UBP, küçük ortakların kuyruğunda maşrapa olursa…

UBP – DP – YDP Koalisyon Hükümeti, seçim yasaklarına sayılı saatler kala T izni, Tabanca İzni, Noterlik, gezici büyükelçilik gibi konularda kararlar üretti.
Bırakın muhalefeti, hükümetin büyük ortağı UBP’nin içinden de tepkiler yükseldi. İstifa açılmaları oldu.
Bu tepkiler sürpriz mi? Elbette sürpriz değil. Az bile desem, yeridir.
Sonuçta alınan kararlar geriye ya da askıya alındı. Tahribatı silindi mi? Elbette silinmedi.
***
Aşağıdaki tırnak işaretinden, sonraki tırnak işaretine kadarı, az daha fazla dikkatle okuyalım.
“Ekim ayındaki cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanacak 7 kusur şiddetindeki depremin artçıları, 2026’nın en az ilk çeyreği, hatta ilk yarısında da devam edecek.
2026’nın ortalarına sağlıklı ulaşan siyasi partiler, yollarına daha dinç bir şekilde devam edecek.
***
Hükümetin büyük ortağı olduğu için gözler UBP’de ve Genel Başkanı Ünal Üstel’de.
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, siyasette sınıf atladı. Partisini tanıyor. Partideki krizleri yönetmeyi şu ana kadar biliyor. Genel Başkanlığı UBP içinde büyük ölçüde kabul gördü. 2026’yı kazasız belasız atlatırsa, sağlığı izin verdiği süre genel başkan, dahası UBP lideri koltuğunda kalabilecek.
Bu tespitlerim Ünal Üstel’in kusursuzluğu ya da az kusurlu olduğu üzerine inşa edilmiş değil.
UBP kendine özgü bir partidir. Hükümette olma sevgisi en yukarıdan en aşağıya kadar vardır. Herkesin bir beklentisi var. UBP Genel Başkanı’nın partiyi, eğer hükümetteyse hükümeti ve de tüm beklentileri idare etmeyi becermesi gerekir.
***
Küçük partilerle koalisyon kurduğu zaman her zaman, UBP’nin başı ağrımıştır. Şimdi de başı ağrıyor…
Hükümet davulu Ünal Üstel’in boynunda. Elinde de bir tokmak var. Ancak birer tokmak da iki koalisyon ortağının elinde bulunuyor. Küçük ortakların davulun sağlam kalması konusunda çok da gailesi yok.
Parlamentodaki sayısal azlıklarına karşılık, parti içi sorunları, hükümete yolun başındaki sayısal desteklerini olumsuz etkiliyor.
Elbette, koalisyon ortağı olmak, üç partinin yüzde yüz ortak siyasi çizgi izlemesini zorunlu kılmaz. Ancak, UBP- DP-YDP Koalisyonu oluşurken, imza atılan protokole ve hükümet programında kabul edilenlere, uyum gösterilmesi siyasi bir zorunluluktur.
Koalisyon ortaklığı Bremen Mızıkacıları topluluğu değildir.
Kimse ya da hiçbir siyasi parti, bir diğerinin kuyruğunda maşrapa olmamalıdır.
Koalisyonun küçük ortakları UBP’nin kuyruğunda maşrapa olmasın da, koca UBP küçük ortakların kuyruğunda maşrapa hiç olmasın.
***
Herkes şunu bir kenara not etsin.
Son beş yılda köprülerin altından çok su geçti.
Bir şey söyleyeyim mi?
Beş yıl öncesinin, parti için sadakat ya da talimat ve itaat anlayışı artık yok. Parti içinde kimse hazır ola geçip talimat kabul etmiyor ve de bir süre sonra huzura çıkıp, hazır ola geçerek tekmil vermiyor.”
***
İki tırnak arasındaki bölüm tam da bugünü anlatıyor değil mi?
Küçük ortaklar büyük ortak UBP’nin başına, ilk günden başlayarak dert oldu. Yukarıda alıntılarım 8 Nisan 2025 tarihli, “Depreme dayanıklı siyaset” başlıklı yazımdan.
Seçime beş kala, alınıp, uygulamaya sokulan kararların, götürüsü getirinden fazla olur.
Bu durum DP ve YDP’nin çok umurunda değildir. Çünkü aldıkları paylaşım payları, sayısal ortaklık paylarından fazladır.
UBP, bunu bildiği için aylar önce, TC yetkilileri önünde, küçük ortaklardan gelen “seçim motivasyonu için 500’er istihdam” talebini kabul etmedi.
Sonunda olan oldu. Yanlış hesap Bağdat’tan döner misali alınan kararlar, diplomatik bir dille geri alındı.
İyi de yapıldı…



