Hasan Hastürer

Ünal Üstel… Siyasette bir lider sürekli hedef alınıyorsa, iki ihtimal var…

Siyaset bazen doğanın en sert kurallarını hatırlatır insana. Ormanda hayatta kalmak için güçlü olmak yetmez; doğru zamanda doğru tepkiyi vermek gerekir. Hele ki karşınızda bir aslan varsa… Onu öldürmek için ateş açıp, yaralı bırakırsanız, neler olabileceği konusunda  sonucu önceden hesap etmek zorundasınız. Çünkü yaralı aslan, daha da tehlikeli hale gelir, son  gücüyle ölümcül bir karşılık verir.

Teşbihte hata olmaz derler. Ama hatasız teşbih de olmaz.

***

Bugün bu benzetmeyi siyaset için kullanıyorsak, boşuna değil.

Konumuz UBP Genel Başbakanı ve Başbakan Ünal Üstel.

Üstel, Kuzey Kıbrıs siyasetinin uzun soluklu isimlerinden biri. Öyle bir siyasi figür ki, yıllarca ön planda olmadan, sahnenin gerisinde sabırla bekledi. Bakanlık yaptı, parti içi dengeleri izledi, fırtınaların ortasında bile sesini yükseltmeden yol aldı. Ünal Abi diye bir unvan yakaladı. Hem de sadece partisi içinde değil tüm Mecliste.

***

Ama siyaset dediğiniz şey sabır kadar fırsat işidir.

Gün geldi, o fırsat Ünal Üstel’in kapısını çaldı.

Çok adaylı kurultayda beklentilerin uzağında kaldı belki ama pes etmedi. Siyasette en zor olan şeylerden birini yaptı: Bekledi, direndi ve zamanını kolladı.

Sonra Başbakan oldu, ardından doğal ve kolay olarak UBP genel başkanlığına yürüdü.

***

Yıllardır hem kendisi hem de yakın çevresi hedef tahtasının tam ortasında.

“Gidiyor”, “gidici”, “artık bitti” diyenler eksik olmadı. Kaç hafta ya da kaç ay değil, yıllardır saldırılar, hedef almalar, suçlamalar en ağır üslupla devam etti.

Yayınlar, iddialar bir biçimde bitirici olmadığı için sonunda neredeyse haber değeri olmayan noktaya geldi.

***

Ama gerçek şu ki, Ünal Üstel, Ulusal Birlik Partisi genel başkanı ve Başbakan  olarak koltuğunda oturmaya devam ediyor.

İşte tam da burada yaralı aslan benzetmesi devreye giriyor.

Siyasette bir lider sürekli hedef alınıyorsa, iki ihtimal vardır. Ya gerçekten zayıftır ve düşmek üzeredir ya  da henüz düşürülememiştir ve bu yüzden saldırılar artıyordur.

Ünal Üstel ikinci kategoriye daha yakın bir görüntü veriyor.

Yaralandı mı? Evet.

Eleştirildi mi? Fazlasıyla.

Yıpratıldı mı? Tartışmasız.

Ama siyaseten “hastaneye yatırıldı mı?” Hayır.

Ayakta kaldı.

Hatta bazılarına göre şimdi parti içinde eskisinden daha güçlü.

Burada kritik soru şu: Yaralı aslan ne yapacak?

Eğer olduğu yerde kalır, sadece savunmada kalırsa, kendini yaralayan darbeden sonra ölümcül darbe mutlaka gelecektir. Çünkü siyasette boşluk affedilmez. Güç göstermezseniz, güçsüz kabul edilirsiniz.

Ama eğer doğru zamanda karşı hamleyi yaparsa, işte o zaman dengeler değişir.

Önümüzdeki süreç bu açıdan belirleyici olacak.

Çünkü Ünal Üstel hem Başbakan hem de parti lideri olarak seçime gidiyor. Bu sadece bir seçim değil, aynı zamanda yıllardır süren tartışmaların, eleştirilerin ve siyasi hesaplaşmaların sandıktaki karşılığı olacak.

Tahmin çok.

Yorum çok.

Senaryo çok.

Ama siyasetin en net aynası sandıktır.

Sandık kurulduğu gün, herkesin söylediği değil, halkın söylediği geçerli olacak.

Ve o gün geldiğinde akılardan geçen tüm soruların yanıtı sandıkların açılıp, oyların sayılmasıyla ortaya çıkacak.

***

Nereden nereye demeyin?

Dün Başbakan Ünal Üstel’le telefonda konuştuk. Espriyle, “ Size ve yakın çevrenize yapılan saldırıları, siz mi organize ettiniz? Yaraladılar ama ölmediniz ya da öldürmediler. Bu durumdan daha güçlü mü çıkıyorsunuz?” sorularını sordum, meşhur kahkahasını attı.

***

BİR BAŞKA KONU…. HP Genel Başkanı Kudret Özersay’la 5. Cumhurbaşkanının eşi arasında geçen ve kamuoyuna yansıyanlarla ilgili  bir şey yazmayı düşünmüyorum. Düşüncelerimi Kudret Özersay’a söyledim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu