Derviş Doğan

Kuzey Kıbrıs’ta Tetikçilerin Serbest Geçişi ve Sessiz Hükümet

 

Son yıllarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşanan organize suç olayları, artık münferit vakalardan çok daha fazlasını işaret ediyor. Türkiye’deki suç çetelerinin tetikçileri ellerini kollarını sallayarak adaya giriş yapıyor, cinayete teşebbüs  ediyorlar  ve ortalık yine sessizlikle örtülüyor. Bu sessizlik sadece hükümetin suskunluğu değil; aynı zamanda bir devletin acziyeti, bir toplumun güvenlik duygusunun paramparça edilmesidir.

 

Adeta adaya turist vizesiyle ölümü taşıyorlar.

Türkiye’den gelen bu tetikçiler, cebinde üç kuruş, elinde yalnızca bir kimlik kartı ile, turist vizesi bahanesiyle ülkeye giriş yapıyor. Ne ciddi bir denetim var, ne arka plan kontrolü. Kuzey Kıbrıs’a giriş kapıları adeta suç makineleri için ardına kadar açık. Bu insanlar turistik bir geziye değil, planlı bir suikasta geliyorlar. Ve her biri, başka bir insanın yaşamına son vermek maksadı ile adaya geliyor.

 

Peki Devlet Nerede?

 

Olayların her biri kamuoyuna yansıdığında aynı şey oluyor: Günlerce konuşuluyor, sosyal medyada birkaç tepki veriliyor, birkaç siyasi açıklama yapılıyor… sonra hepsi unutuluyor. Hiçbir somut önlem alınmıyor. Bu hadiselerin ardından geride kalan ise sadece daha fazla korku, daha fazla güvensizlik ve çaresiz bir halk oluyor. İnsanlar artık akşam saatlerinde sokağa çıkmaktan çekiniyor. Restoran sahipleri, gece çalışan taksiciler, esnaflar; herkes bir sonraki kurşunun nereye sıkılacağını kestirmeye çalışıyor.

 

Güvenli Ada Hayali Bitti

 

Kıbrıs’ın kuzeyi bir dönem “sakinliği” ile, “huzuru” ile, “güvenli yaşam” vaadiyle anılırdı. Ancak artık bu söylemler birer hayal. Suikast girişimleri  sıradanlaştı, silah sesleri gündelik hayatın bir parçası oldu. Ve en önemlisi: Hiç kimse kendini güvende hissetmiyor. Ne sıradan vatandaş, ne gazeteci, ne iş insanı, ne de siyasetçi… Can güvenliği bir lüks haline geldi.

 

Eğer bu kontrolsüzlük, bu vurdumduymazlık devam ederse KKTC’nin uluslararası zaten sorunlu olan pozisyonu  da hepten yerle bir olur. Ülkeyi yönetenlerin umursamaz duruşu , ülkenin bir suç cennetine dönüşmesi beraberinde getiriyor.

 

Her şeyi açıkça söylemek gerekiyor: Kuzey Kıbrıs’ta hiç kimsenin ama hiç kimsenin can güvenliği kalmadı. Hükümet bu durumu görmezden gelerek tarihi bir sorumsuzluk içine düşüyor. Yetkililer, kamuoyunu oyalayan geçici açıklamalarla değil, ciddi ve köklü önlemlerle hareket etmelidir. Giriş-çıkış denetimleri sıkılaştırılmalı, adli istihbarat güçlendirilmeli ve kamuoyuna karşı şeffaf bir politika izlenmelidir.

 

Aksi takdirde, bu adanın karanlık bir geleceğe sürüklenmesine hepimiz tanık olacağız

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu