Derviş Doğan

Küçük Coğrafyada Büyük Karanlık…

Son dönemlerde yaşanan gelişmeler, küçük bir coğrafyada bile nasıl büyük bir karanlığın hüküm sürebileceğini açıkça gösteriyor. Artık neredeyse her gün, yeni bir kurşunlama, darp, adam kaçırma ya da “mesaj verme” amaçlı saldırı haberiyle karşılaşıyoruz. Kiralık tetikçilerin adaya getirildiği, para karşılığı insanların tehdit edildiği bir düzenin içine düşmüş durumdayız.

 

Bu kadar küçük bir ülkede bu kadar çok adli vakanın yaşanması, elbette normal bir tablo değildir. Dahası, bu tablo bir güvenlik zafiyetinden çok daha fazlasını, sistematik bir çürümenin yansımasını göstermektedir. Devletin, hukukun ve adaletin olması gerektiği yerde artık mafyatik ilişkiler ağı örülmüş, güç odakları arasında karanlık bir paylaşım başlamıştır.

 

Asıl ürkütücü olan ise, ülkeyi yönetenlerin bu gidişata karşı takındığı tavırdır. Her geçen gün biraz daha normalleştirilen bu tablo, adeta bir teslimiyetin ilanıdır. Devlet erkini elinde tutanlar, açıkça izaha muhtaç bir anlayışla bu düzeni kabullenmiş, hatta zaman zaman bu yapılarla iç içe geçmiş görünmektedir.

 

Oysa devletin en temel görevi, vatandaşına güvenli bir yaşam alanı sunmaktır. İnsanların sokakta yürürken, evinde otururken, işine giderken korku duymadığı bir düzen inşa etmektir. Eğer bu güven duygusu yitirilmişse, eğer silah sesleri gündelik hayatın fon müziğine dönüşmüşse, orada artık devletin değil, mafyatik düzenin hükmü geçmeye başlamış demektir.

 

Bu gidişatı durdurmak, ancak hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmekle mümkündür. Karanlığın üzerine ışık tutmak cesaret ister; ama o cesaret gösterilmezse, bu küçük coğrafya, büyük bir çetenin oyun sahasına dönüşmeye mahkûm olacaktır

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu