İsrail savaş suçu işlemeye devam ediyor

İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonlar, özellikle sivillerin yoğun şekilde etkilendiği durumlarda, ciddi insani, hukuki ve ahlaki sorunlar doğurmuştur. Bu konuda uluslararası kamuoyunda büyük bir tepki ve endişe bulunmaktadır.
Gazze’de hastanelerin, okulların ve yerleşim alanlarının bombalanması sonucu çok sayıda sivil hayatını kaybetmiş veya yaralanmıştır. Bu durum, savaş hukukuna (özellikle Cenevre Sözleşmeleri’ne) aykırı olabilecek uygulamaları gündeme getiriyor. Sivillerin korunması, uluslararası hukukun temel prensiplerinden biridir.
İsrail’in askeri gücünün, Gazze’deki silahlı gruplara kıyasla çok daha üstün olması nedeniyle, uyguladığı güç zaman zaman “orantısız” olarak değerlendirilmekte. Orantısız güç, özellikle uluslararası insan hakları hukukuna göre ciddi bir sorundur.
Gazze’de 2007’den bu yana süren abluka, bölge halkının temel insani ihtiyaçlara (gıda, temiz su, sağlık hizmetleri) erişimini büyük ölçüde kısıtlamış durumda. Bu da toplu bir cezalandırma olarak yorumlanabilir ve uluslararası hukuka aykırıdır.
Uluslararası Tepki ve Soruşturmalar
Birleşmiş Milletler, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve çeşitli insan hakları kuruluşları (Amnesty International, Human Rights Watch gibi) bu tür operasyonları ciddi biçimde eleştirmiş ve bazılarını olası savaş suçu olarak tanımlamıştır.
Gazze’de yaşananlar sadece askeri bir çatışma değil, aynı zamanda büyük bir insani trajedidir. Sivil hayatın korunması, uluslararası hukuka saygı, adaletin sağlanması ve barışçıl çözümlerin teşvik edilmesi, bu sorunun çözümünde en önemli ilkeler olmalıdır.
