Aziz KARAAZİZ

Dileyene Danışman Dileyene Şakşakçı…!

Siyaset bir seçenek işidir.
Siyasetçi denilen kişi ortaya seçenekleri koyar ve seçilmesini istediği için çalışır.
Başarırsa kazanır, başaramazsa kaybeder.
Bu kadar net.
O nedenle de seçenekleri doğru seçmek ve doğru sıralamak önemlidir.
Siyasetçi bunu elbette tek başına yapamaz.
Mutlaka yanında birileri olmalıdır.
Siyasetçinin yanındakiler de ikiye ayrılır..
Onay verenler ve akıl verenler.
Onay verenler örgütlü siyasetin icra edildiği yapının, yani siyasi partinin organlarıdır.
Bunların oluşumuna partinin üyeleri karar verir.
Akıl verenler ise siyasetçinin kendi tercihidir.
Kendisi seçer.
Akıl verenler de kendi arasında ikiye ayrılır.
Yol gösterenler ve gaz verenler.
Yol gösterenler gerçek anlamda danışmandır.
Ama gaz verenler sadece mevki koruma derdinde olanlardan oluşur.
Bir siyasetçi mutlaka her fikri dinlemeli, farklı görüşleri de bilmelidir.
Etrafında olanları, ülkede yaşananları tek başına takip edemez.
Ama bunların tümünü bilmek zorundadır.
Siyaset icra ettiği ülkedeki insanların görüş bakımından kaça ayrıldığını bilmelidir mesela.
Aynı görüşlerin bile kendi içerisinde kaç fraksiyonu olduğuna da vakıf olmalıdır.
Sadece kararsız kaldığı konularda değil, kendisini emin hissettiği zamanlarda bile sormalıdır, danışmalıdır.
İşte tam bu noktada “danışman” ile “şakşakçı” arasındaki fark ortaya çıkar.
Gerçek bir danışman siyasetçiye farklı seçenekleri de anlatır, yanlış görmesi halinde bunda diretir, ikna etmek için uğraşır.
Ama şakşakçı öyle değildir.
Hemen onaylar “sizinle aynı görüşteyim efendim çok haklısınız” der ve gazını verip kenara çekilir.
Başarısızlık olduğunda da sonuçta siyasetçinin fikri ile çıkılan yolda başarısız olunmuştur.
Danışman strateji belirlemez, kendi fikrini belirtir.
Yanlıştır ya da doğrudur da der.
“sence ne yapmalıyız” sorusuna tek bir yanıt vermez.
Seçenekler sunar sonra onların üzerinde tatbikatlar yapar.
Ortaya net bir tablo koyar ve son sözü siyasetçiye bırakır.
Ne yazık ki danışmanlardan çok şakşakçılar aktif olduğu günlerdeyiz.
Etrafını saran şakşakçılardan önünü göremeyen siyasetçileri hayretle izlemekteyiz.
Peki bu yazı buraya nerden geldi..?
Hafta içerisinde bir “danışman” haberi yayıldı.
Prof. Dr. Mehmet Hasgüler’in, YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı’nın Genel Başkan Danışmanı olduğu haberi…
Sonrasında “vay efendim farklı görüşten birisi nasıl danışman olurmuş” eleştirileri.
Hatta dalga geçmeye çalışanlar bile oldu.
Peki ama neden..?
Bundan daha doğru ne olabilir ki..?
Bir siyasi parti genel başkanı kendisinden ve partisinden farklı görüşleri olan deneyimli bir akademisyeni danışman yapmış.
Çok isabetli bir tercih.
Şimdi artık Erhan Arıklı’nın her dediğini onaylamayacak ve farklı görüş sunacak bir danışmanı var.
Bir siyasetçi daha ister ki..?
Bir şakşakçı da olabilirdi ama Erhan Başkan farklı düşünen birisini tercih etti.
Aynı bir zamanlar Denktaş’ın da yaptığı gibi…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu