Eşeklerden sonra basına da saldırdılar, sırada ne var..?

Burada kastedilen kişiler değil zihniyet olacaktır, en baştan peşin peşin belirteyim.
Ülkemizde bir süreden beridir etkisini göstermeye başlayan “şiddet” giderek artıyor.
Sokak kavgaları, adam yaralamalar benzer vakalar sıradan polisiye olaylar haline gelirken, gittikçe başkalaşan ve yükselen bir şiddet dalgası yaşıyoruz.
Karpaz’da eşeklerin vurularak katledilmesinden sonra yakalanan zanlılardan basına gelen “sizi de vururum” sözleri işte bu zihniyetin bir ürünüdür.
Kurtulmamız gereken şey de budur.
Nasıl ve şekilde geliştiğini bilmediğimiz ve bu saatten sonra çok da bir önemi kalmamış olan bu şiddetin önüne geçmek için zaman kaybetmemeliyiz.
Son olayda hedefte basının olması elbette işin biraz daha fazla tepki görmesine neden olmuştur ve elbette de bu tepki haklıdır.
Hatta az biledir.
Toplumsal bir yozlaşma ile karşı karşıya kaldığımız bu günlerde hala suçu başkalarında arayan, hatta sorunun “ithal” olduğunu iddia edip bunun üzerinden politika üretip siyaset yapmak isteyenler de mutlaka olacaktır.
Hepimiz aklımızı başımıza alalım, gidişat iyi değil.
Olayları sadece kişilerin üzerine yığıp onlara ceza vermekle bu işi çözemeyiz.
Konunun hem sosyal hem de psikolojik açılardan uzmanlar tarafından iyi analiz edilmesi gerekmektedir.
Bu konuda sıradan insanların susması, sadece uzmanların konuşması lazımdır.
Yoksa tam bir kaos ortamına ulaşır, sonra da geri dönülmez bir hale geliriz.
Ülkemizde hızla tırmanan bir şiddet eğilimi olduğunu kabul etmekle işe başlamalıyız.
Daha önceki gün “turist tetikçi” başlıklarının manşetleri doldurduğu bir ülkede bugün başımıza gelenler tesadüf değildir.
Ve ne yazık ki henüz daha en kötüyü görmedik.
Böyle giderse daha da kötü olacak, vahim olaylar yaşanacaktır.
Suç çeşitlerinin geliştiği bir ortamdayız ve buna karşı önlemler almalıyız. Bunun için de polisimizi takviye etmeli, yeni suç çeşitlerine yönelik branşlaşma, uzmanlaşma yoluna gitmeliyiz.
Bugünden itibaren her şeyi bir kenara bırakıp bu konuyu ele almalıyız.
Yukarıda da belirttiğim gibi, sıradan insanların sıradan konuşmalarını susturmalı, gürültü kirliliğini giderdikten sonra sözü uzmanlara bırakmalıyız.
Bakalım onlar neler söyleyecek, bizlere nasıl bir çıkış yolu çizecekler..?