Hasan Hastürer

“Aldırma Murat, aldırma” demiyorum…

Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ ile, her ay düzenli bir araya gelir ve verimli bir sohbet yaparız.

Çarşamba günü yine buluştuk ve sohbet ettik.

Her zaman olduğu gibi, yargıya iki gözümüz gibi duyarlı olmamız gerektiğini söyleyip ekledim: “ YARGIMIZ YIKILMAYAN SON KALE DEĞİL, YIKILMAYACAK KALEMİZDİR.”

Yargı, adalet dendi mi aklımıza direk, mahkeme salonları gelir.  Suç nitelikli bir eylem gerçekleştiği an hakim devrede değil.  Polis devreye girer, soruşturmasını, suç varsa, suçu ve suçlu ya suçluları ortaya çıkarmak için yapar. ALTINI ÇİZEYİM, ANLAYAN ANLASIN. POLİS SUÇU VE SUÇLUYU ORTAYA ÇIKARIR, SUÇ VE SUÇLU YARATMAZ…

Zanlı, tutuklu, sanık ve yolun sonunda suç kesinleşirse mahkemenin verdiği kararla mahkum…

Zanlı ya da tutuklu aşamasında daha sanık bile olmadan bireye suçlu gömleği giydirmek, yargısız infazın bir türüdür.

***

2023 Eylül’ünde SAHTE REÇETE isimlendirmesiyle siyasi nitelikli bir bomba patlatıldı. Asrın vurgunu dendi.

İlk günden neredeyse tek başıma, olayın adeta balon olduğunu, sonunda koparılan şamata ve masum insanların huzursuz edilmesinden başka bir sonucun ortaya çıkamayacağını bağıra bağıra yazıp, söyledim. İki yıl öne yazdım, ne söylediysem tümünün eksiksiz arkasındayım.

Arada 1- 2 suçlu varsa, hızla belirlenir ve mahkum edilir. Buna biri bir şey demez zaten.

Örnek isim verip, kelepçelenerek mahkeme huzuruna çıkarılan öteki doktor ve eczacılara saygısızlık yapmak istemem. Ancak masumiyeti konusunda zerrece kuşku olmayan insanları kelepçeleyip, mahkemeye çıkarmak, hele hele basına görüntü almaları için haber vererek çıkarmak, en kötü en ağır kelimelerle nitelenecek davranıştı.

Karar vericiler kem küm etti, değişen hiç bir şey olmadı.

***

Beş yaşlı Rum’un, “Casusluk” iddiasıyla ilgili tutuklanmaları sonrası şaibeli bir süreç devam ediyor.

… Ve Çarşamba günü, tutuklanan Rumların Taşınma Mal Komisyonu’ndaki baş vurusunda avukat olan Murat Metin Hakkı da, yurt dışından ülkeye girişinde tutuklandı.

Dün kelepçeli bir şekilde mahkeme huzuruna çıkarılıp, teminatla serbest bırakıldı.

Öğretmen kökenliyim. Murat Metin Hakkı’yı kırk kusur sene önce ilk okul sıralarında tanıdım.

Herkes gibi bende, babası emekli Başyargıç Metin Hakkı ve annesini, mükemmel insanlar olarak biliyorum.

Murat Metin Hakkı’nın kelepçeyle mahkemeye çıkarılması asla kabul edilecek bir tavır değil. Bu konuda inisiyatif kullananlar ve onlara bu yönde emir verenlerle ilgili mutlaka soruşturma başlatılmalıdır.

Kelepçe vurulmasa, Murat Metin Hakkı, kaçmaya ya da birilerine saldırıp zarar mı vermeye mi yeltenecekti?

***

Murat Metin Hakkı, kökleri 1870’lere uzanan bir hukukçu ailenin evladıdır.

Bilmeyenler için Murat Metin Hakkı’nın ağzından aktarayım:

 “Ailemde epeyi hukukçu var. En eski hukukçu büyük büyük dedemiz İzzet Efendi’dir. 1878 yılında Kıbrıs’taki Osmanlı İdaresi sona ererken, Ada’nın son Başyargıcıydı.

Daha sonra büyük dedelerim Evkaf Murahhası Sir Mehmet Münir Bey ve avukat Behaettin Efendi de avukatlık mesleğini icra eden aile büyüklerimizdendir. Bunun yanında, Mehmet Münir beyin eşinin kardeşi Fuat bey de 1930’lu yılarda çok ünlü bir ceza hukukçusuydu. Aynı zamanda dedemin de dayısı olurdu.

Ayrıca annemin amcası Necati Münür Ertekün 1958 yılında tüm Kıbrıs’ın başsavcı yardımcısıydı. 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde üç üyeli yüksek anayasa mahkemesinin de tek Kıbrıslı Türk üyesiydi.

Ondan sonra babam Metin Hakkı 1975 yılında yargıç oldu ve 2008 yılına kadar aralıksız görevini devam ettirdi. Görev döneminin son iki yılında da Başyargıçlık yaptı. 2007 yılında ağırlıklı olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Türkiye aleyhine ikame edilen Kıbrıslı Rumların davalarında Türkiye’yi temsil etmek üzere de Ad Hoc yargıç olarak atandı.”

***

Kim ne derse desin, bizim yargımız, özellikle Türk Devletleri içinde en iyi konumda olandır.

Yargımız zaman zaman zorlama yaşar mı? Elbette. Ancak, bugüne kadar yargıçlarımız, dirayetli duruşları ve aldıkları doğru kararlarla KKTC’DE MAHKEMELER VE YARGIÇLAR VAR dedirtmiştir.

***

“Aldırma Murat, aldırma” demiyorum… Çünkü başımıza ne geldiyse, farklı boyutlardaki rezillikleri, erken unutup, sineye çekmemizle geldi.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu