“ DAÜ’de günü kurtarmayı hiç düşünmedim.”

Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç, Hasan Hastürer’in sorularını yanıtlarken çarpıcı saptamalarını, başardıklarını ve hedeflerini anlattı.
Prof. Dr. Kılıç, “ DAÜ çok ciddi bir finansal baskı yaşamıştır; bunu yok saymak doğru ve de gerçekçi olmaz.
Yolumuz hala dikenli.. Ancak bugün gelinen noktada riskler daha öngörülebilir ve yönetilebilir durumdadır. Nakit akışı planlanmakta, gelir-gider dengesi düzenli olarak izlenmektedir. Bu nedenle DAÜ krizden çıkmanın ötesinde , kontrollü bir iyileşme sürecindedir. Riskleri, sadece konuşmuyoruz, başarıyla yönetiyoruz” dedi.

Soru ve yanıtlar
DAÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Kılıç’la yaptığı söyleşide Hasan Hastürer’in sorduğu sorular ve aldığı yanıtlar şöyledir.
H.HASTÜRER: Göreve geldiğiniz 2023 yılından bu yana Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde karşılaştığınız en kritik sorun neydi ve bunu çözmek için hangi adımları attınız?
H.KILIÇ: Göreve geldiğimizde karşı karşıya olduğumuz en kritik sorun, mali baskılarla birlikte, idari sorunlar ve kurumsal güvenin zedelenmiş olmasıydı.
Bu yalnızca bütçeyle ilgili değil, karar alma süreçlerine ve yönetime duyulan güvenle de bağlantılıydı. Bu nedenle ilk adım olarak sorunları gizlemedik, gerçek tabloyu ortaya koyduk. Tüm paydaşlarla durumu olduğu gibi paylaştık. Hükümetle de bunu değerlendirdik. Sayın başbakanımız Ünal Üstel ve ekibiyle görüşmeler yaptık. Destekleri için kendilerine bir kez daha teşekkürlerimi iletmek istiyorum.
Muhalefetten de çok yakın ilgi gördük, onlar da bize destek verdi. Acil önlemler aldık ve günü kurtarmak yerine orta vadeli bir iyileşme planı hazırladık. 4 Nisan 2024 tarihinde Mali İşbirliği protokolünü imzaladık. Bazı alanlarda harcamalar durdurulurken, giderlerin kısılması yönünde acil tedbirler de aldık ve akademik faaliyetlerin aksamaması için önceliklendirme yaptık. Özetle, günü kurtarmak yerine geleceği planladık. Günü kurtarmayı, hiç düşünmedim.
H.HASTÜRER: Kamuoyunda sıkça konuşulan mali durumla ilgili olarak DAÜ bugün hangi noktadadır, risk var mı?

H.KILIÇ: DAÜ çok ciddi bir finansal baskı yaşamıştır; bunu yok saymak doğru ve de gerçekçi olmaz.
Yolumuz hala dikenli.. Ancak bugün gelinen noktada riskler daha öngörülebilir ve yönetilebilir durumdadır. Nakit akışı planlanmakta, gelir-gider dengesi düzenli olarak izlenmektedir.
Bu nedenle DAÜ krizden çıkmanın ötesinde , kontrollü bir iyileşme sürecindedir. Riskleri, sadece konuşmuyoruz, başarıyla yönetiyoruz.
H.HASTÜRER: Üniversitenin mali sürdürülebilirliği için hangi somut adımlar atılıyor?
H.KILIÇ: Üç temel alana odaklandık: gider disiplini ile giderlerin azaltılması , gelir çeşitliliği ve verimlilik.
Sıfır istihdam politikası izledik. Oluşan talepleri kendi içimizde verimliliği artırarak çözmeye çalışıyoruz. .
Birim bazlı bütçe yaklaşımıyla her akademik ve idari birim kendi sorumluluğunu üstleniyor.
Güncel programlar açtık. Kontenjanımız artırdık. Dersleri birleştirdik. Hocalarımızın ders yüklerini maksimize ettik. Kadro ve unvan tüzüğümüzü yeniledik.
Kampüs içindeki bazı işletmeler ile yönetim ve organizasyon yapısı yeniden yapılandırıldık. Uluslararası, öğrenci tercih platformunda daha etkin tanıtım ve ortak programlar başlatıldı.
Bu süreçteki yaklaşımımız nettir: Harcamayı değil, sistemi düzeltiyoruz.
H.HASTÜRER: Akademik kaliteyi korurken tasarruf yapmak mümkün mü?

H.KILIÇ: Tasarruf ile kalite birbirine zıt kavramlar değildir. Biz akademiden değil, verimsizlikten tasarruf ediyoruz. Aynı işi yapan, tekrar eden idari süreçler sadeleştirildi. Akademik kadro, araştırma faaliyetleri ve laboratuvarlar korunurken, atıl alanlar azaltıldı.
Tasarrufun anlamını doğru tanımladığımız için tasarrufu, akademiden değil, israftan yapıyoruz. Hedefimiz DAÜ’de israfı, sıfıra en yakın noktaya getirmek, bu bağlamda örnek olmaktır.
H.HASTÜRER: Öğrenciler ve çalışanlar açısından önümüzdeki dönemde ne değişecek?
H.KILIÇ: Öğrenciler için daha hızlı ve daha erişilebilir bir sistem kuruyoruz. Dijital başvurular ve çevrimiçi işlemler yaygınlaşıyor.
Çalışanlar açısından ise belirsizliğin azalması önceliğimizdir. Net görev tanımları, şeffaf karar süreçleri ve performansa dayalı bir anlayışla daha adil bir çalışma ortamı oluşturuyoruz. Belirsizlik azalacak, sistem netleşecek.
H.HASTÜRER: Uluslararasılaşma politikanız nasıl şekilleniyor?
H.KILIÇ: DAÜ, uzun yıllardır uluslararası bir üniversitedir. Ancak artık plansız büyüme yerine hedefli ve sürdürülebilir bir uluslararasılaşma anlayışını benimsiyoruz. Afrika, Orta Asya ve bazı Asya ülkelerinde stratejik ortaklıklar kuruyoruz. Temel yaklaşımımız sayı değil, sürdürülebilir uluslararası kalitedir..
H. HASTÜRER: Dijital kampüs hedefiniz öğrenciye ne kazandıracak?
H.KILIÇ: Dijital kampüs, öğrencinin bir belge için günlerce kapı kapı dolaşmaması demektir. Ders kayıtlarından, belge işlemlerine kadar pek çok süreç dijital ortama taşınıyor. Bu dönüşümle birlikte bürokrasi azalıyor, eğitim güçleniyor.
H.HASTÜRER: Yönetimde yaşanan tartışmalar kurumsal istikrarı etkiler mi?
H.KILIÇ: Her büyük kurumda tartışmalar olabilir. Önemli olan bunların kuruma zarar vermesini engellemektir. Biz kişilere değil, kurallara dayalı bir yönetim anlayışı kuruyoruz. Çünkü kurumlar kişilerle değil, sistemlerle ayakta kalır.
H.HASTÜRER: Gazimağusa kenti ile DAÜ arasındaki ilişkiyi nasıl tanımlıyorsunuz?H.KILIÇ: DAÜ, sadece Gazimağusa’nın değil ülkemizin ekonomik ve sosyal yapısının önemli bir parçasıdır. Deyim yerindeyse, Gazi Mağusa ekonomisi DAÜ üzerine kurulmuştur. Yerel esnaf, belediye ve sivil toplumla daha fazla ortak proje planladık. DAÜ güçlenirse, Gazimağusa da güçlenir.
H. HASTÜRER: Beş yıl sonra nasıl bir DAÜ hayal ediyorsunuz?
H.KILIÇ: Beş yıl sonra, mali olarak daha sağlam, akademik itibarı daha da güçlenmiş, dijitalleşmesini tamamlamış ve uluslararası akademik alanda daha üst sıralarda yer alan, bir DAÜ hedefliyoruz. Öğrencilerin gurur duyduğu, çalışanların güvenle baktığı bir üniversite. Hedefimiz sadece bugünü kurtarmak değil DAÜ’nün geleceğini inşa etmektir.
H.HASTÜRER: 2026 yılı için planlarınız ve öngörünüz nedir?

H.KILIÇ: 2026 yılı, toparlanmanın somut olarak hissedildiği ve dönüşümün sonuç verdiği bir yıl olacak. Önceliğimiz mali disiplinin kalıcı hâle gelmesi ve gelir-gider dengesinin daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasıdır.
Bu kapsamda enerji giderlerini azaltmaya yönelik yatırımlara öncelik veriyoruz. 2026 yılında solar enerji yatırımlarını hayata geçirerek üniversitenin elektrik giderlerini düşürmeyi ve uzun vadede enerji maliyetlerini kontrol altına almayı hedefliyoruz.
Bunun yanında gelir çeşitliliğini artıracak yeni modelleri devreye alacağız. Kısacası 2026, enerjisini de gelirini de planlayan bir DAÜ’nün yılı olacak.
H.HASTÜRER: Son zamanlarda özellikle VYK atamaları yönetim, vekaleten görevlendirmelerle ilgili geleneksel ve sosyal medyada gerekse haberler ve yorumlar yapılmaktadır. Bu konudaki görüş ve değerlendirmeleriniz nedir ?
H.KILIÇ: Doğu Akdeniz Üniversitesi, geleneksel ve sosyal medya üzerinden yıpratılacak bir kurum değildir. Son dönemde yapılan yorumları dikkatle takip ediyoruz ancak üniversitemizdeki tüm yönetim ve görevlendirme süreçleri yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, kurumsal sürekliliği sağlamak amacıyla yürütülmektedir.
Görevde olduğum sürece, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de hukuksuz uygulama yapılmayacaktır.
Vekâleten görevlendirmeler geçici ve hukuki uygulamalardır. DAÜ’nün önceliği polemik değil; istikrar, kurumsal saygınlık ve üniversitenin geleceğidir. Elbette eleştiri olabilir; ancak eleştirinin yapıcı, sorumlu ve kurumsal hassasiyet gözetilerek yapılması gerekir. DAÜ’nün bugün ihtiyacı olan tartışmalar değil; ortak akıl, sağduyu ve üniversitenin geleceğine odaklanan bir yaklaşımdır.
Biz akademik yönetim olarak, şeffaflık ilkesinden sapmadan, hukuka ve kurumsal teamüllere bağlı kalarak görevimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Üniversitemizin geleceğini, günlük polemiklerin değil, uzun vadeli hedeflerin ve reformların belirlemesini istiyoruz. Özellikle sosyal medya üzerinden Kıbrıs Türkünün kurduğu en büyük eserlerden biri olan bu kurumun taraflı görüşlerle yıpratılmasına izin vermeyeceğiz.




