ABD-İran görüşmeleri: Dikkatler İstanbul’a çevrildi

ABD ile İran arasında, bölgesel bir savaşı tetikleyebilecek askeri bir ihtilafı önlemeyi hedefleyen diplomasi trafiği hız kazandı. Dikkatler, ABD ile İran arasında Cuma günü İstanbul ev sahipliğinde yapılması hedeflenen nükleer müzakerelere çevrildi.
Amerikan ve İranlı diplomatik kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran’ın müzakerecisi Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Cuma günü İstanbul’da görüşmesi için hazırlıkların hızlandırıldığını duyurdu.
Taraflar arasında müzakere şartları konusunda uzlaşı sağlanması ve görüşme takviminin kesinleşmesi halinde, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikler (BAE), Mısır ve Umman’dan yetkililerin de İstanbul’a seyahat ederek görüşmelere katılacakları belirtiliyor.

Bu arada Witkoff’un İstanbul görüşmeleri öncesinde Salı günü İsrail’i ziyaret ederek Başbakan Benyamin Netanyahu ile bir araya gelmesi bekleniyor.
ABD’nin askeri müdahalesi önlenebildi mi?
Türkiye’nin de aralarında yer aldığı bölge ülkelerinin ivme kazanan diplomatik girişimleri, tarafların müzakere masasına oturmasını sağlamaya, İran’ın nükleer programı ile ilgili anlaşmazlığın giderilmesine odaklanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta “zaman daralıyor” diyerek İran’ı askeri müdahale ile tehdit etmişti. Trump, daha sonraki açıklamalarında söylemini az da olsa yumuşatmış, müzakerelere fırsat vereceğine işaret etmişti.
İran’ın nükleer silah geliştirmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Trump, Tahran ile “ciddi görüşmeler yürütüldüğünü” duyurdu ancak aynı zamanda ihtiyatlı da konuştu.
Trump, “Müzakere ediyorlar, dolayısıyla ne olacağını göreceğiz. En son müzakere ettiklerinde nükleerlerini devre dışı bırakmak zorunda kaldık, işe yaramadı” dedi.

Son açıklamaları, Trump’ın müzakerelere fırsat tanımak istediği şeklinde yorumlanırken, Reuters’e konuşan bir Türk yetkili, Tahran ve Washington’ın bu hafta diplomasiye ve olası görüşmelere yeniden odaklanma konusunda anlaştığını ve bunun ABD’nin olası saldırılarını ertelediği anlamına gelebileceğini söyledi.
Ancak ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırdığı bir süreçte Amerikan ve İsrail deniz kuvvetlerinin Kızıldeniz’de ortak bir tatbikat gerçekleştirmesi dikkat çekiyor.
Her iki ülkenin orduları askeri manevrayı “rutin” olarak nitelendirse de. siyasi gözlemciler bu tatbikatının zamanlamasının kritik olduğunu belirtiyor.
İsrail basınındaki bazı haberlerde, İran’a askeri müdahale hazırlıklarında sona gelindiği iddia ediliyor.
Ayrıca geçen sene Haziran ayında, ABD ile İran arasında nükleer müzakerelerin başlaması umut edilen günlerde İsrail’in İran’a saldırmasıyla birlikte “12 Gün Savaşı” olarak adlandırılan savaş başlamış, ABD de hava kuvvetleriyle İran’ın nükleer tesislerini vurmuştu.
Uzmanlar, benzer gelişmelerin bu hafta da yaşanma ihtimalini dışlamıyor.
İran ne diyor?
Tahran yönetimi, müzakerelerin başlaması için ABD’nin askeri varlığını İran yakınlarından çekmesi gerektiğini söylüyor.
Bugün açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı Sözüsü İsmail Bekayi ise ABD ile yürütülen görüşmelerin farklı yönlerini ve boyutlarına ilişkin değerlendirmelerin sürdüğünü söylerken, İran için haksız yaptırımların bir an önce kaldırılmasının öncelik olduğunu kaydetti.
Tahran uranyum konusunda tavize hazır mı?
Basında yer alan haberlere göre İran yönetimi, ABD ile müzakere masasına oturmak için görüşmelerin devam ettiğini, Trump yönetiminin müzakereler için herhangi bir şart öne sürmemesi gerektiğini savunmakla birlikte, uranyum zenginleştirme faaliyetleri konusunda esneklik gösterebileceğini bildirdi.

Hatta İran rejiminin, 400 kg yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına transfer edilmesini kabul etmeye hazır olduğu, bir konsorsiyum düzenlemesi kapsamında uranyum zenginleştirmeye de son verebileceği belirtiliyor.
İranlı kaynaklar geçen hafta perde arkasında yürütülen görüşmeler hakkında bilgi paylaşmış, Trump yönetiminin müzakerelerin başlaması için Tahran’a üç konuda şart öne sürdüğünü açıklamıştı. Buna göre ABD İran’da uranyum zenginleştirmenin tamamen durdurulmasını, Tahran’ın balistik füze programına sınırlamalar getirilmesini ve bölgedeki vekil güçlerine desteğinin sona erdirilmesini talep etti.
İran ise zaten nükleer silah geliştirmek istemediğini söylerken, savunma yetkinliklerini müzakere konusu etmeyeceğini duyurdu.
Reuters, AFP, dpa/ DA, TY




