Üstel:Kıbrıs Türk halkının devleti, toprağı ve egemenliği pazarlık konusu değildir

Başbakan Ünal Üstel, son günlerde Rum basınında yer alan ve Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs konusunda yeni bir çözüm modeli üzerinde çalıştığı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı.
Başbakan Ünal Üstel’in açıklaması şöyle:
“Son günlerde Rum basınında yer alan ve Birleşmiş Milletler’in yeni bir çözüm modeli üzerinde çalıştığı yönündeki haberleri dikkatle takip ediyoruz.
Öncelikle ifade etmek isterim ki, doğruluğu teyit edilmemiş iddialar üzerinden kesin değerlendirmeler yapmayı doğru bulmuyoruz. Ancak ortaya atılan bazı senaryoların Kıbrıs Türk Halkının egemenliği, güvenliği ve geleceği açısından ciddi soru işaretleri yarattığı da açıktır.
Kıbrıs Türk Halkı, 1960 Cumhuriyeti’nin eşit kurucu ortağı olmasına rağmen silah zoruyla devlet yönetiminden dışlanmış, yıllarca izolasyonlar altında varoluş mücadelesi vermiştir. Bugün sahip olduğumuz devletimiz, özgürlüğümüz ve güvenliğimiz büyük fedakarlıklarla kazanılmıştır.
Bu nedenle herhangi bir çözüm modeli adı altında toprak tavizi verilmesi, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün ortadan kaldırılması veya Kıbrıs Türk Halkının egemen eşitliğini zayıflatacak herhangi bir düzenleme bizim açımızdan asla kabul edilemez.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin pozisyonu nettir. Egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki iki devletli çözüm vizyonu siyasi bir tercihten öte, bir Türk tarafı tezidir ve bir devlet politikasıdır. Bu politika Türkiye Cumhuriyeti ile tam uyum içerisinde yürütülmekte, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türkiye Büyük Millet Meclisi, KKTC Cumhuriyet Meclisi ve Türkiye Milli Güvenlik Kurulu kararlarıyla da desteklenmektedir.
Bu çerçevede Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik temelinden geri adım atması söz konusu değildir.
Kıbrıs meselesinde dünyaya bir kez daha açık çağrımız şudur: Adada iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet gerçeği vardır. Kıbrıs Türk Halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü kabul edilmeden ortaya konulacak hiçbir model kalıcı, adil ve sürdürülebilir olmayacaktır.
Mülkiyet meselesinin çözümü de toprak tavizleriyle değil, uluslararası hukuk çerçevesinde takas, tazminat ve mevcut kullanıcıların haklarını koruyan mekanizmalarla mümkündür.
Bizim önceliğimiz yeni tavizler vermek değil; devletimizi güçlendirmek, halkımızın refahını artırmak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni uluslararası alanda hak ettiği konuma taşımaktır.
Devletimizden, toprağımızdan, egemenliğimizden ve Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmemiz beklenmemelidir.
Kıbrıs Türk Halkının haklarını, çıkarlarını ve geleceğini kararlılıkla korumaya devam edeceğiz.”




