Töre: Esnaf, üretici, sanayici ciddi sorunlar yaşıyor

Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Yönetim Kurulu Üyesi ve iş insanı Tuygun Töre, hükümetin yaptığı yüklü orandaki borçlanmaların toplumun tamamını etkilediğini söyledi. Kuzey Kıbrıs ekonomisinin ciddi bir darboğazdan geçtiğini belirten Töre, artan faiz oranları, yüksek elektrik maliyetleri ve ithal ürünlerle yaşanan rekabet nedeniyle üreticilerin olumsuz etkilendiğini vurguladı. Özellikle 5 ile 50 arasında çalışanı bulunan işletmelerin ciddi bir finansman sıkıntısı yaşadığına dikkat Töre, birçok sanayicinin çalışan sayısını azaltmaya başladığını kaydetti.
Töre, hükümetin borçlanabildiğini ancak esnaf, üretici ve sanayicinin artık borçlanmakta dahi zorlandığını söyledi.
Tuygun Töre, katıldığı bir televizyon programında, kamu maliyesinin borçlanması, yerli üreticinin yaşadığı sorunlar, sanayi bölgelerindeki yapısal eksiklikler ve geri dönüşüm sistemi ile ilgili konulara değindi.
“Borç hükümetin değil, halkın borcudur”
Tuygun Töre, hükümet tarafından hemen her ay gerçekleştirilen borçlanmaların uzun vadede halkın karşısına yüksek enflasyon, zamlar ve ekonomik daralma olarak çıktığını savundu.
Ülkedeki işletmelerin büyük bölümünün küçük ve orta ölçekli olduğunu belirten Töre, özellikle 5 ile 50 arasında çalışanı bulunan işletmelerin ciddi bir finansman sıkıntısı yaşadığını söyledi.
Töre, birçok sanayicinin çalışan sayısını azaltmaya başladığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Ülke zordadır, sanayici çok daha zordadır. Hükümet borçlanabiliyor ancak esnaf, üretici ve sanayici artık borçlanmakta dahi zorlanıyor. Çok büyük bir işsizlik kapıdadır.”
“Batan batsın anlayışı kabul edilemez”
Üretim sektörüne yönelik yeterli desteğin verilmediğini savunan Töre, “Batan batsın, geriye kalanlar bizimdir” anlayışıyla hareket edilmesinin ülke ekonomisi açısından büyük bir hata olacağını dile getirdi.
Lefkoşa, Alayköy ve Gazimağusa sanayi bölgelerinde çok sayıda işletmenin satılık veya devredilmek üzere olduğunu söyleyen Töre, yıllardır faaliyet gösteren firmaların dahi ayakta kalmakta zorlandığını kaydetti.
“İthal ürünlere karşı yerli üretici korunmalı”
Türkiye’de üreticilere yönelik düşük faizli ve altı ay geri ödemesiz kredi paketleri açıklanmasını olumlu karşıladığını belirten Töre, aynı desteğin Kuzey Kıbrıs’taki üreticilere verilmemesinin rekabet eşitsizliği yarattığını söyledi.
Kuzey Kıbrıs’ın ithalatının büyük bölümünün Türkiye’den yapıldığını belirten Töre, desteklenen Türkiye menşeli ürünlerle Kuzey Kıbrıs’ta üretilen ürünlerin aynı pazarda rekabet ettiğine dikkat çekti.
Töre, yerli üretimin kota, fon, teşvik ve yasal düzenlemelerle korunması gerektiğini ifade ederek, bu uygulamaların dünyanın birçok ülkesinde kullanıldığını söyledi.
“Süt tozu uygulamasındaki çelişki”
Programda dondurma ve süt ürünleri üzerinden örnek veren Töre, süt tozunun Kuzey Kıbrıs’a ithal edilmesinin yasak olduğunu ancak süt tozuyla üretilen ürünlerin ülkeye girebildiğini belirtti.
Bu durumun yerli üreticinin maliyetlerini yükselttiğini söyleyen Töre, saf sütle üretim yapan işletmelerin daha düşük maliyetli ithal ürünler karşısında rekabet edemediğini kaydetti.
“Elektrik ve işçilik maliyetleri üreticiyi zorluyor”
Türkiye’de sanayide kullanılan elektriğin kilovatsaat fiyatının yaklaşık 3,5 TL olduğunu, Kuzey Kıbrıs’ta ise son zamlarla birlikte 14 TL seviyesine çıktığını söyleyen Töre, işçilik maliyetleri bakımından da büyük bir fark bulunduğunu ifade etti.
