Ekimde seçmenin önüne iki sandık konulur mu?

19 Ekim 2025, KKTC Cumhurbaşkanlığı’nın ilk turu için öngörülen tarih.
Daha önce de yazdım, Mayıs 2026’da Milletvekilliği için olası erken genel seçim tarihi.
Çok olağanüstü bir gelişme olmazsa cumhurbaşkanlığı seçimi için sandıklar, 19 Ekim’de seçmenin önüne konulacak. İddialı iki aday olarak mevcut Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın yanına bir başka iddialı isim eklenmezse seçimin ilk turda sonuçlanma olasılığı yüzde yetmiş dolaylarında.
Seçimin ikinci tura kalması için Tatar ve Erhürman’ın dışında aday olacak isim ya da isimlerin de toplamda yüzde 15 ya da 20 oy alması gerekir.
Tatar veya Erhürman’ın seçimin galibi olabilmesi için kendilerine destek verecek partilerin toplam oylarından fazla oy alması gerekir.
Neden?
Çünkü mevcut durumda, parti bağı olmayan seçmenler bir araya gelse, en büyük parti olma olasılığı yüksek.
Kararsız seçmen yoktur.
Partili olmadığı için, kararını erken vermeyen seçmen vardır.
***
Gelelim milletvekilliği erken seçimine.
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, istenildiği kadar eleştirilsin, uzun zaman diliminde en uzun süreli koalisyon hükümetini ayakta tutmayı başardı.
UBP’de kazanın altındaki ateş neredeyse hiç sönmedi. Ya da birileri ateşin sönmemesi için sürekli “odun attı.”
Pazartesi günü Meclis’te genel kurul aşamasına gelen yasaların, yasalaşması, üçlü koalisyon hükümeti ortaklarının yaşadıkları nisap sorunu nedeniyle gerçekleşemedi.
Neredeyse, orta yerde nisap sorunu olduğu belli oldu. Tüm çabalara rağmen nisap sağlanamadı.
Meclis tatile girdi.
Böylece özellikle UBP’de kazanın altına bir kez daha odun atıldı.
***
UBP’de bakan olmayan milletvekilleri, potansiyel, parti için muhalefetin Meclis grubudur. Hele bakanken görevden alınanlar parti için muhalefetten öte, KUYU KAZAN MUHALEFET oluyor.
Bu anlayışa yılladır göz yumuldu.
Halbuki, YANLIŞA VERİLEN HER TAVİZ BİR SONRAKİ YANLIŞIN DAVETİYESİDİR.
Bremen Mızıkacıları gibi siyasi parti olmaz.
CTP, KKTC’nin yaşayan en eski siyasi partisidir. 55 yıllık geçmişinde, parti içinde siyasi ayrılıklar yaşandı. Birlikte yürüyemeyenler yollarını ayırdı. Ancak hiçbir zaman, kimse partinin Meclis’teki görevine ya da nisabına çomak sokamadı.
Altını çizeyim, nisabın sağlanamamasının hangi yasa ya da yasaları engellediği bu yazının akışında önemli değildir. Hayati bir yaklaşım gerekirse, gerekçesi toplumla paylaşılarak istifa edilir.
***
Dün gün boyu en çok muhatap olduğum soruların başı, “Şimdi ne olacak?” sorusuydu.
Koalisyonun küçük ortaklarında bu konudaki sorun, ciddi sarsıntıya neden olmaz. Ancak bu durum UBP için geçerli değil.
Ünal Üstel ve partideki yönetim ekibinin, ördüğü duvarın yıkılması anlamına gelen darbeler var. Hoşgörü adıyla sineye çekilirse, duvar Ünal Üstel’in altında kalmasını sağlayacak şekilde YIKILACAK.
Peki, ne olacak?
Olasılıklar içinde en güçlü görünen ekim ayında cumhurbaşkanlığı seçimi ile aynı gün seçmenin önüne bir sandık da milletvekili erken genel seçimi için konulmasıdır.
Olası erken milletvekili genel seçiminde kimler gider, kimler aday olur, bilemem.
Yarın: CTP-AKEL ilişkileri, Kıbrıs’ta önemlidir…




