Toplumsal Jargonumuzu Yeniden Dizayn Etmeliyi

Toplumsal Jargonumuzu Yeniden Dizayn Etmeliyiz
Kıbrıslıyız, elbette ki Akdenizliyiz ve ada insanıyız.
Bu nedenle de fazla heyecanlıyız, oldukça da sıcakkanlıyız.
Bunların tamamı da son derece güzel, olumlu ve dünyanın bir çok yerindeki insanların kıskandığı özellikler.
Ama bunun artıları kadar bir de eksileri var.
En büyük eksi de kontrolden çıkmamızdır.
Kontrolü kaybediyoruz.
Bunu eğlenirken, sevinirken de yapıyoruz, konuşurken, tartışırken de yapıyoruz.
Sonra da pişman oluyoruz.
14’üncü yüzyılın önemli düşünürü İbni Haldun’a mal edilmiş olan, “Coğrafya Kaderdir” sözü tam da bizi anlatan bir ifadedir.
İnsanların yaşadığı çevrenin iklim, beslenme, coğrafi konum gibi faktörlerle nasıl etkilendiğine dair çok isabetli bir analizlerdir.
Birbirimizden çok etkileniyoruz.
İyi ya da kötü bir şekilde.
Bunun sonucu olarak da ya gerçeklerden uzaklaşıp birbirimize methiyeler düzüyoruz, ya da anlaşmazlığa düşüp birbirimize giriyoruz.
Bu ülkenin son derece medeni ve uygar bir meclisi var.
Oturup izliyoruz, dinliyoruz.
Tansiyon çok yüksek ve ne yazık ki kimi zaman yapıcılıktan uzak, kırıcı bir dil hakim olmakta.
Ama bunun suçlusu bizleriz, yani meclis dışında kalanlar.
Seçmenlerin kendi aralarındaki jargonu seçilenler de kullanıyor doğal olarak.
Ve sonuç…
Bir an önce bu jargonu değiştirmeliyiz.
Tansiyonu düşürmek hepimizin faydasına.
Yüksek tansiyonun kimseye kazandırmadığını, bu gibi ortamlarda elde edilen zaferlerin geçici olduğunu ve sonunda hüsran bulunduğunu unutmayalım.
Unutmayalım ve hemen bugün dilimize ayar çekelim.
Fabrika ayarlarımıza dönelim.
Çünkü bu kırıcı dil bize ait değil.
Kimse de bize zorla dayatmadı.
Bir ara koptuk gittik ve bu mecraya vardık.
Geriye dönüşü mümkün. Hem de çok kolay bir şekilde.
Önce dilimizi düzeltelim, gerisi kendiliğinden gelecektir.

