Depreme dayanıklı siyaset…

2025, KKTC siyasi depremler yılı olacak.
Hatta, ekim ayındaki cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanacak 7 kusur şiddetindeki depremin artçıları, 2026’nın en az ilk çeyreği, hatta ilk yarısında da devam edecek.
2026’nın ortalarına sağlıklı ulaşan siyasi partiler, yollarına daha dinç bir şekilde devam edecek.
***
Hükümetin büyük ortağı olduğu için gözler UBP’de ve Genel Başkanı Ünal Üstel’de.
UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ünal Üstel, siyasette sınıf atladı.
Partisini tanıyor.
Partideki krizleri yönetmeyi şu ana kadar biliyor.
Genel Başkanlığı UBP içinde büyük ölçüde kabul gördü. 2026’yı kazasız belasız atlatırsa, sağlığı izin verdiği süre genel başkan, dahası UBP lideri koltuğunda kalabilecek.
Bu tespitlerim Ünal Üstel’in kusursuzluğu ya da az kusurlu olduğu üzerine inşa edilmiş değil.
UBP kendine özgü bir partidir. Hükümette olma sevgisi en yukarıdan en aşağıya kadar vardır. Herkesin bir beklentisi var. UBP Genel Başkanının partiyi, eğer hükümetteyse hükümeti ve de tüm beklentileri idare etmeyi becermesi gerekir.
***
Küçük partilerle koalisyon kurduğu zaman her zaman, UBP’nin başı ağrımıştır.
Şimdi de başı ağrıyor…
Hükümet davulu Ünal Üstel’in boynunda. Elinde de bir tokmak var. Ancak birer tokmak da iki koalisyon ortağının elinde bulunuyor. Küçük ortakların davulun sağlam kalması konusunda çok da gailesi yok.
Parlamentodaki sayısal azlıklarına karşılık, parti içi sorunları, hükümete yolun başındaki sayısal desteklerini olumsuz etkiliyor.
Elbette, koalisyon ortağı olmak, üç partinin yüzde yüz ortak siyasi çizgi izlemesini zorunlu kılmaz. Ancak, UBP- DP-YDP Koalisyonu oluşurken, imza atılan protokole ve hükümet programında kabul edilenlere, uyum gösterilmesi siyasi bir zorunluluktur.
Koalisyon ortaklığı Bremen Mızıkacıları topluluğu değildir.
Kritik gelişmelerde, örneğin başörtüsü gibi konularda birlikte hareket çok özel önem taşır.
Kimse ya da hiçbir siyasi parti, bir diğerinin kuyruğunda maşrapa olmamalıdır.
Koalisyonun küçük ortakları UBP’nin kuyruğunda maşrapa olmasın da, koca UBP küçük ortakların kuyruğunda maşrapa hiç olmasın.
***
Herkes şunu bir kenara not etsin.
Son beş yılda köprülerin altından çok su geçti.
Bir şey söyleyeyim mi?
Beş yıl öncesinin, parti için sadakat ya da talimat ve itaat anlayışı artık yok.
Parti içinde kimse hazır ola geçip talimat kabul etmiyor ve de bir süre sonra huzura çıkıp, hazır ola geçerek tekmil vermiyor.
Beş yıl öncesinin seçmen profili ya da seçmen anlayışı da çok değişti.
Beş yıl önce muhalefetin yanlışlıkla 3-5 oy aldığı yerlerde şimdi, muhalefet partilerinin örgütü var.
Eski alışkanlıkla siyaset yapmayı sürdürmek isteyenler, şimdiden düş yıkımlarına hazır olsun.
***
Uzun yıllardır bizde kapsamlı, siyasi eğilim anketi yapılmıyor. Birkaç ayrıntı bir yana, iki ana soru soruluyor.
Bir… En son seçimde hangi partiye ya da adaya oy verdiniz?
İki… Önümüzdeki pazar seçim olsa, hangi partiye ya da adaya oy verirsiniz?
Seçmende eğilim değişikliği varsa, neden değiştiğini ya da seçmenin hangi beklentilerinin önde olduğunu bilip, ona göre siyaset geliştirmek önemli.
***
Topluma tanıyarak, siyaset üretmeyi beceremeyenler KAYBEDECEK.
Deneme ve yanılma, bedeli en ağır olan öğrenme yöntemidir. İnanmayanlar denesin ve öğrensin.
Bir de kişisel çıkarları, parti çıkarlarının önünde olanların çok olduğu partiler KAYBEDECEK.




