaş’ın yakın çalışma arkadaşlarından İsmet Kotak, İsmail Bozkurt’u evinde ziyaret ederek, Rauf Denktaş’ın atmaya hazırlandığı Bağımsızlık İlanı adımı için destek istedi. Bozkurt, yeni seçildiği TKP Genel Başkanı olarak parti yetkili kurullarında konuyu ele aldıktan sonra yanıt verebileceğini söyledi.
Kotak, Bozkurt’a ertesi gün TC Lefkoşa Büyükelçi İnal Batu ile görüşmesini önerdi. Bozkurt ertesi gün değil, 14 Kasım akşamı sarayda gerçekleşen meşhur yemeğin öncesinde elçiyle görüştü. Elçi’nin her şeyden haberi vardı.
İsmail Bozkurt ve arkadaşları, bağımsızlık ilanına, anayasaya, anayasal düzene dokunulmaması koşuluyla, destek verebileceklerini ifade etti. Elçi, Türkiye’nin Anayasanın garantörü olduğunu söyledi.
Rauf Denktaş, 14 Kasım akşamı sarayda milletvekillerine verdiği yemekte yeni bir kurucu meclisten ve yeni anayasadan bahsetmedi. Ertesi gün imzaya açılan bağımsızlık bildirisinde de yeni anayasa ve kurucu meclis yoktu.
KKTC’nin ilanının Meclis’te oy birliğiyle onaylanmasından sonra teşekkür için kürsüye çıkan Rauf Denktaş, “Sizleri yeni kurucu meclisin üyesi olmaya davet ediyorum” deyince niyetin gerçekleşmiş haliyle yüzleşildi. Bozkurt ve arkadaşlarına göre, bu bir tür darbeydi.

***
Kıbrıs Türk Halkı, KKTC’ye ulaşana dek, Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi, Kıbrıs Türk Yönetimi, Otonom Türk Yönetimi ve Kıbrıs Türk Federe Devletine sahip oldu. İsimleri ne olursa tümü Kıbrıs Türk Halkının kendi yönetiminin, kendi hukukunun adıydı. En son adıyla da kimse KKTC’ye karşı değildir.
Sadece KKTC’nin ilanının değil, tümünün oluşumuyla ilgili doğru tarihi bilgileri öğrenme hakkımız vardır.



