Derviş Doğan

Devlet Ciddiyeti ve Seçim Rüşveti Arasında Sıkışan Bir Ülke

 

Bir Cumhurbaşkanı, devletin tüm imkanlarını seferber edip, Bakanlarla birlikte köy köy dolaşarak arsa mı dağıtır? Hem de seçim arifesinde. Bu sadece hukukî bir tartışma konusu değil; aynı zamanda devlet ciddiyetiyle, makam sorumluluğuyla ve halk iradesine duyulan saygıyla doğrudan ilgili bir meseledir.

 

Devletin tepesinde oturan bir kişi, halkın tamamını temsil ettiğini unutmamalıdır. Tarafsızlığı, ağırlığı ve itibarı, her türlü günlük siyasi hesapların ötesinde olmalıdır. Seçim kazanmak uğruna kamu kaynaklarını dağıtmak, seçmeni menfaatle ikna etmeye çalışmak, bu ülkenin kurumlarına, demokrasisine ve geleceğine zarar verir.

 

Ama mesele sadece yönetenlerde değil. En az onun kadar, toplumun verdiği tepki ya da veremediği tepki de önemli. Bu açıkça bir seçim rüşvetidir ve bir hukuk devletinde böylesi uygulamaların sert şekilde eleştirilmesi, hatta yargıya taşınması gerekir. Ancak bizde, ne yazık ki, gereken yadırgama da gelmiyor, ciddi bir toplumsal tepki de oluşmuyor.

 

Çünkü toplum da yozlaşmış. Çünkü menfaat, artık çoğu insanda ilkeleri geride bırakmış. Çünkü kandırılmaya, kısa vadeli kazanımlara aldanmaya fazlasıyla müsait hale gelinmiş. Uzun vadede bu zihniyetin bedelini yine halk ödeyecek; ama bunu görecek bilinç de, sabır da gittikçe kayboluyor.

 

Söylenecek fazla söz yok aslında. Ben kendi adıma, bu tabloya daha fazla tahammül etmek istemem. Eğer şartlar el verirse, medeni bir ülkede, hakkın ve hukukun geçerli olduğu bir düzende yaşamak isterim. Geride kalanlar da artık seçim öncelerinde dağıtılan arsalara, torbalara, vaatlere razı gelir.

 

Kimse kusura bakmasın, ama bu kadar basit hesaplarla yönetilen bir ülkede yaşamak, insanın vicdanına ve aklına ağır geliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu