Gündemde Kalma Çabası mı?

Bir süre önce “Benim neden burada olduğumu biliyor musunuz?” mealinde sözler sarf eden Tahsin Ertuğruloğlu, son günlerde de Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yönelik kullandığı ifadelerle yeniden gündeme gelmeye çalışıyor gibi görünüyor.
Oysa ortada göz ardı edilemeyecek bir gerçek vardır. Sayın Tufan Erhürman, halkın iradesiyle ve seçmenin ezici çoğunluğunun oylarıyla Cumhurbaşkanlığı makamına gelmiştir. Demokratik sistemlerde bu durum yalnızca bir seçim zaferi değil, aynı zamanda halk adına konuşma ve temsil yetkisinin de kaynağıdır.
Tahsin Ertuğruloğlu ise bulunduğu makamda halkın doğrudan oyuyla yer almamaktadır. Kendisi seçilmiş değil, atanmış bir siyasi figürdür. Dolayısıyla temsil ettiği siyasi çizginin, Kıbrıs Türk halkı tarafından sandıkta onaylanmış bir politika olduğunu söylemek mümkün değildir.
Bu nedenle Ertuğruloğlu’nun, halkın oylarıyla göreve gelmiş bir Cumhurbaşkanına karşı sürekli olarak sert ve yakışıksız bir üslup benimsemesi dikkat çekicidir. Üstelik bu tavrın siyasi bir içerikten çok kişisel polemik üretmeye yönelik olduğu izlenimi de giderek güçlenmektedir.
Demokrasilerde eleştiri elbette meşrudur. Ancak eleştirinin de bir ağırlığı, bir zemini ve bir amacı olmalıdır. Eğer amaç ülkenin meselelerine katkı koymak değil de sürekli tartışma yaratarak gündemde kalmaksa, bunun ne devlete ne de topluma bir faydası vardır.
Bugün gelinen noktada Kıbrıs Türk halkının iradesi ortadadır. Halk kimi temsil makamına layık gördüğünü açıkça göstermiştir. Bu iradeye saygı duymak, demokratik kültürün en temel gereğidir. Aksi yöndeki her tavır ise siyasete katkı sunmaktan çok, gereksiz kutuplaşmaları beslemekten başka bir sonuç üretmeyecektir.

