Derviş Doğan

Burada Alkışlayacağım Tek Kurum Polis Teşkilatıdır.

 

Bir ülkede güvenlik zaafları tesadüf değildir; çoğu zaman bilinçli tercihler zincirinin sonucudur. Bugün geldiğimiz noktada, tetikçilerin elini kolunu sallayarak sınır kapılarından geçebilmesi, kimlikle giriş-çıkış uygulamasının hâlâ sürdürülmesi ve bu durumdan kimsenin siyasi ya da idari sorumluluk duymaması, yaşanan güvenlik krizinin en somut göstergesidir.

İçişleri Bakanlığı’nın ve tabiatıyla hükümetin bu kadar açık bir risk karşısında topluma hesap vermemesi kabul edilemez. Güvenlik bir lütuf değil, devletin en temel görevidir. Bu görev yerine getirilmediğinde yaşanan her olay “münferit” değil, öngörülebilir bir sonuçtur.

Son dönemde oto galerilere yönelik tehdit amaçlı kurşunlama olayları da bu tablonun bir parçasıdır. Oto galerilerin haraç amacıyla hedef alındığı artık inkâr edilemez bir gerçektir. Bunun yanı sıra, oto galerilerin kara para aklama mekanizmalarından biri hâline geldiği yönündeki iddialar da yıllardır kamuoyunun gündemindedir. Elbette bu, her oto galeri suçla ilişkilidir demek değildir. Ancak bu alandaki denetimsizliğin yarattığı risk de görmezden gelinemez.

Özellikle Lefkoşa gibi sınırlı bir alanda, yerleşim bölgelerinin içinde ve birbirine birkaç metre mesafede onlarca oto galeriye izin verilmesi, artık yalnızca bir şehircilik tartışması değildir. Bu durum doğrudan can ve mal güvenliği meselesine dönüşmüştür. Kaymaklı’da yaşanan son kurşunlama olayının gerçekleştiği dar bir çevrede dahi çok sayıda oto galeri bulunması bunun en somut örneğidir.

Bu noktada sormak gerekir: Bu kadar küçük bir alanda bu kadar çok oto galeriye kim, hangi gerekçeyle izin vermiştir? Şehir Planlama Dairesi mi? Çalışma Dairesi mi? Lefkoşa Belediyesi mi? Yoksa hepsi mi? Her kim ihtiyaç olmadığı hâlde yeni oto galeri izni verdiyse, yalnızca bir evrakı imzalamış değildir; bölge halkının ve bu işletmelerde çalışan emekçilerin güvenliğini de riske atmıştır.

Dolayısıyla sorumluluk yalnızca İçişleri Bakanlığı’na ya da emniyete ait değildir. İzin veren, denetlemeyen ve bu tabloya göz yuman tüm kurumlar, yaşananların siyasi ve idari sorumluluğunu taşımaktadır. Topluma hesap vermek ve acilen çözüm üretmek zorundadırlar.

Artık atılması gereken adımlar nettir ve ertelenemez: Kimlikle giriş-çıkış uygulaması derhal sona erdirilmelidir. Yeni oto galeri izinleri, kapsamlı bir değerlendirme yapılana kadar durdurulmalıdır. Mevcut oto galeriler için ciddi, düzenli ve şeffaf denetimler başlatılmalıdır.

Aksi hâlde her saldırıdan sonra “nasıl oldu?” diye sormanın bir anlamı yoktur. Asıl soru bellidir: Bu düzen kimin işine yarıyor ve neden hâlâ sürdürülüyor? Diyeceğim o ki siyasi makamları köşe başlarını tutar gibi tutan kişiler hiçbir şekilde siyasi sorumluluk almıyorlar. Lakin buna rağmen bu ülkede çok iyi bir polis teşkilatımız var kısıtlı imkanlara rağmen gerçekten çok güzel işler yapıyorlar. Dolayısıyla burada alkışlayacağım tek kurum polis teşkilatımızdır..

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu