Aziz KARAAZİZ

Trafikte Gönüllü Denetçiler Kimleri Mutsuz Eder..?

 

Kabul edelim, yaşamımızı tehdit eden en büyük sorunumuz trafiktir.
Gün geçmiyor ki ölümlü kaza haberi duymayalım, yolda birbirlerine çarpmış araçlar görmeyelim.
Ne tuhaftır ki sorunun temelinde yatan nedeni çok iyi biliyor olmamıza rağmen bir türlü çözemiyoruz.
Çözemediğimiz gibi sorun giderek daha da büyümekte.
Trafiğe her ay binlerce yeni aracın katıldığı ülkemizde kurallara uymamak çok ciddi bir sorundur.
Bir ara sürücüler bir yana bırakılmış ve sadece yollar sorgulanır olmuştu.
Bu da ne yazık ki artık kronikleşmiş olan siyaset hastalığımızın bir ürünüydü.
Ve bu hastalığın yan etkisi yüzlerce canımıza mal oldu.
Çünkü sorunun özünden saptık ve büyümesine neden olduk.
Bu ülkede yolların fiziki durumu çok iyi durumda olmayabilir.
Her gün kullandığım için her karışını artık ezberlemiş olduğum Girne-Lefkoşa yolunu örnek vereyim.
Yolun Girne’den Boğaz’a kadar olan kısmı bir zamanlar başlatılan bir proje ile yeniden inşa edildi.
Açılar düzeltildi, yol genişletildi.
Asfalt kalitesi de iyileştirildi.
Bu kısım kalite açısından üst düzeyde.
Geriye kalan güzergahta ise ne yazık ki yolun kalitesi çok iyi değil.
Bu arada Lefkoşa çevre yolu bağlantısı da yapıldı.
Yolun kurallara uygun seyredildiğinde risk yaratan bir noktası yok.
Ama bu kurallar biraz zorlandığında, yani hız sınırı olan saate 100 kilometre aşılmaya başlandığında işler değişiyor.
Bu noktada soru şudur ki: Neden hız sınırı aşılmakta..?
Çünkü kontrol yok..!
Evet, ne yazık ki ülkemizde birey olma kültürü henüz gelişmediğinden, hatta çok geride olduğundan, kurallara uymak konusunda karnemiz hiç de iyi değil.
Trafikte hız sınırını aşıyoruz, alkollü araç kullanıyoruz, hatalı geçişler yapıyor aklımıza estiği yerde duruyoruz.
Daha yakın bir zaman önce sabit kameralar konusunda yaşadığımız tartışmalar da göstermiştir ki “özgürlük” adı altında kafamızı eseni yapabileceğimiz zannetmekteyiz.
Ama yanılmaktayız.
Kurallara uymak için öncelikle “kuralların neden var” sorusunun yanıtını öğrenmeli ve sindirmeliyiz.
Toplumda bireylerin en temel görevinin kurallara ve yasalara harfiyen uymak olduğunu artık idrak etmeli ve acilen uygulamaya başlamalıyız.
Son olarak uygulamaya konulan gönüllü trafik denetçileri konusunda dile getirilen itirazlar gerçekten ne kadar kötü durumda olduğumuzun da somut bir göstergesi olmuştur.
Sorunumuz sadece trafik değildir. Aynı zamanda sosyolojik bir buhranın da içerisindeyiz.
Kurallara uymak yerine, kuralları korumak için atılan adımlara itiraz etmek başka türlü yorumlanamaz.
Bir an evvel uyanmalı ve topluma uygun bir birey olmanın gereklerini yerine getirmeye başlamalıyız.
Yoksa kimi seçersek seçelim, kimleri başa getirirsek getirelim, eğer toparlanmaya kendimizden başlamazsak geriye doğru gidişatımız hızlanarak devam eder…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu