Aziz KARAAZİZ

Farklı Sektörler ile Rahatsızlık Vermeye Devam Etmeliyiz…

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik ekonomik saldırıları yeni bir eylem değil.
Zaten en baştan uygulamaya koydurdukları ambargo ve izolasyonların temel hedefi bu değil miydi..?
Kıbrıs Tüürk Halkı’nı ekonomik olarak zora sokmak ve müzakere masasında diz çöktürmek.
Ama olmadı, planları tutumadı.
Çünkü Kıbrıs Türk tarafı mevcut durumun zorluklarına ragmen ekonomik anlamda gerçekten büyük başarılara imza atmakta.
Şimdi bu ifadeyi okuyup da “bu mu ekonomik başarı, kamu maaşları bile borçlanarak ödenmekte” diyecektir.
Elbette bu söylenen doğrudur. Ama eksiktir.
Esas olan şudur ki, bir ekonomik yapı sahip olduğu siyasi koşullar çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Eğer bir ülke ağır ambargo ve izolasyonlar altındaysa o ülkede değil ekonomik yapı oluşturmak, bakkal dükkanı bile açamazsınız.
Oysa bizde durum çok farklı.
Belki de dünyanın en ağır ambargo ve izolasyonlarının uygulandığı ülkemizde çok ciddi kapasitede bir ekonomik yapı bulunmaktadır.
Bunun en büyük destekçisi elbette Anavatan Türkiye’dir.
Üretmeye son derece açık olan Kıbrıs Türkü, Anavatanından gelen destekleri üretim kapasitesinin üzerine koyarak önemli bir ekonomik yapı oluşturmuştur.
Işte bu da Rum tarafının temel mutsuzluğudur ve bu nedenle de sürekli bir şekilde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomisi hedef alınmaktadır.
İnşaat ve gayrimenkul sektörüne yönelik son saldırıları da bu nedenledir.
Bu saldırılara karşı yapılacak şeyler mutlaka vardır. Ama bunların yanında diğer sektörlere de güç vermeliyiz.
Yani bir yandan kaybederken, başka taraflardan kazanmayı sürdürmeliyiz.
Bu bir savaştır ve bu savaşı kazanabiliriz.
Yeter ki savaşmaktan vazgeçmeyelim.
Elimizde olan mevcut sektörleri güçlendirirken, yeni sektörleri de bunlar eklemeliyiz.
Işte bunu yapabildiğimiz gün karşı tarafın kötü niyetlerini boşa çıkaracağız.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu