Hasan Hastürer

Tepkisiz toplum, ölüdür…

Öğretmen kökenliyim.

Öğretmenlik yıllarımda, öğrencilerin sorgulayıcı olmasına, analitik düşünmesine, özgürlüğü doğru algılayıp uygulamasına, müzevirlik yapmamasına, düşüncesinden kolayca vazgeçmemesine duyarlılığım vardı.

Hiçbir zaman “Sus otur yerine” demedim. Saygı ile ezik davranışı asla bir birine karıştırmadım.

Müfredata sadık bir öğretmek hiç olmadım.

Konuşma dersim vardı. Öğrenciler sınıfın karşısına geçer, belli bir konuda, hatta kendisinin istediği bir konuda konuşurdu. Başlangıçta 1-2 dakika konuşamayan öğrenciler, ders yılı sonuna gelirken rahat 3-5 dakika konuşurdu.

Fark etmiştim insanlar bildiklerini bile anlatmakta sıkıntı yaşayabiliyor. Öğrencilere, evinizin yolunu, yerini tarif edin dediğim zaman neredeyse tümü tarif edip, anlatamamıştı.

Aklıma geldi yazayım. Benim öğretmenlik yaptığım sınıfta öğrenciler, asla tuvalete gitmek için izin almazdı. Sessizce kalkar, gider ve gelirdi. Tuvalete ihtiyacı olduğunu tüm sınıfın önünde seslendirmesine ne gerek vardı?

***

Müzevirlik yapıp, arkadaşlarını kendince ihbar edenlere prim vermezdim. Hatta bir yolunu bulup cezalandırırdım. Çünkü çocuklukla müzevir olan büyüyünce çok kolay ispiyoncu olur.

***

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikasında, sendikacı olarak yaklaşık 15 yıl görev yaptım. O yıllarda birkaç üniversite daha bitirmiş gibi deneyim ve bilgi biriktirdim.

Sağlıklı beden, gerektiğinde tepki koyar. En yalın benzetmeye sağlıklı, vücut direnci yüksek insanlar kolay kolay grip olmaz. Virüs kapsa da vücudu, anında tepkisini koyar ve olabildiğince az rahatsızlıkla,  hastalık geride kalır.

***

1971 yılından günümüzü, ülkemizin özgün koşulları nedeniyle gazetecilik yaparım. Öncesi bir yana 1998’den başlayarak da her günü köşe yazısı yazarım, televizyon programları yaparım. Alışılmış program sunucusu, ya da mikrofon ayağı olmadığım için konuğumla etkileşimli sohbet eder, görüşlerimi de söylerim.

“Sendikalar eylem yaptığı zaman, gözü kapalı desteklerim” dediğim zaman, “Olur mu gözü kapalı desteklerim?” diyenler olur.

Anlatırım. Sendikaların birincil görevi üyelerinin her türlü hakkını koruyup, geliştirmek olsa da, toplumsal konularda da duyarlı ve tepki koyabilmeli, koymalıdır.

Sendikalar bir anlamda, belirli meslek gruplarından üyeleri farklı siyasi görüşleri de barındıran SİYASİ PARTİLERİDİR. Sendikalara, “Siz üyelerinizin özlük haklarıyla ilgilenen, dışına çıkmayın” diyenler, tüm kurumsal yapılarıyla sağlıklı toplumu bilmeyenlerdir.

Sendikalar, sağlıklı bir toplumsal yapı için yaşamsal önem taşıyan BASKI GRUPLARINDAN belki de ilk sırada olanıdır.

Deneyimli, vizyon sahibi ülke yöneticileri, aktif demokratik kitle örgütlerinin, sendikaların, önemini çok iyi bilir. Hatta gerekirse, uygun kanallardan anımsatma bile yapar.

Toplumsal tepkiler, bir mesaj olarak alınır ve gerekirse, gereken yerlere iletilir.

Hak verilmez, alınır. Hakları almak değil, korumak çok daha önemlidir. Koruyacaksınız ve devamından geliştireceksiniz.

Toplumun gıkı çıkmazsa, yukardan aşağına, kısıtlayıcı ve sineye çekilmesi zor talepler, kesintisiz devam eder.  Sonunda eşek, bir kez daha bulunmamak üzere kaybedilir.

***

Rauf Denktaş, Kıbrıs Türk Toplumunda en çok övgü ve en çok eleştiri alan liderdir, siyasetçidir.

Kıbrıs Türk Toplumunda sendikal dinamizmde 1968 önemli bir kilometre taşıdır.

1974’e kadar Kıbrıslı Türklerin maaş ve ücretler başta olmak üzere tüm giderleri Türkiye tarafından karşılanırdı.

Türkiye’den daha fazla para talep edileceği zaman, rahmetli Rauf Denktaş, sendikalara el altından, “sesinizi yükseltin” diye mesaj gönderirdi.

Neden?

Ankara’ya, “Toplumda rahatsızlık var, sendikalar eylem hazırlığında” demek için.

Bunu yazarken, sendikalarla yapılan toplantıda ses kaydı yapılarak askere jurnalcilik yapıldığını da unuttum sanılmasın.

***

Dün akşam Lefkoşa’da Öğretmen Sendikalarının önderliğinde eylem vardı. Keşke gelişmeler bu noktaya gelmeseydi.

Konu, olaya evrildi. Olay, uzlaşıyla çözüm ortamını zorlaştıran düzeye geldi. Çözümü imkansız olmasa da sorun, krize dönüşmenin eşiğindedir.

Aynı geminin yolcularıysak, uzlaşı için çare tükenmez.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu