KTBK ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın itibarı, saldırı altında…

Dün günün ilk saatlerinde Girne’de GENE araç kundaklaması oldu.
KKTC’de ülke güvenliği ciddi tehdit altıdadır.
Kimse alınganlık göstermesidir.
KKTC’de güvenlikle ilgili fiilen en üst kuvvet, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’dır (KTBK)… Devamında, KKTC’nin ordusu Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı Polis Genel Müdürlüğü…
Gerek KKTC’nin yüzölçümünün küçüklüğü, gerekse nüfusumuzla kıyaslandığı zaman sahip olduğumuz asker ve polis sayısı, dünya ortalamasının mutlaka üzerindedir.
Buna özel güvenlik şirketlerinin elemanlarını eklenirse, ortalama daha da yukarı çıkar.
Bir de teknolojik görüntüleme ve izleme alt yapısını eklersek, Kuzey Kıbrıs’ta kimsenin mafiyamsı eylemlerle, saldırılarla, kundaklamalarla, kurşunlamalarla, güvenlik alt yapımızı oluşturan güçlerimize meydan okuyamaması gerekir.
***
Her kundaklama haberi duyduğumda elimde olmadan 19 Şubat 2016’da Lefkoşa’da Opel Plaza, King Autos ve Özmerhan Finans isimli iş yerlerinin kundaklanması gelir.
O kundaklama da 00.35 ile 00.50 arasında gerçekleşmişti. Kundaklanan 14 araç tamamen, 9 araç ise kısmen yanmıştı.
King Oto’nun kundaklanmasında 6 adet BMW tamamen, 1 adet Lamborghini, 1 adet Nissan Juke ve 1 adet Mercedes SL 400’ün kısmen yandığı polis kayıtlarına geçmişti.
***
İşin ilginç yanı Lefkoşa yangın yerine dönerken, sabah gazeteler ellerine ulaşana kadar Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığının haberi olmamıştı.
Dönemim KTBK Komutanı, haberi gazetelerden okuduktan sonra Güvenlik Kuvvetleri Komutanı’nın arayarak, kundaklamalardan haberdar edilmemesinin hesabı sorduğunda aldığı yanıt, “Benim de haberim yoktu” olmuştu.
İki komutan arasında gerginlik yaşanmış, KTBK Komutanı, “Lefkoşa yangın yerine dönerken biz uyuyormuşuz” demişti.
O olayda, askerle, polis arasında güven erozyonu yaşanmıştı.
O güvensizlik, polisin soruşturma başlattığı süreçte de devam etmişti.
Soruşturma aşamasında polise ifade verenler Polis Müdürlüğünün kapısından çıkmadan, ifadelerin kundaklamayı yaptıranların bilgisine ulaşması ve ifade verenlerin tehdit edilmesi elbette düşündürücü olmaktan öte kaygı tetikleyiciydi.
***
19 Şubat 2026 kundaklaması, Kuzey Kıbrıs genelinde adeta şok etkisi yaratmıştı. Toplumsal rahatsızlığı yazılarımızda konu etmiştik.
O zaman karşılaştığım KTBK Komutanı ile aramızda şu iletişim gerçekleşmişti.
-Kundaklanan araçların nerede kundaklandığını biliyor musunuz Sayın Komutan?
-Hamitköy ve Gönyeli çemberine yakın iki galeride.
-Bence hayır.
-Ne demek hayır?
-Bana göre kundaklanan araçlar Girne’de KTBK karargahının bahçesinde kundaklandı. Bu kundaklamalar KTBK’nın itibarına saldırıdır, meydan okumadır.
***
Benzer görüşe şimdi fazlasıyla sahibim.
Bu bağlamda hükümete eleştirim sınırlıdır.
KKTC’de birden fazla istihbarat kuruluşu vardır. “ Bu istihbarat örgütleri ne iş yapıyor?” diye halkımız adına sormak görevimizdir de..
Bir zamanlar, Türkiye’den hırsızlar, aletleriyle birlikte günü birliğine Kuzey Kıbrıs’a gelir, hırsızlık yapıp geri dönerdi.
Şimdi, çocukluktan gençliğe yeni geçen, suç makineleri geliyor.
Havaalanında birinin çantasında paketlenmiş 50 canlı mermi bulunmuş. Polis sorduğu zaman, “Çantamda unuttum” demiş. Adam ne iş yapıyor ki, çantasında mermi unutmayı doğalmış gibi seslendiriyor.
***
Gidişat çok kötüdür.
Gazeteciler savunmasız kabul edildiği için öncelikli hedef oluyor.
Sırada soruşturma sürdüren polisler, savcılar ve karar aşamasında yargıçlar olacak.
İçteki tehlike, sınırlardan çok büyük…


