Hasan HastürerYazarlar

Gün gele geç kalınmışlık hissi yaşanmaması için…

Kıbrıs’ta, Türkiye’de, dahası dünyanın değişik köşelerinden, seçilmiş yaklaşık bin kişiye her sabah WhatsApp üzerinden yazılarımı gönderirim.

   Listemde olanlar, en ciddi anket çalışması yapanlardan çok daha sağlıklı veri almama yeter. 1000 kişilik listemde iş dünyasından sendikacılara, yargının en önemli görev noktalarından, siyasetin zirvesine, işçiden, köylüye, askere, sanat ve spor dünyasına kadar tüm kesimlerden isimler var.

Yazılarımı gönderme saatim, altı buçuk, yedi dolayındadır.

Yazılarıma çok hızlı dönüşümler alırım. Dönüşümler ağırlıkla mesaj olarak gelir.

***

   Telefon trafiğim yüzde seksen Serden Hoca ile başlar. Önce yazımı yorumlar, sonra da gündeme yönelik görüşlerini anlatır.

   Meslek olarak emlakçıdır. Kıbrıs konusunda mülkiyet konusunu Türk, Rum en iyi bilen birkaç isimden biridir. Rauf Denktaş zamanından başlayarak mülkiyet konusunda deneyim ve bilgi biriktirdi. Derviş Eroğlu dönemi ise müzakere heyetinde mülkiyet konusunda katkı koyucu görüşleri nedeniyle, BM çevrelerinde de dikkat çekti.

Genel Kültürü de fark edilecek kadar seviyelidir. İç politikayı da sever.

   Kudret Özersay’la yol arkadaşlığı bilinenden daha yüksek düzeydedir. Ya da daha yüksek düzeyDEYDİ.

   Dörtlü koalisyonun bozulması ve UBP – HP koalisyonun kurulmasında kulislerin önemli isimlerindendi.

   Ersin Tatar Başbakan olurken Kudret Özersay da UBP ve HP’nin ortak Cumhurbaşkanı adayı olacaktı.

   Ersin Tatar başbakan oldu ama, Tatar uzlaşıyı UBP’ye kabul ettiremeyince projenin Kudret Özersay ayağı olmadı.

                                                                       ***

   Tatar, başbakanlıktan sonra, ayak sürüyerek aday olduğu Cumhurbaşkanlığını da kazandı. Bir buçuk sene içinde, hem UBP Genel Başkanı, hem Başbakan hem de Cumhurbaşkanı oldu.

   Tabii toplam altı buçuk senede de geri vitesle hepsi mazide kaldı.

   Kudret Özersay belki affetti ama Serden Hoca, hiç affetmedi.

Tatar’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin hemen sonrasında sosyal medyada “hücuma geçti”, zaman zaman mola verir gibi olsa da, beş yıl sürdürdü.

Tatar da Serden Hoca’nın saldırgan tutumuna karşı, bana pek çok kez öfkeyle öz olarak, “Benim çocukluk yıllarımdan mahalle arkadaşım. Ben ona matematik, o bana başka şeyler öğretti. Bu yaptıkları adamlığa sığmaz” dedi.

Kısaca Serden Hoca, oldukça renkli, siyasi deneyimi, kültürel seviyesi çok yüksek bir insan kaynağımızdır.

***

Üç gün önceki yazımdaki şu bölüm Serden Hoca’nın çok hoşuna gitti.

Kıbrıs Türk tarafının, gücü, Hidrokarbon yataklarındaki haklarını korumaya YETMEZ.

   Ancak Türkiye ile birlikte yeter de artar bile.

   En başta Hrsitodulidis, olmak üzere, Rum tarafındaki siyasi iktidarı elinde tutanlar kulaklarını iyice açarak dinlesinler.

   Boş verin, kitabı defteri… Dünyada ihtilaflı yerlerde enerji kaynaklarının çıkarılmasını engellemek tasvip edilmez ama hakkı olduğuna inanan bir diğer tarafın aynı rezerve bir miktar uzaktan ulaşmasına da bir biçimde onay verilir.

Örneği 100 ile 130 milyar metreküp, rezerv olduğu tahmin olunan Afrodit Parselinde, Kıbrıs Türk tarafı adına da çalışma yapılacaktır. Türkiye, çalışmalara engel olmayacak ama Türk tarafının çalışmalarına engeli SAVAŞ NEDENİ OLARAK GÖRECEKTİR.

   YA HİDRO KARBON YATAKLARI BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLECEK YA DA KIBRIS TÜRK TARAFI, OTURUP, PAYININ VERİLMESİ YERİNE PAYINI, HAKKINI KENDİ YER YÜZÜNE ÇIKARACAKTIR.

Türkiye ile KKTC arasındaki görüşme ve anlaşmalar ortak girişimi bütün yönleriyle kapsamaktadır.

Karpaz bölgesi, bu bağlamda en kritik geçiş güzergahlarından biri olacaktır.”

***

Serden Hoca, benim ortaya koyduğum yaklaşımın en az on yıl önce de masada olduğunu belirtip, şunları ekledi:.

   “Çözümü beklemeden gazı birlikte çıkaralım. Bu güven artıcı önlemlerin en iyisi olur. Rumların tek başına gazı çıkarıp, Mısır’da sıvılaştırıp, değerlendirmesi hem siyasal hem ekonomik akıldan yoksundur. Rumlar ısrarcı olursa, senin yazdığın gibi Türk tarafı bu yataklardan payını kendi kazılarıyla alacak. Türk tarafı, saldırgan olmayacak ama kendi hakkının gaspını da oturup seyretmeyecek.”

Serden Hoca benimle, ben de onunla hemfikirim.

   BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Holgin geldiği zaman bu konu ciddi ciddi mutlaka masada olmalıdır. Gün gele,  geç kalınmışlık hissi yaşanmaması için.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu