Hasan HastürerYazarlar

Proaktif siyaset, güçlü ve nitelikli bir mutfak ister.

 

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres geldi ve gitti.

Kimileri beklentiyi çok yükseltti.

Belki de beklentinin özellikle yükseltilmesi istendi. Çünkü yüksek beklenti umut üretir, umut da toplumları harekete geçirir. Böylece hem Kıbrıs Türk hem de Rum toplumunda Birleşmiş Milletler’in görmek istediği yönde liderlere baskı oluşacağı düşünüldü.

Keşke öyle olsaydı.

Ancak beklenen olmadı.

Sınırlı sayıda sivil toplum örgütü karşılıklı olarak bazı etkinlikler düzenledi. Guterres’in gelişini destekleyenler de vardı, gelişine karşı çıkanlar da. Dikkat çekici olan ise karşı çıkanların eylemlerinin çok daha düşük katılımla gerçekleşmesiydi.

Şimdi ise Guterres gittikten sonra özellikle Rum tarafında farklı bir tablo görüyorum. Bereketsiz geçen bir ziyaretten siyasi bereket üretme çabası var. Masaya yeni bir sonuç konulamadı ama ortaya çıkan boşluk, iç siyasette başarı hikâyesine dönüştürülmeye çalışılıyor.

Buna da şaşırmıyorum.

Bir başka kesim ise Guterres’in ziyaretini adeta bir milat ilan edip bundan sonrası için büyük senaryolar yazıyor.

Buna da itirazım yok.

Ancak her öngörünün gerçekçi olması gerekir. Daha da önemlisi toplumun ihtiyaçlarına ve beklentilerine dayanmalıdır. Hayal satmak siyaset değildir.

Ben hiçbir zaman çözümsüzlüğün Kıbrıs’ın ve özellikle Kıbrıs Türk halkının lehine olduğuna inanmadım.

Çözümsüzlük, statükonun uluslararası meşruiyetten uzak biçimde devam etmesidir.

Dahası, çözümsüzlük her değişen uluslararası konjonktürde yeni riskler üretir. Bugün kontrol edebildiğiniz bir gelişmeyi yarın kontrol edemeyebilirsiniz. Dünya sürekli değişiyor. Bölgesel dengeler değişiyor, güç merkezleri değişiyor, öncelikler değişiyor. Hatta hiç ummadığınız bir anda, beklemediğiniz orantısız güçleri karşınızda bulabilirsiniz.

İşte bu nedenle Guterres’in gelişini de gidişini de “bir rüzgâr esti geçti” diyerek küçümsemek doğru değildir.

Tam tersine, böyle dönemler ciddi hazırlık gerektirir.

Proaktif siyaset, güçlü ve nitelikli bir mutfak ister. Üreten, çalışan, senaryo hazırlayan, dünyanın nabzını tutan bir siyaset mutfağı oluşturamazsanız, beklenmedik bir gelişme karşısında hazırlıksız yakalanırsınız.

Bugün Guterres’in ziyaretinin ardından yapılması gereken, hamasi değerlendirmeler değil, soğukkanlı muhasebedir.

Ne yazık ki bu muhasebeyi yeterince göremiyorum.

Benzetme yerindeyse, ağacın dalında kalan son birkaç umut meyvesi de bilinçsizce koparılmaya çalışılıyor.

Unutmayalım; günübirlik siyasetle sadece geleceği değil, çoğu zaman bugünü bile kurtaramayız.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu