Hasan Hastürer

Yedi Kocalı Eleni…

Kıbrıs meselesini anlamak için bazen resmi belgeler yetmez. Bazen bir benzerlik ilişkisiyle, metafor, kalın kitapların anlatamadığını bir çırpıda anlatır.

Kıbrıs Rum toplumu, yıllarca adaya tek başına sahip olma ve ENOSİS hayaliyle adayı Yunanistan’a bağlama idealini benimsedi. Bu idealin en karizmatik, en güçlü sesi ise Başpiskopos ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Makarios oldu. Makarios, yalnızca bir din adamı değil, aynı zamanda Elenizmin Kıbrıs’taki siyasi sembolüydü.

   Kitleleri peşinden sürükleyen bir liderdi. Ancak karizma, jeopolitiğin sert gerçeklerini değiştirmeye yetmedi.

   Elenizmin ana adresi Yunanistan’dı. Güven oradaydı. Dayanak orasıydı. Ama tarih, duygularla değil güç dengeleriyle yazılır. 1974’e gelindiğinde, Kıbrıslı Rumların “anavatan” diye gördüğü Yunanistan, kendi iç krizleriyle boğuşurken Makarios’a karşı darbenin ana unsuru oldu..

   20 Temmuz 1974’te Türkiye’nin askeri müdahalesiyle, Barış Harekatıyla, ada fiilen ikiye bölünüp, iki bölgeli iki toplumlu yapı oluşurken, Rum toplumunun güvenlik algısı kökten sarsıldı.

***

O gün şu gerçek çok net bir şekilde anlaşıldı…

   Yunanistan, Kıbrıs için savaşacak bir güvenlik şemsiyesi değildi.

   Güvenlik boşluğu korku üretir. Korku ise yeni arayışlar doğurur.

   Rum toplumu, ya da Rum liderliği bu boşluğu doldurmak için yeni ilişkiler kurdu. Avrupa Birliği’ne yaslandı. ABD ile ilişkileri geliştirdi. İsrail’le savunma iş birliklerine yöneldi. Fransa’yla askeri anlaşmalar yaptı. İngiliz üsleri zaten adadaydı. Her biri “güvenlik”, “enerji”, “istikrar” başlığı altında “EVE” davet edildi.

Ama her davetli, EVİN kapısından içeri masum niyetle girmedi.. Her gelen, kendi menfaatini, önceledi.

***

İşte bu noktada metafor devreye giriyor.

   Kıbrıs Rum toplumu, güvenlik arayışı içinde eve giren her aktörle yeni bir ilişki kurdu. Her biri, bir anlamda Eleni’nin kocası oldu. Avrupa Birliği ayrı bir koca, ABD ayrı bir koca, İsrail başka bir koca, Fransa başka bir koca… Hepsi “seni koruyacağım” dedi. Ama her biri masaya kendi çıkar dosyasıyla oturdu.

   Sonuç?

   Yedi kocalı Eleni.

   Kocalar kendi çıkarlarına göre hareket ederken, Eleni’nin başına yeni dertler açtılar. Doğu Akdeniz enerji denklemi gerildi. Ada askeri rekabet alanına dönüştü. Turizm kırılganlaştı. Bölgesel gerilimlerde Güney Kıbrıs hedef konumuna geldi. Güvenlik arayışı, risk üretmeye başladı.

***

“Çok eşlilik” bazılarına göre cazip görünebilir.

Ama “çok eşli” evlilikte huzur, zor bulunur.

Çünkü herkes aynı anda evin reisi olmak ister.

   Oysa Kıbrıs’ın gerçeği şudur: Bu ada öncelikle Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum Halkınındır. Coğrafya değişmez. Komşuluk değişmez. Tarih değişmez.

   Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türklerle kader birliği yapmadıkları sürece, yedi koca değil yetmiş yedi koca da eve girse başları dertten kurtulmayacak. Çünkü dış aktörler gelir, çıkarı bittiğinde gider. Ama bu adada yaşayanlar gitmez.

***

Stratejik konum, nimettir ama aynı zamanda yüktür. Doğu Akdeniz’in ortasında duran Kıbrıs, küresel güçlerin iştahını kabartır. Bu iştahı dengelemenin yolu dışarıdan koruyucu aramak değil, içeride denge kurmaktır.

   Kıbrıs’ta dört temel aktör var: Kıbrıslı Türkler, Türkiye, Kıbrıslı Rumlar ve Yunanistan.

   Eğer bu dört unsur ortak akılla hareket edebilirse, ada kriz üretim merkezi olmaktan çıkar; iş birliği merkezine dönüşür. Enerji rekabet değil, ortak kazanç aracı olur. Güvenlik, dış askeri yığınaklarla değil, karşılıklı güvenle sağlanır.

   Aksi halde özellikle Rum toplumu hep savrulan taraf olmaya devam eder. Çünkü büyük güçlerin satranç tahtasında piyon olmak kolaydır; ama oyun kurucu olmak zordur.

   Eleni artık karar vermeli.

   Yedi kocalı, çok eşli, herkesin ayrı telden çaldığı bir evlilik mi?

   Yoksa tek eşli, kader birliği yapılmış, karşılıklı güvene dayalı bir ortaklık mı?

Bu sorunun cevabı sadece Rum toplumunu değil, adanın tamamını ilgilendiriyor.

Çünkü Kıbrıs’ta huzur, ya birlikte kurulacak…

Ya da hiç kurulamayacak.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu