Fidan’dan NATO Zirvesi açıklaması: Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti

Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi’ne ilişkin konuşan Bakan Fidan, “Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye’de yapılacak olmasının Başkan Trump’ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti” dedi
Bakan Fidan, Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne ilişkin “Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı’nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye’de yapılacak olmasının Başkan Trump’ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor.” dedi.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya’yı ziyaretinde, Türk basınına gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.
Rusya’daki temaslarının, ikili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışma konusunda herhangi bir sıkıntının ve büyük şikayetlere neden olan meselelerin olmadığını gösterdiğini aktaran Fidan, her iki ülkenin de mümkün olan her alanda işbirliği yapmayı istediğini söyledi.
Fidan, Rusya’nın da izleniminin aynı olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki karşılıklı ziyaretlerin devam ettiğini ve ilişkilerde bir değişiklik olmadığını dile getirdi.
Görüşmelerin içeriğine bakıldığında, son derece zor ve derin konuların ele alınabildiğini ifade eden Fidan, her iki tarafın da görüşlerini aktardığını belirtti.
Fidan, “Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile işbirliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar.” ifadesini kullandı.
Rusya-Ukrayna savaşı ve müzakerelerdeki tutum
Bakan Fidan, “Rusya’da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. ‘Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok.’ diyorlar.” ifadelerini aktardı.
Güney Kafkasya ve Orta Asya
Ziyareti sırasında, Güney Kafkasya’da 3+3 Mekanizması’nın işletilmesi konusunda mutabık kalındığının ve bunun Türkiye, Rusya, Azerbaycan, İran, Ermenistan ve Gürcistan arasındaki işbirliğinin derinleştirilebilmesi bakımından çok önemli bir mekanizma olduğunun altını çizen Fidan, şöyle devam etti:
“Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine işbirliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu’daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya’da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım.”
Fidan, 3+3 formülünün, Kafkaslarda önemli işbirliğinin hayata geçirilmesine hizmet edeceğini vurgulayarak, engellerin olduğunu, bazı ülkelerin karşılıklı güvensizliğinin ciddi boyutlara ulaştığını anlattı.
Ortak bir arayış söz konusu olduğuna işaret eden Fidan, yakın zamanda düzenlenen Azerbaycan-Türkiye-Gürcistan toplantısına değindi.
Bakan Fidan, “Özellikle bağlantısallık konusunda orada bir şeyler yapılabiliyor. Orta Koridor’un gelip Türkiye’ye bağlanması, bu konular görüşüldü. Önemli adımlar atılabileceğine inanmaktayız.” diye konuştu.
Ermenistan ile normalleşme süreci
Ermenistan ile normalleşme sürecine de değinen Fidan, (Ermenistan Başbakanı Nikol) Paşinyan hükümetinin çok önemli adımlar attığını söyleyerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesiyle doğrudan ticaret ve uçuşlar dahil olmak üzere birçok önemli adım atıldığını anlattı.
Fidan, yeni dönemde yapılması gerekenlerin ortada olduğunu söyleyerek, “Biz o koşullar ortaya çıktığında normalleşmeye hazırız.” dedi.
ABD-İran mutabakatı
Fidan, ABD-İran mutabakatı hakkında gelinen noktada teknik ekiplerin karşılıklı olarak çalışması gereken hususlar olduğu yönünde değerlendirmede bulundu.
Nükleer dosyada 2 önemli husus olduğunu, prensipte anlaşıldığını ancak detayların ele alınması gerektiğini belirten Fidan, şunları kaydetti:
“Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran’da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl ‘doğrulanacak’, bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek.”
Fidan, savaş koşullarındaki güvenlik tedbirleri ve ABD’ye yönelik güven eksikliğinden ötürü İran’ın yanıtlarının veya önerilerinin, ABD tarafına ulaşmasının bazen zaman aldığını aktararak, “ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail’in Lübnan’ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim.” diye konuştu.
İsrail’in bölgedeki saldırgan ve yayılmacı politikaları
İsrail’in saldırgan tavrının bütün dünyanın sorunu haline geldiğine dikkati çeken Fidan, bunun tek başına Türkiye’nin sorunu olmadığının altını çizdi.
Fidan, “İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail’in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan savaşın, Gazze konusunun geri planda kalmasına neden olduğuna işaret eden Fidan, bu mesele çözüldüğünde, bölge ülkelerinin Gazze konusuna daha fazla odaklanmasının mümkün olacağını vurguladı.
Fidan, İsrail’in Gazzelileri hedef almaya devam ettiğini dile getirerek, ikinci aşamaya geçilebilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bir çerçeve metin üzerinde anlaşılması için çabaların sürdüğünü, Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) da bu sürecin içinde yer aldığını aktardı.
NATO ve Ankara Zirvesi
Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi’ne ilişkin konuşan Fidan, hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Fidan, şunları söyledi:
“En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO’ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı’nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye’de yapılacak olmasının Başkan Trump’ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı.”



