Aziz KARAAZİZ

Ekonomimizdeki İnsan Modelini Revize Etmeliyiz

 

İnsan olmadan ekonomi de olmaz.
İnsanların ihtiyaçları, eylemleri ve kararları ekonominin özüdür.
Temel bir iktisadi yaklaşımdır.
Bu olmadan ekonomi yürümez.
Ülkemizin en temel sıkıntısı da işte tam bu noktadadır.
Ekonomiyi dayandırdığımız insan modelinde sürekli aksamalar ve sıkıntılar yaşanmakta.
Çocukluğumun geçtiği 80’li yılları hala çok net hatırlamaktayım.
O yıllarda Girne çarşıda yaz tatillerinde çalıştığım için o dönem eksiksiz bir şekilde hala hafızamdadır.
Türkiye’de 80 darbesi sonrasında yaşanan ithalat yasağı ve bunun ülkemize en temel yansıması olan bavul ticareti çok müthiş bir dönemdi.
Ülkemize gelen turistler buldukları her türlü ithal ürünü almakta ve ülkelerine götürmekteydi.
Bu durum o kadar ileri gitti ki sırf bunu yapan kişiler türedi.
Yanlarında getirdikleri devasa bavulları doldurup Türkiye’ye götürmekteydi. Kıbrıs’ta gelen yolcu beraberi mallara kısıtlama olmadığı için de çok büyük hacimli bir ticaret yolu oluşmuştu.
Derken Özal dönemi başladı. İthal ürünler Türkiye’ye girmeye başlayınca işler tersine dönüverdi.
Önce durakladı, sonra azaldı ve en sonunda tükendi.
Bir model de böylece tarih oldu.
Sonrasında askerin çarşıya çıkması ile bir süre idare edildi.
Ne zaman ki hafta sonu asker çarşı iznine çıkıyordu, esnafın da yüzü gülmekteydi.
En azından işletmelerin ayakta kalmasını sağladı.
Bu devam ederken öğrenciler gelmeye başladı.
Açılan üniversiteler sayesinde ülkeye yeniden insanlar gelmeye başladı.
Çeşitli yeni sektörler oluştu.
Ekonomi öğrenciler üzerinden yeniden ayağa kalktı.
Ama bunun da bitmesi için elimizden geleni yaptık ve günü sonunda başarılı olduk.
Sonra bir ara casinolu otellere gelen turistler hareket kattılar.
Otellerin çalışanları da ekonomik hareketlenmeye önemli destek oldu.
Ama her ikisi de kısıtlı ve dar bir sektörel alanda sıkışıp kaldılar.
Emlak sektörünün hareketlenmesi ile yabacılar ülkemizde ikamet etmeye başlayınca onlar ekonomimizin yeni insan modeli oldular.
Ama hepinizin malumu olduğu üzere o işi de kuruttuk.
Sonuç olarak piyasa devletten düzenli maaş alan kamu görevlilerine, yani memurlara kaldı.
Ama orda da durum ortada.
Bir gün aniden maaş ödeyemez duruma gelebiliriz.
Peki ama ne yapmalıyız..?
Ekonomimizi hangi insan modeli üzerine yaslamalıyız.
Bu sorunun yanıtını hepimiz çok iyi bilmekteyiz.
Turizm bu ülkenin tek kurtuluş yoludur.
Ama doğru modeller ve bilinçli hareketler çerçevesinde.
Halen tek model olan casinolu otellerin ekonomiye katkısı elbette yadsınamaz.
Ama tek başına yeterli olmuyor.
Bizim mevcudun yanında daha başka modellere de ihtiyacımız var.
Özellikle de 3 veya 4 yıldızlı otellerin de devreye konulması şart.
Bu otellere gelecek turistler sayesinde çarşı canlanır, piyasa hareketlenir ve ekonomi de ayağa kalkar.
Çarşıya çıkacak ve para harcayacak turiste de ihtiyacımız var.
Casinolu oteller ve her şey dahil modeli devam etsin.
Bir zararı yok.
Ama onun yanına oda kahvaltı şeklinde daha küçük otellerin de yer aldığı modeli hayata geçirmeliyiz.
Ekonomimizi ayakta tutacak yegane insan modeli turistlerdir.
Kapasitemizin yüksek olduğu bu alanda atacağımız adımları attığımızda artık çok daha güzel işleri konuşmaya başlayabiliriz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu