Guterres Neden Geliyor..?

Son günlerin en popular sorusu bu.
Birbirimize sorup duruyoruz.
Ümit ettiklerimizle bağlı yanıtlarımız mevcut.
Kimimize göre boşuna, kimimize göreyse yeni bir süreç başlatmaya geliyor.
Bu konuda en son görüş belirten Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis oldu.
Hristodulidis, “Amaç genişletilmiş konferansta müzakerelerin yeniden başlayacağının duyurulması” dedi ve ağustos ayı sonu eylül başı genişletilimiş konferansın yapılmasının hedeflediğini, orda da müzakerelerin yeniden başlayacağının duyurulması için çaba göstereceklerini ekledi.
Bu söylemi hızlı bir analiz ettiğimizde aslında Guterres’in yeni bir şey getirmiyor olduğunu anlarız.
Hatta Guterres eskiye dönüşü sağlamak adına geliyor bile diyebiliriz.
Hepimizin malumu olduğu üzere genişletilmiş konferans, ya da diğer adıyla 5+1 konferansı zaten hali hazırda iki kere toplanmıştı.
Hem de Genel Sekreter’in Kıbrıs’a gelmesine gerek kalmadan olmuştu bu.
Ama bu sefer nedense genişletilmiş konferans aşamasına gelebilmemiz için Genel Sekreter’in Kıbrıs’a gelmesine ihtiyaç duyulmakta.
Guterres’in Kıbrıs ziyaretinin aslında tarafları, daha çok da Kıbrıs Türk tarafını, genişletilmiş konferansa katılım konusunda ikna etme amaçlı.
Bu noktada Cumhurbaşkanı Erhürman’ın önceki söylemlerinde ısrarlı olduğunu anlamaktayız.
Hepimizin de çok iyi hatırlayacağı üzere Cumhurbaşkanı Erhürman genişletilmiş konferansa ilerleme sağlamak için gitmekten yana olmadığını, bunun Kıbrıs’ta da görüşülebilecek bir konu olduğunu söylemişti.
İşte şimdi bu oluyor ve tarafların genişletilmiş konferansa gitmesini sağlayacak ilerlemeyi Kıbrıs’ta sağlamak üzere Guterres geliyor.
Muhakkak ki dersine çalışmış bir şekilde gelecektir.
Farklı yaklaşımlara ait hareket planlarını da beraberinde getirecektir.
Bu hareket planları arasında “baskı” içeren bir model olduğunu düşünmüyorum.
Çünkü her iki taraf da baskı içeren formüllere geçit vermeyecektir.
Zaten BM’nin böylesi bir tutum sergileyecek gücü ve etkinliği de kalmamıştır.
Guterres tamamen ikna üzerine kurulu bir strateji izleyecek ve taraflara bunun için farklı teklifler sunacaktır.
Tam anlamıyla bir “al-ver” olmasa da tarafların ellerindekini değiştirerek farklı pozisyonlar oluşturmayı deneyecektir.
Bu yöntemin başarı getirip getirmeyeceğini söylemek mümkün değil.
Çünkü Guterres’in elinde nelerin olduğunu ve taraflara neleri sunacağını çok net bilmiyoruz.
Sadece bazı basın organlarına çıkan ve taraflarca yalanlanan planlar dışında bir veriye sahip değiliz.
Ancak şunu da biliyoruz ki, BM Genel Sekreteri de olsa Guterres’in bu konuda çok fazla hareket şansı yok.
Bunu o da biliyor.
Ama yine de deneyecek.
Çünkü belli ki kendisine bu konuda “hareket” komutu veren güçlü bir etkiye sahip.
O etkinin sürüklediği Guterres haftaya aramızda olacak…
Merakla bekliyoruz…


