Akaryakıtta kaçak mı var? (2)

Son yazımda sizlere Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Müsteşarı Şahap Aşıkoğlu’nun akaryakıt denetimi ile ilgili yeni uygulamaya girecek sistem sayesinde, devletin akaryakıt gelirlerinde beklenen, yüzde 28 ile 35 artış açıklamasının, ülkedeki 400 milyon litrenin üzerindeki yıllık akaryakıt ithal boyutu düşünüldüğünde, bende yarattığıendişe ve düşünceleri paylaşmıştım.
Akaryakıtın, hayatımız ve ekonominin içindeki payı ve önemi, herkesin malumu. Bu önem durumu sadece bizim değil, dünya genelindeki ülkelerde de böyle. Bu sebepten ötürü, birçok gelişmiş ülkede, akaryakıt kaçağı, vergilendirmesi ve fiyatlandırması üzerine ayrı bir hassasiyet gösterildiğini söyleyebiliriz.
Kısa bir araştırma yaptığınızda, bizi de ilgilendirmesi açısından, yakın coğrafyamız olan Orta Doğu’nun, kara ve açık denizde yapılan akaryakıt kaçakçılığında dünyanın merkezi olduğu üzerine, birçok bilgiye ulaşmak mümkün.
Boyutu kimi zaman büyük, kimi zaman ise küçük ama sıklıkla olabiliyor.
Örneğin Türkiye, bu tür, küçük ama sık boyutta yapılan, ancak birleşip, yıla yayıldığında büyük boyutlara ulaşan kaçakçılığın önünü tıkamak için özel yasalar çıkarmış. Türkiye’ye, kaçak yakıtın, geçmiş dönemlerde, Orta Doğu üzerinden, yaygın olarak lojistik şirketlerinin Tırlarına eklenen ek yakıt depoları vasıtası olduğu tespit edilmiş ve buna önlem olarak gümrük mevzuatında, Türkiye’ye yasal olarak sokulabilecek yakıt ile ilgili, aşağıdaki yasal düzenlemeye gidilmiş;
‘Gümrük vergilerinden muaf olarak ithal edilecek yakıt
MADDE 96- (1) Motorlu ticari araçların ve özel konteynerlerin standart depolarında mevcut bulunan ve gümrük vergilerinden muaf olarak ithal edilecek yakıt miktarı;
- a) TIR çekicilerinde 550 litreyi,
- b) İstiap haddi 15 tona kadar olan (15 ton dahil), kamyon ve tankerlerde 300 litreyi,
- c) İstiap haddi 15 tonun üzerinde olan kamyon ve tankerlerde ise 400 litreyi, aşamaz.
(2) Frigorifik depolarla gümrük vergilerinden muaf olarak yurda girişine izin verilen yakıt miktarı ayrıca dikkate alınır ve araca tanınan miktardan fazla olamaz.
(3) Gümrük kapılarında standart depo fazlası olarak tespit edilen petrol ürünlerinden, ilgili petrol ürünü için litre başına 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu uyarınca uygulanmakta olan özel tüketim vergisi tutarının %50 fazlası tutarındaki vergi, tek ve maktu vergi olarak tahsil edilir.”
Yasadan da kolayca anlayabileceğiniz gibi, tonaja göre, belli bir litrenin üzerinde yakıtla Türkiye’ye girmeniz mümkün değil.
Gelelim nereden nereye bu yasayı belirtme ihtiyacı duydum.
Günümüz insanı kestirme ve boşlukları kullanmayı sever. Öyle olmasa ne gümrüklerde denetim ve düzenlemeye, ne de polise ihtiyaç duyulmazdı.
Ülkemizde de lojistik maksatlı kullanılan tırların standart yakıt tankları ortalama 1000 ile 1500 litre arasında yakıt kapasitesine sahip. Ülkemizin coğrafi küçüklüğü ile bağdaştırmanız açısından, ortalama yollarda gördüğünüz bir tırın 1000 litre yakıtla 3000 km mesafe gidebildiğini belirtmek isterim. Başka bir deyişle, ülkemiz mesafeleri düşünüldüğünde, bir tırın buraya dolu depo ile gelmesi lojistik manada bir ihtiyaçdeğildir.
Deniz taşımacılığında kullanılan, mazotla çalışan gemilerin, vergi muafiyetli yakıt kullandığını ve gemi yakıtlarının, yasal olmasa da, Tırlara satıldığı, birçok tırın, gemiye girerken yakıt tankının neredeyse sıfıra yakın olduğu, kulaktan kulağa yıllardır söylenmekte.
Ülkeye yıllık giren tırların sayısı ile muhtemelen binlerle tarif edilirken, olası bir kaçak üzerine, hangi yasal düzenlememiz veya ne önlemimiz var?
Akaryakıtın denetlenmesi gerekliliğine inandığım bir başka konu ise altyapı ihalelerinde, devlet tarafından sağlanan özel vergi muafiyetleri. Bu ihalelerde sağlanan muafiyetli yakıtın, keşif bedellerinin ne kadar gerçeği yansıttığı veya bu tür yakıtın piyasa içerisinde, bazen nakit, bazen de iş karşılığı olarak kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili hangi kontrol mekanizmamız var?
Siyasi konjonktürün üstüne, idari handikapların altında ezildiğimiz bir ülkede yaşıyoruz.
Her şeye rağmen, mevcut şartları ve kaynakları ile bu ülkedeki yaşam standardının bugünkünün çok daha önünde olabileceğine inanan taraftayım.
Bugün akaryakıtı yazmış olsam da, bu ülkede kaçak ve çarpıklıkların sadece biri olduğuna inandığım için yazdım.
Ülkedeki kaçak ve çarpıklıkların, halkın genelinin faturalarına, farklı şekillerde yansıtılıp, tahsil edildiğinden şüpheniz olmasın.
Görmek isteyen bakacağı yeri bilir. Gereğini yapar.
Bugüne kadar görmeyenden, bundan sonra görmesini beklemek fazlasıyla saflık olur.
