Derviş Doğan

Temsili Demokrasi mi, Temsili Sessizlik mi?

Her seçimde sonuçlar büyük tartışmalara yol açıyor. Kim kazandı, kim kaybetti? Seçim adil miydi, halkın iradesi yansıdı mı? Fakat bu sorulara geçmeden önce sormamız gereken çok daha temel bir soru var: Gerçekten halkın tamamı mı konuştu? Yoksa sadece bir kısmı mı?

 

Açıklanan verilere göre seçmen sayısı yaklaşık 217 bin. İki yıl önce bu sayı 210 bindi. Yani 7 bin kişilik bir artış var. Bu artışın kaynağı merak konusu: Olağanl nüfus artışı mı, yoksa yeni vatandaşlıklar mı? Hangi sebep olursa olsun, bu yeni seçmenlerin eğilimleri seçimin yönünü belirleyecek güçte.

 

Ancak asıl dikkat çeken veri şu: Son Cumhurbaşkanlığı seçiminde 200 bin seçmenden yalnızca 134 bini sandığa gitmiş. Yani 66 bin kişi, ya da daha açık bir ifadeyle, her üç seçmenden biri oy kullanmamış. Bu sadece bir sayı değil; demokrasi açısından ciddi bir kırılmayı işaret ediyor.

 

Sadece oy verenler üzerinden ortaya çıkan sonuçlar, acaba tüm halkı temsil ediyor mu? Ya sandığa gitmeyen o 66 bin kişi fikrini belirtmiş olsaydı? Belki de bugün bambaşka bir tablo konuşuyor olacaktık.

 

Dahası, sandığa gidenler arasında mobilize edilen, yönlendirilen ya da belirli gerekçelerle motive edilen kitlelerin etkisi giderek artıyor. Özellikle son dönemde vatandaşlık alan bireylerin oy kullanma oranı dikkat çekici. Yönlendirme, bağlılık hissi ya da siyasi yakınlık gibi faktörler, bu grubun daha tutarlı bir şekilde sandığa gitmesini sağlıyor. Bu da, demokratik katılımın değil, organizasyonun seçim sonucunu belirlediği bir yapıya işaret ediyor.

 

Peki ya geriye kalanlar? Sessiz kalan 66 bin kişi? Onlar aslında tam merkezde duruyor. Çünkü hem seçim sonucunu değiştirebilecek güçteler, hem de siyasetin onları kapsayamamış olmasının göstergesiler. Bu bir kayıtsızlık değil sadece. Aynı zamanda bir kırgınlık, güvensizlik, hatta sisteme dair bir protesto.

 

Ve belki de seçimlerin en kritik sorusu burada yatıyor: Sistem, sadece oy verenleri mi temsil eder? Yoksa oy vermeyenleri neden dışarda bıraktığını da sorgulamak zorunda mı?

 

Seçim sonuçlarına bakarken sadece kazanan ve kaybeden partileri değil, sandığa hiç uğramayan o büyük kitleyi de göz önünde bulundurmalıyız. Çünkü demokrasiler sadece sayıların değil, katılımın rejimidir. Katılmayanlar çoğaldıkça, temsil de eksik kalır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu