Hasan Hastürer

Atatürk, umutsuzluğun düşmanı, umudun, yılmaz bir savaşçısı olmuştur…

Bugün Mustafa Kemal Atatürk’ün bedense olarak aramızdan ayrılışının 87. Yıldönümü.

Zaman, bazı isimleri sessizce un ufak eder.

Ama tarih, bazılarını da her yıl yeniden diriltir. Atatürk işte o isimlerden biri, hatta dünya tarihinde ilk sırada olanıdır..

10 Kasım kâğıt üstünde Atatürk’ün  “ölüm yıldönümü”… Ama gerçekte, her 10 Kasım, Türk Ulusunun kalbinde Mustafa Kemal Atatürk’ün yeniden doğuşudur. Bu nedenle de 10 Kasımlarda hüzün değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin coşkusu yaşanmalıdır.

***

“ Bir insan, öldükten sonra nasıl bu kadar yaşar?” Bu soruyu sadece Türkler değil, Mustafa Kemal Atatürk’ü düşünce ve yaptıklarıyla bilen herkes sorar.

İnsanların ömür süresini belirleyen, yaşarken bıraktığı izlerin, silinme süresidir. Eğer bırakılan izler, Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı gibi, silinmez izlerse, Atatürk gibi ölümsüz olunur.

Daha da önemlisi, Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden yürüyenlerin bıraktığı yenide izler de Atatürk’ün ölümsüzlüğüne ölümsüzlük katmaktadır.

***

Atatürk, bir sonuç değil, her zaman bir başlangıç oluğu için, umutsuzluğun düşmanı, umudun yılmaz bir savaşçısı olmuştur.

… Ve Atatürk, tüm başarılarını makamlara değil, millete dayanarak elde etti.

Elde ettiği tüm başarılar, şahsına hiç kazanım getirmeden bütünüyle, Türk Ulusuna, Türkiye Cumhuriyet devletine yaramış, mal olmuştur.

***

Atatürk’ün en yaygın bilinen sözlerinden biri “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözüdür.

Unutmaya meyilli olanlar unutmasın diye hem Türkiye Büyük Millet Meclisi hem de KKTC Cumhuriyet Meclisinde, en çok görünür yerde yazılıdır.

Mustafa Kemal Atatürk, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözüyle, tüm güç elindeyken, gücüne sınır koymuş, kimsenin ulusal iradenin üzerinde olmayacağını kalıcılaştırmıştır.

***

Atatürk’ü tanımak, Atatürk’ü anlamak zor mu?

Berrak, toplumsal, ulusal çıkarları, insani değerlerle buluşturacak bir düşünce sahibiyseniz hiç zor değil. Hatta çok kolaydır.

Atatürk’ün ilke ve devrimlerine karşı olanlar aslında, Atatürk’ün savunanlardan daha iyi bildikleri için karşıdırlar.

Çünkü, Atatürk, çağdaşlıktır.

Çünkü, Atatürk, medeniyettir.

Çünkü, Atatürk, bilimdir, bilime saygıdır.

Çünkü, Atatürk, kültür ve bilgiden yana, cehaletin karşısında olmaktır.

Bu değerlerin karşısında olanların, Atatürk’ün bıraktığı izlerden bile rahatsız olması çok doğal değil midir?

***

2008 yılında bir Avustralya seyahatim olmuştu.

Hiç kuşkusuz o seyahatten unutamadıkların çoktur. Ama en çok aklımda kalan Canberra’daki Atatürk anıtıdır.

1915-1916 yıllarında yaşanan Gelibolu savaşlarında Anzak Askerleri diye tanımlanan Avustralya ve Yeni Zelandalı askerlerden, ölen asker sayısı yaklaşık 11 bin 430 olarak kabul edilir.

Anzak askerlerinin ceset kalıntılarının, mezarlarından çıkarılarak ülkelerine gönderilmesi gündeme geldiği zaman buna ilk karşı çıkan Mustafa Kemal Atatürk olmuştu.

Avusturalya’nın başkenti Canberra’daki Atatürk anıtında, Atatürk’ün şu sözleri yazılıdır:

“Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Bir asker olan Atatürk, en önde barış savunucusuydu. İnsan sevgisi ırkçılıktan uzak, ayırımsızdı.

Canberra’daki Atatürk anıtı, çok farklı duygularla, belleğime yazılmıştır.

***

Bu gün 10 Kasım 2025…  Atatürk’ün ölüm yıldönümü.

Biz, 87 yıl sonra da Atatürk ölmedi demekten öte haykırıyoruz. Esas mesele, nutuk atıp, Atatürk şiirlerini okumak değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün  ilke ve devrimlerine ne kadar gerçek anlamda sahip çıkıldığıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu