Uluslararası mücadele, uluslararası platformda olur…

Kuzey Kıbrıs’ta hayatın her alanında toplam kalite neredeyse yerlerde sürünür. Sorumlu konumda olup da toplumcu düşünen insan sayısı, saymaya kalksanız sayılacak kadar azdır.
Toplumcu düşünmeyen, insanları öngörüyle toplumsal rota çizmesi de zor hatta imkansızdır.
Hiç kuşkusuz, en çok temiz toplum, nitelikli demokrasi ve Kıbrıs sorunuyla ilgili yazılar yazdım. Mülkiyet konusuna da 20 hatta 30 yıldan beri duyarlılık gösteriyorum.
Bir gazeteci olarak gösterdiğim duyarlılığı siyasiler göstermedi. Hatta çok önemli statüde olanlardan mülkiyet konusunda sınavı geçecek düzeyde bilgi sahibi olanlar yok gibidir.
Güncel yazacak konu çooook. Ama dünden bugüne uyuyanlar için 7 Ekim 2005’teki “Uluslararası mücadele uluslararası platformda olur” başlıklı yazımı yayımlıyorum.
***
“Eğer bir mücadele veriyorsanız öncelikle insan kaynaklarınızı iyi bileceksiniz. Uluslararası bir mücadele veriyorsanız insan kaynaklarınızı dünya genelinde derleyip toparlayacaksınız. Uluslararası platformda mücadele edecek elemanlarınızın o nitelikte ve o platforma uygun olması koşuldur.
Bir de yerel anlayışla dünya ölçekli bir mücadele veremezsiniz. Bu işler artık profesyonelleşmiştir.
Rum tarafının lobicilik çalışmaları için yıllık harcamasının 13 milyon sterlin olduğunu duyduğum zaman şaşmadım.
Kıbrıs Rum tarafının Kuzeyde mülk edinen yabancılara karşı başlattığı hukuk savaşı beş binin üzerinde yabancıyı Kıbrıs sorununda Kıbrıs Türk tarafının yanında aktif bir duruşa getirdi.
***
Eupro Ltd., İngiltere’de kayıtlı bir şirket. Ancak bu şirketin kuruluş nedeni ticaret değil. Eupro, ağırlıkla mülkiyet konusunda Rumlara karşı yasal yardıma gereksinim duyan yabancılar için kuruldu. Lobicilik ve hukuk savaşı konusuna öncelik veren Eupro, özellikle Londra’da kısa sürede iyi mesafeler aldı.
Avukat Donald Crowford, Eupro’nun başkanı. Gültaç Özsan ise direktörlerinden.
Dün (6 Ekim 2005) öğle saatlerinde Girne Colony Hotel’de yaklaşık bir buçuk saat sohbet ettik. Çalışmalarıyla ilgili bilgi verip görüş alış verişinde bulunmak istediler. Oldukça yararlı bir sohbet yaptık.
Konuştuğum insanların en önemli farkı profesyonel çalışmayı tercih edip, ciddi kuruluşlarla işbirliğiyle konuların üzerine gitmeleri.
Londra ulaşım ağında Kuzey Kıbrıs’ın turizm amaçlı tanıtımın ilanlarının yasaklanmasına karşı kazanılan hukuk savaşının perde gerisindeki en önemli ekibinin konuştuğum insanlar ve arkadaşları olduğunu duymuştum.
***
KKTC’nin yurt dışı temsilciliklerinde görev yapanların verimlilik yerine verimsizlikleri hep konuşulur. Dün de konuştuk. Yurt dışı görevler yıllarca akıl almaz bir rahatlıkla istismar edildi. Bu görevlerde bulunanların çok azı aldığı parayı hak etti.
ŞİDDALAMA, dürtükleme yoksa pek çoğu kılını bile oynatmadan maaş çekip keyfine baktı.
Donald Crowford ile Gültaç Özsan’ın anlattıkları da bu yöndeki bilgileri besledi.
***
Londra’da reklam yasağına karşı kazanılan davanın en doğru yanlarından biri ciddi bir hukuk bürosu ile çalışılmasıdır. Eupro bu konuda doğru rotaya ciddi anlamda katkı koydu.
Anlattılar. Addleshow Goddard isimli çok ünlü hukuk bürosunun kapısı çalındı. Olay anlatıldı, ilk tepki netti. “Bu dava kazanılır.” Ve sonuçta kazanıldı.
Aynı hukuk bürosuna Kuzey Kıbrıs’ta kamp ve hazırlık maçı yapmak isteyen bir İngiliz Futbol Takımına FİFA tarafından yapılan engelleme de götürüldü. Tıpkı reklam davasında olduğu “BU DAVA KAZANILIR” yanıtı alındı.
Kıbrıs sorununun çözümü için çabalar sürerken her türlü ambargoya karşı da adam gibi mücadele edilecek. Bunun başka yolu yok. Ama bu mücadele profesyonelce verilecek.
Eupro yetkilileri, “Biz bu işleri yaparken kimseden para istemiyoruz” dedikten sonra ekliyorlar, “Gerek lobicilik gerekse hukuk savaşı için yerinde kullanılmak koşuluyla parasal kaynak da şarttır.”
***
Donald Crowford deneyimli bir hukukçu ve aynı zamanda İngiltere Parlamentosunda kulis olanaklarına sahip.
Sohbetin sonuna doğru altına imzamı koyabileceğim şunları söylüyor:
“Uluslararası mücadele, uluslararası platformda verilir. Hukuki anlamda düşman neredeyse siz de orada olacaksınız. Aynı anda tüm alanlarda savaşmanız mümkün değil. Etkili, anahtar savaş alanı olanı seçip orada başarıyı hedefleyeceksiniz. Londra anahtar savaş alanıdır. Londra’da kazanılacak hukuk savaşının sonucu öteki yerlerde de kazanım getirir.”



