Siyasetin Kolesterolü Yükseldi

Eskiden de vardı ama bugünkü kadar çok çeşitli ve detaylı değildi.
Sağlığımızla ilgili yaptırdığımız tahliller…
Basit bir kan ve idrar tahlili ile sağlımıza ve hayatımıza yön verirdik.
Teşhisler de bu duruma bağlı olarak birkaç tane olurdu.
Ya şekerimiz vardı ya da tansiyonumuz.
Sonrasında kolesterol ile tanıştık.
Meğer çok sevdiğimiz yiyeceklerimiz sağlımızı bozmaktaymış.
Zaman geçti, her alanda olduğu gibi tıpta da teknoloji ilerledi ve yaptırdığımız tahliller çeşit bakımından neredeyse 100’e geldi ve dayandı.
Bir damla kandan artık bir çok faktör incelenmekte.
Buna bağlı olarak da konulan teşhisler de arttı ve daha fazla hastalık sahibi olduk.
Eskiden şeker ya da tansiyon hastası iken şimdi artık çok daha komplike rahatsızlıkların pençesindeyiz.
Siyasetimiz de öyle.
Önceden sadece tansiyonun yükseldiği siyaset dünyamızda bugün çok daha farklı rahatsızlıkların oluştuğunu görmekteyiz.
Tansiyon elbette en yaygın olanı.
Ama onun yanında kalp yetmezliği, nefes darlığı, ritim bozukluğu, görme kaybı, duyma bozukluğu ve en fazla da psikosomatik bozukluk yaşanmakta.
Deyim yerindeyse siyasetimizin yoğun bakıma alınması lazım.
İşin kötüsü, siyasetin yaşadığı rahatsızlıkların bulaşıcı olması.
Çok kolay bulaşmakta ve hepimizi de hasta etmekte.
O nedenle de uzun bir süre sosyal mesafeye dikkat etsek hiç de fena olmaz.
Siyasetimiz çok ciddi bir rahatsızlık geçirmekte.
Sakınmalıyız, korunmalıyız.
Uzak durmak en doğrusu.
Pandemide olduğu gibi karantinaya almak şu an için mümkün değil.
Ama eğer mesafemizi korur ve gerekli hijyeni de sağlarsak bu işin de altından kalkarız gibime geliyor…