Elektrik kesintilerinin üretimde aksamalara, makine arızalarına ve ek maliyetlere neden olduğunu belirten Töre, her işletmenin jeneratör alma imkânı bulunmadığını söyledi.
Töre, geçmişte sanayiciye verilen elektrik teşviklerinin enerji fiyatlarındaki artışa rağmen güncellenmediğini belirterek, 2011 yılında uygulanan teşvik miktarının 2026 yılında da aynı seviyede kaldığını savundu.
“Bize beylik laflar değil, icraat lazım”
Sanayicilerin sorunlarını hükümet yetkililerine daha yüksek sesle aktarmaya başladıklarını söyleyen Töre, üretimin hükümetlere göre değişmeyen bir devlet politikası hâline getirilmesi gerektiğini belirtti.
Töre, “Biz işimizi yapıyoruz. Sanayiciler işini yapıyor. Bize beylik laflar değil, icraat lazım” ifadelerini kullandı.
Ülkede yaklaşık bin Sanayi Odası üyesi bulunduğunu ve bunların yaklaşık 650’sinin aktif üretim yaptığını belirten Töre, özellikle mobilya, alüminyum, cam, plastik, kimya, unlu mamuller ve su üretimi sektörlerinde önemli bir kapasite bulunduğunu kaydetti.
“Ambalaj atıkları için yeni sistem gündemde”
Programda, Cumhurbaşkanlığı öncülüğünde yeniden gündeme getirilen “Ambalaj Atıkları Yönetimi Tüzüğü” de ele alındı.
Töre, 2018 yılında hazırlanan düzenlemenin bugüne kadar uygulanamadığını ancak Cumhurbaşkanlığı, Sanayi Odası, Ticaret Odası, Çevre Dairesi ve sektör temsilcilerinin katılımıyla yeniden çalışma başlatıldığını söyledi.
Kurulması planlanan yetkilendirilmiş kuruluşun ithal edilen ürünlerden ortaya çıkan plastik, cam, karton, pil ve benzeri atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri dönüşüme kazandırılmasını hedeflediğini belirten Töre, sistemin kâr amacı gütmeden çalışacağını ifade etti.
Töre, sistem sayesinde yeni iş alanları yaratılabileceğini, belediyelere çöp araçları ve geri dönüşüm kumbaraları sağlanabileceğini, kullanılabilir atıkların ise yerli üreticilere veya yurt dışındaki geri dönüşüm tesislerine gönderilebileceğini söyledi.
“Ceza uygulanmadığı için çevre kültürü gelişmiyor”
Çevre kirliliğinin yalnızca eğitimle değil, kuralların uygulanmasıyla da önlenebileceğini belirten Töre, Güney Kıbrıs’ta çevreyi kirletenlere yönelik cezaların uygulandığını, Kuzey Kıbrıs’ta ise yasaların yeterince işletilmediğini savundu.
Töre, geçmiş yıllarda geri dönüşüm konusunda tesisini ziyaret eden çok sayıda okul bulunduğunu ancak projelerin sürdürülebilir olmaması nedeniyle bu ziyaretlerin sona erdiğini ifade etti.
Geri dönüştürülebilecek birçok malzemenin Güngör Katı Atık Depolama Tesisi’nde toprağa gömüldüğünü söyleyen Töre, bunun ekonomik ve çevresel açıdan büyük bir kayıp olduğunu kaydetti.
Organize sanayi bölgesi çağrısı
Sanayi bölgelerinin plansız yapısına da değinen Töre, farklı üretim alanlarının aynı bölgelerde düzensiz biçimde faaliyet göstermesinin doğru olmadığını söyledi.
Töre, yalnızca üretim yapacak işletmelerin yer alacağı, yönetimi sanayicilere bırakılacak modern bir organize sanayi bölgesi kurulması gerektiğini ifade etti.
Alayköy Sanayi Bölgesi’ndeki işletmelerin güneş enerjisinden yeterince yararlanamadığını belirten Töre, ülkenin güneş potansiyelinin sanayi üretimini desteklemek için kullanılmadığını savundu.
“Yerli ürün kullanın, ülkemiz kazansın”
Töre, vatandaşlara yerli ürünleri tercih etme çağrısında bulundu. “Yerli ürün kullan, üretim artsın, ülkemiz kazansın” ifadelerini kullanan Töre, devlet desteğinin yetersiz kaldığı durumlarda toplumun yerli üretime sahip çıkmasının büyük önem taşıdığını söyledi.




